Puan vermedi·88 syf.··
2026 39. kitabı
Geçmişe yolculuğa çıkmaya ne dersiniz? Ama öyle bireysel bi geçmiş değil, rahatça nefes aldığımız bu toprakların uğruna ülkece verilen mücadelelerin geçmişi.. Kanla sulanan her karışın, mücadelenin memleketin her köşesinde kol gezdiği, canla ödenen bi geçmiş.. C* Kitap 7 bölümden oluşuyor: K Sakız Ağacı Selvi Ağac Darağacı ‹ Keklikyan 19 Mayıs 1919 • Armut Ağacı • Zeytin Ağacı Her bölüm ismiyle müsemma güzel konulara temas etmiş. Osmanlı'nın içinde bulunduğu savaş durumunu ülkenin her tarafındaki kıyım içtenlikle işlenmiş. Gözlerim dolu dolu okudum. Yazara bu kitap için teşekkür eder, başarılarının devamını dilerim. Her şey Hamit'in askere gitmesiyle başlar. Öyle ki ülkenin doğudaki ve batıdaki tüm cephelerinde 11 yıl mücadele etmiştir. Hamit, annesi ve eşi Vesile ile Fethiye'de kendi halinde yaşayan bi ailedir. Savaş başlayınca ailesini bırakıp askere gider. Osmanlı Balkan Harbine girmiştir ve Hamit orda askerliğini yapar ilk. Burdan sonra Çanakkale Cephesine geçer. Çanakkale'de de mücadele ettikten sonra Doğu Cephesine geçer, Rus ve Ermenilerle savaşılır. Burda 13 ay esir olur. Çetenin elinden kaçmak ister ama çete yolda karşısına çıkar. Hamit, "Mustafa Kemal'in askeriyim.." deyince ondan korkan küffar, geri çekilir. Mustafa Kemal'in başarısı tüm dünyaya duyulmuştur çünkü. Her cephede askerin vatanını koruma aşkı, çektiği eziyet, düşmanın vicdansızlığının üstüne bide aç kalmalarını okudukça aklıma "Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır." sözü geldi. eg Hikaye gibi anlatılan bu satırlar an be an yaşandı. oo 19 Mayıs 1919 günü tarih yeniden yazılır. ga Ve Ulu Onder Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşını resmen başlatır. CDoğuda ve Batıda şanlı ordu, çetin mücadeleyi verir, zaferi kazanır. 5 yıl işgal altında kalan İstanbul özgürlüğünü elde eder. Ve Hamit, memleketine
Türk DamarıAlim Serkan Cesur · İkinci Adam Yayınları · 202621 okunma
8/10
·252 syf.··
2026 20. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 22:02
Spoiler vermeden anlatmaya çalışacağım “Herkes, kendi karakterinin mimarıdır.” öncelikle bu alıntı. Üzerine paragraflar yazılabilir... Kitabimizda Sarıca ve Çira diye iki kahramanımız var. Bu ikisinin aşkı üzerinden şekillenen hikaye Göbeklitepe etrafında şekilleniyor. Göbeklitepe sadece bir mekân değil; insanın inanç, hakikat ve medeniyet arayışının sembolü olarak hikâyenin merkezinde yer alıyor. Bu sırada Sarıca’nın anlam arayışı var. Hakikat arayışı, adalet anlayışı, neden varolduğumuzu anlama arayışı… Çira’yı ararken bunları arıyor bir yandan da. Bu aramaları sırasında karşımıza tarihten pek çok kişi çıkıyor. Onlarla ilgili kısa bilgiler ediniyoruz . Elbette iyiler ve kötüler var… İyi ve kötü mücadelesi… Yine bu nokta için çok güzel bir alıntılar vardı : “Annesinin iyi olması evladın da iyi olmasına sebep değil ki!”… “Yer yüzünde iyiliğe muhtaç çok insan var efendim. Arzın karanlık yüzü sayısız kötülükle dolu çünkü." İlk 70 sayfası çok sıkıcıydı gerçekten. Olayın nereye varacağını anlamakta zorlandım ama sonrası aktı. Üslup bakımından bildiğimiz gibi zaten İskender Pala. Tavsiyemdir.
Akşam Yıldızıİskender Pala · Kapı Yayınları · 20208,2bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Puan vermedi·244 syf.··
2026 38. kitabı
BUZLU ORALET - PINAR PARS Pınar Pars kalemiyle Lale Sokak No:1 kitabında tanışmıştım ve aşırı sevmiştim. Kalemini çok sevince Buzlu Oralet’i de okumak istedim. Buzlu Oralet’i de o kadar beğendim ki anlatamam. Emekli bir asker olan babası ve aşırı kuralcı bir annenin büyük çocuğu olan Nesrin karakterinin yaşadıklarını okuyoruz bu kitapta. Nesrin aslında o kadar hayattan bir karakter ki belki de bu yüzden beni bu kadar etkiledi. Kardeşinin gölgesinde kalmış, ne yapsa suç olan, evdeki iyi kötü her şeyden sorumlu olan, kararlarına asla saygı gösterilmeyen, içine kapanık biri. Böyle dediğime bakmayın ama! Nesrin o kadar güçlü bir kadın ki yaşadıklarını okurken çok duygulandım. Ayrıca kendisi sanatçı olmak istiyor ve bu ailede bunun da pek mümkün olmadığını anlamışsınızdır diye düşünüyorum. Hikâye genel olarak Nesrin’in etrafında dönse de başka karakterlerin de yaşamlarına odaklanılmış. Hande’nin neşeli bir karakteri var ve bence Nesrin’i bu anlamda tamamlıyor diyebilirim. Ayrıca Mahir karakteri de çok gizemli ve kitapta merak uyandıran bir konumdaydı. Nesrin’in resimle ilgilenmesi çok güzeldi, onun karakterinin bir parçasıydı aslında resim yapmak. Ruhuna iyi geliyordu. Keşke ailesi de onu anlayabilseydi… Sergi için yaşadığı süreç de bence çok güzel bir bekleyişti. Yani Nesrin öyle bir karakterdi ki sanki yaşadığı her güzel şeyi en çok hak eden oymuş gibiydi. O güzel şeyler yaşadıkça ben mutlu oldum. Bir kız kardeşim gibi gördüm onu. Hayatı elinden alınan ve etrafında hayatı elinden almaya çalışan kişilerin olduğu insanlar en başta okumalı bu kitabı. Bu tarz durumlarda güçlü durmak çok önemli. İnsanın kendi hayatına sahip çıkması çok önemli. Sanırım kitap boyunca en nefret ettiğim karakterler Nesrin annesi ve babası oldu. Bir de kardeşi Sezin. Her bir karaktere ayrı yoğun
Buzlu OraletPınar Pars · İkinci Adam Yayınları · 202616 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 19. kitabı
Bu kitabı okumayı düşünmüyordum ama kardeşim okuduktan sonra başımın etini yedi oku diye. Ben de dedim ne var okuruz. Beni mahvetti sonda. Muhteşem bir kitap. Arkadaşlığı o kadar güzel anlatıyor ki inanılmaz. Sonunu hiç böyle beklemiyordum hüngür hüngür ağladım valla
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,9bin okunma
Ayfer Tunç yine bildiğiniz gibi
9/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 17:02
Sevdiğim yazarların kitapları hakkında tarafsız eleştiri yapma gayretim her zaman olmuştur, ama bazısı var ki çıtayı sürekli en tepeye çıkarıyor, işimi zorlaştırıyor. Dünya Ağrısı kitabı ayrı bir yerdeydi benim için, Annemin Uyurgezer Geceleri de o kategoriye soktu kendini. Dili ve üslubu bildiğimiz gibi, ama akıcılığı muazzamdı. Yormadı hiç. Zihnimde derin sorular vardı, daha çok oldu. Bu geçmişin izleri, bedelleri, aileden aktarılan miras konuları bir türlü içselleştiremediğim mevzular. Sorguluyorum ister istemez neden ama neden? Neden annemin, büyük annemin, büyük büyük annemin kaderi bana aktarılıyor? Haksızlık değil mi? Kitap da Şehnaz ve annesi ve hatta anneannesinin hayat sarmalına tanık oluyoruz. O kıskaçta sıkışıp kalma hissini hala atamadım üzerimden. Eğitim, aşk, para, hayat koşulları, her ne olursa olsun yaşanacakların çizgisini kıramıyorsa bir gece ansızın uyur gezer bir annenin çorap söküğü gibi getirdiği gerçekler tokat gibi çarpıyor yüzüne insanın. Yine içinden çıkamadığım, sayısız kez şahit olduğum ilişkilerin başrol olduğu harika bir roman okudum. Zihnim edebi hazla doldu taştı. İyi okumalar diliyorum okuyacaklara..
Edebiyat
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267,2bin okunma
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 150. kitabı
Hamit Çavuş’un gerçek yaşam hikâyesi üzerinden; savaşın acısını, vatan sevgisini, özlemi ve insanın içindeki o vazgeçmeyen mücadele ruhunu iliklerime kadar hissettim. Bir cepheden diğerine koşan, esir düşen, açlık ve yoklukla mücadele eden ama hiçbir zaman umudunu ve vatan sevgisini kaybetmeyen bir kahramanın hikâyesi sayfalara öyle güçlü yansımış ki, okurken zaman zaman gözlerim doldu. Savaşların yalnızca cephede verilmediğini; geride kalan annelerin, eşlerin ve bekleyen sevdaların da kendi savaşlarını verdiğini bir kez daha gördüm. Hamit Çavuş’un Vesile’ye duyduğu özlem, vatanına olan bağlılığı ve yaşadığı fedakârlıklar uzun süre aklımdan çıkmayacak. Yazarın arşiv çalışmaları ve gerçek bir hayat hikâyesini gün yüzüne çıkarma çabası kitaba ayrı bir değer katmış. Tarihin tozlu raflarında kalmış kahramanları tanımak, geçmişe farklı bir pencereden bakmak isteyenler için çok kıymetli bir eser. Eğer gerçek yaşam öykülerini, tarihî romanları ve unutulmuş kahramanların hikâyelerini seviyorsanız Türk Damarı mutlaka okuma listenizde olmalı. “Hayat hesapla değil, nasiple yaşanır.”
Türk DamarıAlim Serkan Cesur · İkinci Adam Yayınları · 202621 okunma