10/10
·310 syf.··
2026 11. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 01:45
Zorlu, sadakatli ve bitmeyen bir aşk üzerine kurulu bir maceraydı. Sonuna yaklaştıkça bitmesin istenilen türden akıp giden ... Bir bulmacayı çözer gibi heyecanlı bir arayış. Sınırlı bir kavuşma. Dil ise en sevdiğim, en tat aldığım duygu dolu cümleler ruhumu sarıp kuşattı ağlattı.
Duygu ve Düşünce
SüveydaBerna Uslu Kaya · Trim Yayınları · 201136 okunma
Bir damlanın peşinde bir ömür…
Puan vermedi·86 syf.··
2026 583. kitabı
İskender Pala’nın Su Kasidesi adlı eserini okurken bunun yalnızca tarihî bir roman olmadığını düşündüm. Bana göre kitap, sevginin insanı nasıl dönüştürebileceğini ve bir inancın insan hayatına nasıl yön verebileceğini anlatıyor. Eser, Fuzûlî’nin aynı adlı kasidesinden ilham alırken okuyucuyu hem tarihî bir yolculuğa çıkarıyor hem de manevi bir dünyanın kapılarını aralıyor. Kitap boyunca olaylardan çok insanların duygularına, inançlarına ve arayışlarına odaklandım. Çünkü anlatılan hikâyenin merkezinde yalnızca geçmiş değil, insanın kalbinde taşıdığı sevgi var. Beni en çok etkileyen nokta, sevginin burada sıradan bir duygu olarak değil, insanı olgunlaştıran ve anlam arayışına yönelten bir güç olarak ele alınması oldu. Günümüzde sevgi çoğu zaman sahip olmakla ilişkilendirilirken, bu eserde sevginin daha çok adanmak ve anlam bulmakla ilgili olduğunu hissediyoruz. İskender Pala’nın dili yer yer ağırlaşsa da metnin ruhuna uygun bir derinlik taşıyor. Özellikle divan edebiyatına yapılan göndermeler, kitabı sadece bir roman olmaktan çıkarıp kültürel bir yolculuğa dönüştürüyor. Bu nedenle eser, yalnızca bir hikâye okumak değil; aynı zamanda geçmişin düşünce dünyasına misafir olmak gibi. Kitabı bitirdiğimde aklımda şu soru kaldı: İnsan sevdiği şeye ne kadar yaklaşırsa, kendine de o kadar yaklaşmış olur mu? Çünkü kitap boyunca sevginin yalnızca bir duygu değil, insanın kendini tanıma yolculuğunun da bir parçası olduğunu düşündüm. Kısacası Su Kasidesi, tarih, edebiyat ve maneviyatı bir araya getirirken okuyucuyu sevginin anlamı üzerine düşündüren etkileyici bir eser. Anlattığı hikâyeden çok bıraktığı duyguyla hafızada yer eden kitaplardan biri.
Su Kasidesiİskender Pala · Kapı Yayınları · 20201,333 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·464 syf.··
2026 192. kitabı
Bu kitabı okurken kendinizi bir labirentin içinde gibi hissediyorsunuz; her beyit, her sembol bir kapı açıyor. Modern dünyanın "hemen ulaşma" odaklı aşk anlayışına inat, burada aşk bir varış noktası değil, varışa giden yoldaki "yakıcı bir çaba". Aşk, ancak ateş denizlerinden geçilerek, insanın kendi kibrini geride bırakmasıyla ulaşılabilecek bir makam. Şiirin o yoğun, adeta büyüleyici diliyle sarmalanmak ve ruhunuzdaki "aşk"ı yeniden tanımlamak istiyorsanız, Hüsn ü Aşk sizi bekliyor. Bu sadece bir aşk hikayesi değil, bir "kendini bulma" rehberidir.
Hüsn ü AşkŞeyh Galip · İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,682 okunma
İnsan sever de, hayatında kaç kez gerçekten sevilir?
10/10
·168 syf.··
2026 40. kitabı
Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna adlı romanını okurken bunun yalnızca bir aşk hikâyesi olmadığını düşündüm. Bana göre bu kitap, anlaşılmadan yaşamanın, duygularını içinde saklamanın ve insanın hayatına dokunan bazı kişilerin etkisinin yıllar geçse de silinmemesinin hikâyesidir. Raif Efendi, çevresindeki insanların sıradan ve silik gördüğü bir karakterdir. Ancak onun iç dünyasına girdikçe, sessizliğinin güçsüzlükten değil, yaşadığı derin hayal kırıklıklarından kaynaklandığını anlarız. İnsanların çoğu birbirini dış görünüşüyle değerlendirirken, yazar bize görünmeyen hayatların da ne kadar büyük acılar ve duygular taşıyabileceğini gösterir. Maria Puder ile Raif Efendi arasındaki ilişki beni en çok etkileyen noktalardan biri oldu. Çünkü bu ilişki, alışılmış aşk hikâyelerinden farklıdır. Birbirlerini değiştirmeye çalışmadan, oldukları gibi kabul etmeleri sevginin en saf hâlini düşündürüyor. Ancak hayat bazen insanın en değerli gördüğü şeyleri elinden alabiliyor. Kitap da tam olarak bu gerçekle yüzleştiriyor bizi. Roman boyunca aklımdan şu düşünce geçip durdu: İnsan bazen bir kişiyi değil, o kişinin yanında hissettiği hâlini özler. Belki de bazı insanlar hayatımıza uzun süre kalmak için değil, bize kendimizi göstermek için girerler. Kitabı bitirdiğimde geriye büyük bir aşkın romantikliğinden çok, geç kalmışlık hissi kaldı. Söylenemeyen sözler, paylaşılamayan duygular ve yanlış zamanda yaşanan karşılaşmalar… Sabahattin Ali, insanın kalbinde yıllarca sessizce taşınabilecek duygular olduğunu çok sade ama etkileyici bir şekilde anlatıyor. Kısacası Kürk Mantolu Madonna, aşkı anlatırken aslında insanın anlaşılma ihtiyacını, yalnızlığını ve hayat boyunca peşinden taşıdığı özlemleri anlatan unutulmaz bir roman. Okuyana şu soruyu bırakarak bitiyor gibi geliyor bana: İnsan
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,2bin okunma
İnsan bu Dünyada kendine bir yer bulabilir mi?
9/10
·224 syf.··
2026 41. kitabı
Sabahattin Ali’nin Kuyucaklı Yusuf romanı, bana göre yalnızca bir aşk hikâyesi değil; kendini ait hissedemeyen bir insanın yaşam mücadelesidir. Yusuf’u okurken onun asıl savaşının çevresindeki insanlarla değil, içine doğduğu ve bir türlü uyum sağlayamadığı düzenle olduğunu düşündüm. Anne ve babasını küçük yaşta kaybeden Yusuf, daha çocukken hayatın sert yüzüyle tanışır. Bu yüzden çevresindeki insanların çoğundan farklıdır. Haksızlıklara boyun eğmemesi, çıkar ilişkilerine uzak durması ve duygularını kolay kolay göstermemesi onu güçlü gösterse de aslında derin bir yalnızlığın içine sürükler. Romanda beni en çok etkileyen nokta, iyi bir insan olmanın her zaman mutlu olmaya yetmemesiydi. Yusuf dürüst kalmaya çalıştıkça çevresindeki yozlaşmış düzenle daha fazla çatışır. Bu durum, insanın bazen yanlış bir dünyada doğru kalmaya çalışmasının ne kadar ağır bir bedeli olabileceğini düşündürüyor. Muazzez ile yaşanan aşk ise yalnızca iki insanın sevgisi değildir. Aynı zamanda Yusuf’un tutunmaya çalıştığı son umut gibidir. Ancak roman ilerledikçe insan, bazı kayıpların yalnızca insanların değil, şartların ve düzenin de eseri olduğunu görüyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda şu soru kaldı: İnsan gerçekten ait olmadığı bir dünyada mutlu olabilir mi? Sabahattin Ali bu soruya kesin bir cevap vermiyor; fakat Yusuf’un hikâyesi üzerinden okuyucuyu uzun süre düşündürmeyi başarıyor. Bu yönüyle Kuyucaklı Yusuf, insanın yalnızlığını, adalet arayışını ve hayata tutunma çabasını derin bir şekilde anlatan unutulmaz bir roman.
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,7bin okunma
Şiddetle tavsiye ediyorum:)
Puan vermedi·120 syf.··
2026 24. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 23:04
Hiroşima Sevgilim (Marguerite Duras), Hiroşima’ya barış temalı bir film çekimi için gelen Fransız bir kadın ile savaşın izlerini taşıyan Japon bir erkeğin kısa ama yoğun ilişkisini anlatır. Kadın, Hiroşima’nın yıkımını anlamaya çalışırken kendi geçmişindeki acılarla da yüzleşir. Gençliğinde savaş sırasında bir Alman askerine âşık olmuş, bu yüzden dışlanmış ve büyük bir travma yaşamıştır. Japon adamla yaptığı sohbetler, bastırdığı anıları yeniden gün yüzüne çıkarır. Roman; aşk, savaş, hafıza, unutma ve insanın geçmişiyle hesaplaşması üzerine kurulu şiirsel ve etkileyici bir metindir. Kısa olmasına rağmen, savaşın bireylerin ruhunda bıraktığı derin izleri güçlü bir şekilde hissettirir.
İnceleme
Hiroşima SevgilimMarguerite Duras · Can Yayınları · 2022702 okunma