ThomasHardy , Jude’un hikâyesiyle bireyin toplum karşısındaki yenilgisini anlatırken aslında tek bir şey söylüyor
“Toplum, hayallerini taşıyamayacağın kadar ağır bir sistemdir.”
Alt sınıftan gelen Jude, üniversite kapısında defalarca geri çevrildiğinde mesele onun yetersizliği değildir; mesele sınıfın görünmez sınırlarıdır.
Christminster’in yüksek duvarları, modern toplumun hâlâ kıramadığımız eğitim bariyerlerini temsil eder.
Arabella ve Sue ise bu sistemin iki farklı yüzü gibidir
ARABELLA, toplumsal normlara uyum sağlayan, hayatı pratik yaşayan, “kurallara göre oynayan” sınıf insanını temsil eder.
SUE ,özgürlüğü ve bireysel düşünceyi seçen ama sistem tarafından sürekli cezalandırılan modern bireyin kırılganlığını taşır.
Jude’un trajedisi, bir aşk hikâyesinden çok daha fazlasıdır.
Bu, toplumun bireyi şekillendirme, bastırma ve sonunda tüketme biçimini gözler önüne seren bir sosyoloji aynasıdır.
Bu romanda kaybeden Jude değil; onu koruyamayan, ona yer açmayan toplumun kendisidir.
Bazı insanlar “adsız sansız” doğmaz…
Toplum onları öyle yapar.