Boş sorular kadar var mı boşluklar
Dilim dilime pelesenk gözyaşım iniyor kepenk, acıyor ama sıkılıyorum artık, olmalar bitmiyor ve çok oluyor. Yalnızlığım sar beni, of of of, bitmiyor bu kendini kendine satmalar, savrulmayıp kokmalar, kokuşmalar, ıslatınca yürümüyor kadırgalar. Çekme kürekleri, alnının akından süzülmüyor ter, anca kendini ger ve suspus kendine, şiş ama sis çekme hiç içine yeter be yeter demeler dahi yitmişliğimin n*ok*dağ(.)
.. . ..... . . .... ........Ö.Ö ANLAMSIZ bir mors, ses yok
Ne kırmızı ne mavi
Renklerin unutuşum
Ölgünerkek
Renklenmedikçe renkler, renkler mi renkler
Aşk bir yerinin üzerine oturmuş. Altında kendini bulmuş. İyi oturmuşsa demek, çok uyuşmuşlar!
Bir adım sonrasına göz çiziyorum. O göze gölgelip bir adımdan bahsetsinler diye kupkuru bir sıkma sallata sözüm var. Kaşsız göze tozlar kumlar armağan olsun. Batacaklara selamlar ben üstüne yattıkça
Gitmeye bir gidiş olsa gerek. Gelmeye geviş. Bulunmayanları seviş. Karanlık da yapar anca aydınlıkta iniş. Yoksa neden durmadan sişiş, kanım dökülmeden bitiş ya da kimine göre finish. Yaşlansa da aynı dikiş. Elin giderse söküş kafan giderse büzüş. Dilin bi yere gitmiyor tükür...
Kendi kendine ne şekersin! ne şükela... Konuştukça baydım bai, saymaya başlasam kaç adım var
Kendime zırvalardan lavralar.lar.lar ve zort sesi ama çok seslilerden değil, az-gün-düz(mece). Yahu sus be adam diyorum ne olduğunu anlamadan. Sen sen olsan sensizliğinde sessizlik olur muydu? Sessizliğinde sensizlik bıraksan, komşuda da yoktur şimdi, al işte, bu yüzden bizden değiliz. Mavişneişgüzararsın
Gidengelmeyorganımauzanmazayaklarımdardamelreçelinebulanmışhiçdeaçdeğilimkalbimeinmegelendermanesatıyorsakorsanlarvar
Sahiciyiler
MİK Serisi