Puan vermedi··
12 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 13:02
Hüsnü Arkan'ın şiirlerinde en sevdiğim şey, hayatın içinden şiirler olması. Ha çok mu akıcı? Emin değilim bundan. Aşk, ayrılık, geçmiş ve insanın kendisiyle hesaplaşmasını şiirlerde görmek mevcut. Dili çok kapalı değil, yorucu hiç değil ve sanki biriyle dertleşiyormuşsunuz gibi hissettiriyor. One sitting read ayarında ve kısa sürede biten bir kitap oldu benim için. Kusursuz bulduğum bir şiir kitabı değil belki ama gayet samimi idi her şey.
Hiçe DoğruHüsnü Arkan · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2018705 okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2026 54. kitabı
Martaval• II | R.İdeli Selam canım nasılsın Bugün sizinle kapağını kapattığımda hikâyesi bitmeyen, karakterleri zihnimde yaşamaya devam eden o kitapla geldim . İlk kitapta gerçek ile yalanın, kimlik ile maskelerin arasındaki ince çizgide yürürken bu kitapta o çizginin tamamen silindiğine şahit oluyoruz. Hikâye kaldığı yerden devam ederken karakterler artık sadece geçmişleriyle değil, kendilerinden sakladıkları gerçeklerle de yüzleşmek zorunda kalıyor. İlk kitapta bizi içine çeken gizemli atmosfer, ikinci kitapta çok daha karanlık ve yoğun bir hâl almış. Roller değişiyor, maskeler ağırlaşıyor ve herkesin sakladığı sırlar birer birer ortaya çıkmaya başlıyor. Kitabın en sevdiğim yanı da buydu aslında kimsenin göründüğü kişi olmaması ve her bölümde acaba şimdi ne olacak sorusunu sordurması. Yazarın kalemi yine akıcı ve sürükleyici. Sayfalar ilerledikçe karakterlerin yaşadığı iç çatışmaları hissediyorsunuz. Özellikle geçmişle bugün arasında kurulan bağlar, karakterlerin kararlarını ve yaşadıkları olayları çok daha anlamlı kılıyor. Hikâyede sadece aşk yok güven, ihanet, aidiyet ve insanın kendini bulma çabası da oldukça önemli bir yer tutuyor. Kitap boyunca en çok etkilendiğim şeylerden biri, karakterlerin kendi gerçeklerinden kaçmaya çalışırken aslında tam da o gerçeklere sürüklenmeleri oldu. Bir noktadan sonra kime inanacağımı şaşırdım. Her yeni bölüm, daha önce bildiğinizi düşündüğünüz bir gerçeği sorgulatıyor. Atmosfer açısından bakarsak kitap adeta bir tiyatro sahnesini andırıyor. Herkes rolünü oynuyor gibi görünse de perde arkasında bambaşka hikâyeler yaşanıyor. Karakterler artık sadece kim olduklarını değil, kim olmaktan korktuklarını da ortaya koyuyorlar. Son sayfaya geldiğimde hissettiğim şey ise tamamen şaşkınlık ve meraktı. Çünkü yazar birçok düğümü
Martaval IIR. İdeli · Artemis Yayınları · 2026141 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·288 syf.··
2026 82. kitabı
BİLİNMEZE DOĞRU . Bilge Korkutültürsanat dan etkileyici bir romanla haftaya merhaba. Savaş, göç, aşk, kimlik mücadelesi, aile ve yurt özlemi ile harmanlanan, bizi eski İstanbul'a_ Pera'ya ve Şehremini'ne_ götüren yaşanmışlıklar... Kırım'a uzanıyoruz önce; Yulian ve Kadir'in aşkına.Babası Vladimir'in kıymetlisi Yulian, ailesini karşısına alarak Kadir'le evlenir. 1918 yılında birbirini seven bu gençlerin çocukları olur. İkizleri, Vera ve Nevriye. Ama malesef kader ağlarını örmüştür kardeşler için. Kırım Türkler'ine yapılan baskınlar, aileyi göçe mecbur bırakır. Taa ki Vladimir seneler sonra kızını görmek için gelene kadar. Babası ölüm listesindedir ve Selanik'e kaçmak ister. Fakat yanında biriciğinin de olmasını ister ve son bir teklif için kızının yanına gider. İşte o anda olanlar, Nevreste'yi Katherina yaparken ikizler ayrı kadere göz yumar. Birbirinden habersiz iki kardeş. Katherine ve Vera. Katherina, anneannesiyle Selanik'e göç edip yaşamını sürdürürken, Tatyana kızını burada anlar. O da bir Türk'e aşık olmuştur ki, Kemal birde evlidir. İçi yana yana alınan kararlar onları İstanbul'a kaçırırken Kemal'in verdiği kağıt parçası ile Pera'ya giderler. Vera ise annesinin Kıymet olması, babasının Salih Amcası ile karar verip göçe mecbur bırakılmasıyla yola çıkar. Emin vardır yanında, yemyeşil gözleri ile elini her daim tutan. Mukadder Halalarının yanına yerleşirler İstanbul'da ve yaşam mücadeleleri başlar. Varlıklarından bile haberi olmayan iki kardeş, kavuşabilecek midir? James'in aklı gidip gelse de bir türlü kalbinden gitmeyen kimdir? Ve Emin, Karadeniz'in ondan alıp veremediği nedir? Turgut, Nejat, James, Tatya, Kıymet ve diğerleri... Nesiller boyunca taşınan acılar, göçlerin_sürgünlerin ardındaki yaşamlar. Kırım'dan başlayan ve bilinmeyene uzanan yolculuk, yalnızca
Bilinmeze DoğruHülya Başarangil Demir · Bilge Kültür-Sanat Yayınları · 202562 okunma
Puan vermedi·512 syf.··
2026 61. kitabı
Seriye kaldığımız yerden devam..... Hayalet Timi Makedonya da Balkan Kızı Operasyonunu tamamlamaya hazırlanırken Türkiye'ye döndüklerinde daha yolun başında olduklarını anlamaları uzun sürmez.. Timin yüzbaşısı Barut Ulu Boratav, Balkan Kızı’nın kendi topraklarına teslim etmekle kalmayıp kendileri ile iş birliğine de ikna etmişti. Hayalet Timinin peşinde yıllardır intikam için gün sayan terör örgütü ITO nun kilit adamı Balkan kızı Talia’nın da öz dayısıydı. Talia’nın yardımları özellikle Makedonya’ya geri döndüğünde büyük önem taşıyordu. Ama kitabın en sürpriz detayı Talia ile yüzbaşı Barut’un anlaşmalı evlilik yapma mecburiyetiydi. Tabi ki kağıt üzerinde ve bunu en yakınlarından bile saklayacaklardı! Hayalet Timi bunu hemen yer mi? Bu bilgi beni en başında heyecanlandırsa da o islediğimiz kız isteme sahnesine bir türlü erişemedik. Bunun yerine çiftimizin arasındaki pürüzleri bir bir yok etmesini, çekilmelerini büyük bir sabırla okuduk.. Aşk istiyorsanız bu kitapta bolca var! Sonuna kadar sakin ilerliyor bir yandan diğer karakterlerin geçmişlerine daha çok odaklanarak duygusal bağlarını keşfediyorduk ki sonundaki o olaylı patlama her şeyi yerle bir etti! Geride beni de delice merakta bırakan duygularla kitabı kapadım. Pazar günümün tamamını ona ayırmaktan mutlu bir şekilde biraz daha sabrederek son kitabı erteliyorum şimdilik! Askeri kurgu, romantizm arayan dostlarıma akıcı, merakı hep tetikte tutan asla yormayan ve dozunda esprili diyaloglarla nefis bir tavsiye bırakıyorum...
Bir Kibritle Yok Olmak 2Özge Naz · Guardian Yayınları · 20241,522 okunma
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
Payelll / Gelincik Bulvarı Yıllarca gerçek sandığınız hayatınızı birkaç sayfada değiştiren bir mektup düşünün. Belgin için her şey babasının ölümünden önce bıraktığı mektupla başladı. Gelincik Bulvarı sadece bir aşk ya da mahalle hikâyesi değil. Aidiyetin, aile olmanın ve insanın kendine ait bir yer arayışının hikâyesi. Sayfalar ilerledikçe bir yandan sırların ortaya çıkmasını beklerken bir yandan da mahallenin sıcaklığına kapılıyorsunuz. Belgin, annesi ve kardeşi Nalan ile birlikte Bursa’dan İstanbul’a uzanan bir yolculuğa çıkıyor. Bu yolculuk onları sadece gerçek ailelerine değil, birbirinden renkli insanların yaşadığı Gelincik Bulvarı’na da götürüyor. Mahallenin sınırları içinde dostluklar kuruluyor, yanlış anlaşılmalar yaşanıyor, kırgınlıklar büyüyor, aşklar filizleniyor ve hayat tüm karmaşasıyla akıp gidiyor. Kitabı okurken en sevdiğim şeylerden biri mahalle sıcaklığını hissedebilmek oldu. Herkesin birbirini tanıdığı, kapıların sonuna kadar açık olduğu ve insanların birbirinin derdiyle dertlendiği o eski mahalle ruhu sayfaların arasından taşmış gibiydi. Bir yanda gerçeklerin ağırlığıyla mücadele eden karakterler, diğer yanda kalplerinin sesini dinlemeye çalışan insanlar vardı. Aşkın, aile bağlarının, ekonomik farklılıkların ve geçmişin sırlarının iç içe geçtiği hikâye boyunca kimi zaman gülümsedim, kimi zaman da karakterlerin vereceği kararları merak ederek sayfaları çevirdim. Bazen insanı etkileyen şey büyük olaylar değil, bir yere ait olduğunu hissettiren sıcaklıklardır. Gelincik Bulvarı da bana tam olarak bunu hissettirdi. Kafa dağıtmak, yüzünüzde küçük bir tebessümle sayfalar arasında dolaşmak ve mahalle kurgularının sıcaklığına sığınmak isterseniz bu kitaba bir şans vermelisiniz. Keyifli okumalar…
Gelincik BulvarıPayelll · Parola Yayınları · 202658 okunma
Puan vermedi·390 syf.··
2026 2. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 10:49
İki Türk’ün ve iki Müslümanın çarpışmasını anlatan bir roman. birbirine çok benzeyen iki hükümdarın hikayesi . İktidarı için yavuz babasını , şah İsmail ise annesini öldürdü . Okurken her iki hükümdarı birbirine çok benzettim . Keşke bu iki güçlü hükümdar birbirlerine değilde Haçlı ordusuna saldırsalardı . Şiirsel bir anlatımdı . Sıkılmadan okudum . Bu kitapda taçlı karakterine yönelik aşırı güzelleme yer yer canımı sıktı. Taçlıyı kim görse aşık oluyor . Taçlı onlara yüz vermiyor . Onlarda aşk acısından taçlıya hasret ölüyor. Özellikle şah İsmail’in taçlı takıntısını anlatması sanki taçlı yüzünden öldü izlenimi vermesi şah İsmail’i zayıf karakter olarak göstermesi yönünden doğru bulmadım . Anasını öldüren şah isnailin taçlı için acı çekeceğini hiç ihtimal vermedim . Saçma geldi . Hele yavuzun şah artığı dediği taçlıyı koruduğunu hatta aşık olduğunun belirtilmesi saçmanın daniskası. 8 yıllık hükümdarlık hayatında at sırtından inmeyen bir adam için bunun denmesi komikti . Kitapta aşırı aşk , takıntı , platonik aşk , aşk aşk … baskın olarak anlatımını pek sevmedim onun dışında güzeldi hoştu
Edebiyat
Şah ve Sultanİskender Pala · Kapı Yayınları · 202537,9bin okunma