Vurgun, Git, Ya Evde Yoksan gibi bestelenen şarkıların şairi meğer Cemal Safi imiş. Bu kitaptaki şiirleri okurken tanıdık şarkıların sözlerine denk gelmek büyük bir keyifti.
VurgunCemal Safi · Beste Yayınları · 2019602 okunma
Kemal Varol ile ilk tanışmam Onu Sevdiğim Zamanlar oldu ve sanırım çok doğru bir kitapla başlamışım. Kitabın dili öyle akıcıydı ki sayfalar su gibi aktı gitti. Bir an önce ne olacağını öğrenmek isterken bir yandan da bitmesini istemedim.
Hikâyenin içinde aşk, özlem, geçmişin yükü ve insanın içinden kolay kolay söküp atamadığı duygular vardı. Karakterlerin yaşadıkları bana geçti, bazı yerlerde durup düşündürdü, bazı yerlerde ise içimi burktu.
Ama beni en çok etkileyen şey finali oldu. Uzun zamandır bir kitabın sonuna bu kadar şaşırmamıştım. Son sayfayı okuduğumda resmen kitapla bakışıp kaldım. Ağzım açık kaldı desem yeridir. O sonu hiç beklemiyordum.
Bazı kitaplar okunur ve rafa kaldırılır, bazıları ise bittikten sonra da insanın içinde yaşamaya devam eder. Onu Sevdiğim Zamanlar benim için ikinci grupta yer aldı. Kemal Varol ile güzel bir başlangıç yaptığımı düşünüyorum ve bundan sonra diğer kitaplarını da mutlaka okuyacağım.
Son sayfayı kapattığımda aklımdan geçen tek şey şuydu: “Vay be…”
Savaş ve Açlar
Başkasının başına gelenleri neden yüreğimde daha çok hissediyorum? Bu his, kendime olan saygımın ve benlik duygumun zayıflığını mı çarpıyor yüzüme? Epeydir, doğrusunu söylemek
Bu hikâyeyi anlatan adam otuz sekiz yaşında ve senarist. On yıldan fazla süredir zeki, güzel ve işinden memnun bir kadın olan Livia ile evli. Çiftin üç çocuğu var (en küçüğü on aylık) ve evlilik
Araba Sevdası, yanlış Batılılaşmayı eleştiren yönüyle Türk edebiyatının en dikkat çekici romanları arasında yer alıyor. Recaizade Mahmut Ekrem, Bihruz Bey karakteri üzerinden dış görünüşe, gösterişe ve taklide dayalı bir yaşam anlayışını başarılı bir şekilde eleştiriyor. Roman boyunca Bihruz Bey’in düştüğü durumlar hem güldürüyor hem de düşündürüyor.
Eserde en çok dikkat çeken unsur, kahramanın hayal dünyası ile gerçek hayat arasındaki büyük uçurumu gözler önüne seriyor. Bihruz Bey, Periveş Hanım’a duyduğu aşkı gerçek bir tanışıklığa değil, kendi kurduğu hayallere dayandırıyor. Bu nedenle yaşadığı her olay giderek daha trajikomik bir hâl alıyor ve okuyucuyu karakterin iç dünyasını sorgulamaya yöneltiyor.
Yazarın İstanbul’u ve dönemin sosyal hayatını anlatışı büyük bir canlılık taşıyor. Çamlıca Bahçesi, gezinti yerleri ve dönemin alafranga çevreleri ayrıntılı tasvirlerle canlanıyor. Bu yönüyle roman yalnızca bir aşk hikâyesi anlatmıyor, aynı zamanda Tanzimat dönemindeki toplumsal değişimi ve insanların Batılılaşmayı nasıl yanlış yorumladığını da gösteriyor.
Araba Sevdası, aradan geçen yıllara rağmen güncelliğini koruyan bir eser olarak öne çıkıyor. İnsanların dış görünüşe aldanmasını, başkalarının hayatlarını olduğundan farklı görmesini ve gösteriş uğruna kendilerini kaybetmesini etkileyici bir dille anlatıyor. Mizah ile eleştiriyi başarılı biçimde birleştiren roman, son sayfasına kadar ilgiyi canlı tutmayı başarıyor.
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · Can Yayınları · 202030,8bin okunma
Yeni okumaya başladım, her satırında, her cümlesinde tarif edilemez bir duygu hissediyorum. O kadar harika bir eser ki, hiç bitsin istemiyorum. Sizlerin de okumasını tavsiye ediyorum. Stefan ZweigBilinmeyen Bir Kadının Mektubu