5/10
·120 syf.··
2026 16. kitabı
“Mumlar Sonuna Kadar Yanar” benim için daha çok atmosferi ve karakter çözümlemeleriyle öne çıkan bir kitaptı. Yıllar sonra bir araya gelen iki eski dostun geçmişte yaşananları, kırgınlıkları ve yarım kalmış hesapları konuşması üzerinden dostluk, sadakat, kıskançlık ve aşk gibi duygular çok derin bir şekilde işleniyor. Kitabın en güçlü yanı bence insan psikolojisini ve ilişkilerde söylenmeyen şeylerin ağırlığını çok iyi yansıtması. Bazı cümleler gerçekten durup düşünmelik, altını çizmeden geçmek zor. Okurken sanki uzun bir sohbetin içine dahil olmuş gibi hissediyorsun. Ama dürüst olmak gerekirse temposunun oldukça durağan olması beni yer yer biraz sıktı. Olay akışı çok hareketli değil, daha çok diyaloglar ve iç çözümlemeler üzerinden ilerliyor. Bu yüzden hızlı akan hikâyeleri sevenler için zorlayıcı olabilir. Yine de edebi dili, atmosferi ve karakter derinliğiyle kesinlikle etkileyici bir kitap. Bitirdiğimde olaylardan çok bıraktığı his ve düşündürdükleri aklımda kaldı.. #cansununkitapligi #reels #kitap #book #booksbooksbooks
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,7bin okunma
17 Haziran…..Alex Schulman
10/10
·272 syf.··
2026 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 19:46
Çocukluğunuzla konuşabilseydiniz ne sormak isterdiniz… işte kitabın ve kurgunun kalbi bu soru.. #okudumbitti #17haziran İskandinav edebiyatının gözde yazarlarından Alex Schulman.. .acaba hangi kitabı vesilesiyle tanışsam derken son çıkan *17 Haziran *kitabında karar kıldım.. Müthiş bir anlatım ve hikaye.. Schulman bu hikaye için *benim en otobiyografik kitabım* demiş zaten.. Bence bu itirafı olmasa bile, bu kitapta bir yaşanmışlık seziliyor kesinlikle.. çünkü çok derinden, çok içerlerden bir yerden gelen bir hikaye okudum düşüncesindeyim.. . Hikayede kahramanımız bir öğretmendir.. adı Vidar ..ablası anne ve babasıyla sorunlu bir aile onlar..  o dönemde ailesinden kendine kalan yazlık evlerinde bir koli görür.. o kolide ise bir kağıtta evlerinin telefon numarası çıkar ..numarayı tuşlar ve çocuk olduğu 17 Haziran 1986 tarihine gider .. Ve bundan sonrasında çocukluğunun travmalarla geçtiğini ,yer yer sisli olan o zor geçmişi sahne sahne yaşar .. anılarındaki ,kavgaların hiç bitmedigi bir ev hayatı ,onun sarsıntılı bir yetişkin hayatının da ilk temelini atmış olur.. çünkü Vidar birbirini sevmeyen ,her yaptıkları birbirinin sinirlerini zıplatan ebeveynlerin ona sunduğu bir ailede doğmuştur.. duygusal hiçbir destek vermeyen sevgisiz hırçın, vicdan yoksunu bir anne ..ve ona paralel seven ama sevgisini çok belli etmeyen, kendini daha çok seven ,umursamaz bir babanın büyüyen ,daha doğrusu büyümeye çalışan bir çocuğudur.. . Vidar ve ablasının yaşadığı yalnızlık ve duygu sarsıntıları yetişkinlikte de kendini gösterir.. . kitapta beni en derinden yaralayan bir annenin nasıl bu kadar vicdan yoksunu olabileceği.. babalar için bir fikir belirtemem ama *anne ya anne* var mı bir çocuk için daha ötesi.. saç baş yoldurur cinsten bir anne
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,545 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·80 syf.··
2026 25. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 23:39
Aytmatov'u okumak, aslında insanın kendi içine doğru çıktığı sessiz bir yolculuktur. Cemile benim için yalnızca bir aşk hikâyesi olmadı. Hatta kitabın merkezinde aşk olduğunu söylemek bile eksik kalır. Çünkü Aytmatov, aşkı bir sonuç olarak değil, insanın kendini tanıma cesaretinin doğal bir uzantısı olarak ele alıyor. Kitabı bitirdiğimde zihnimde kalan şey iki insanın birbirini sevmesi değil; toplumun dayattığı roller ile insanın kendi hakikati arasındaki o görünmez savaş oldu. Psikolojik açıdan bakıldığında Cemile karakteri, bastırılmış benliğin özgürlüğe yönelişini temsil ediyor. Onun verdiği kararlar, ilk bakışta geleneklere başkaldırı gibi görünse de aslında çok daha derin bir varoluş arayışının yansıması. İnsan bazen başkalarının yazdığı hayatı yaşamayı reddeder ve bunun bedelini ödemeyi göze alır. Bence Cemile tam da bunu yapıyor. Daniyar ise edebiyatta sık rastlanan "kahraman" tiplerinden biri değil. Onun sessizliği, konuşkan karakterlerden çok daha fazla şey anlatıyor. Travmalarını bağırarak değil, içine çekerek yaşayan insanların ne kadar derin olabileceğini gösteriyor. Psikolojide buna duyguların sessiz işlenişi denebilir. En güçlü insanlar çoğu zaman en çok susanlardır. Kitabı okurken sık sık Aristoteles'in "Erdem, insanın kendi doğasına uygun yaşamasıdır." düşüncesini hatırladım. Çünkü Cemile'nin hikâyesi tam da toplumun beklentileriyle bireyin öz benliği arasındaki gerilimi anlatıyor. Aytmatov, ahlakı kurallar üzerinden değil, vicdan üzerinden sorgulatıyor. Bu yüzden kitap, yıllar geçmesine rağmen eskimiyor. Bir başka dikkatimi çeken nokta ise anlatıcının olaylara bakışıydı. Geçmişe duyulan özlem ile çocukluk masumiyetinin birleştiği anlatım, hikâyeyi sıradan bir roman olmaktan çıkarıp adeta belleğin içinden süzülen bir hatıraya dönüştürüyor. Okur olarak
CemileCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 201944,6bin okunma
Ağlamak için yanlış adrestesiniz!
4/10
·288 syf.··
2026 10. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 16:19
​Bu kitabı, her yerde 'ağlamaya hazır olun' dendiği için büyük bir merakla okumaya başladım. Ancak ne yazık ki, bende bıraktığı tek şey hayal kırıklığı oldu. ​Hikayenin çıkış noktası, yani 6 ay sonra öleceğini bilen bir karakterin anılar biriktirme çabası, kağıt üzerinde oldukça dokunaklı görünüyor. Fakat kitap, bu duygusal derinliği vermek yerine, sayfaları sürekli birbirinin aynısı olan cinsel içerikli sahnelerle doldurmayı tercih etmiş. Karakterler arasında gerçek bir bağ, hissedilir bir aşk ya da o aranan hüzün yok; sadece fiziksel bir yakınlık var. Bu durum da hikayenin tüm ruhunu ve inandırıcılığını en baştan öldürüyor. ​Haliyle kitabın finali geldiğinde, beklenen o büyük duygusal yıkımı yaşamak bir yana, en ufak bir hüzün bile duymadım. Çünkü karakterlerin birbirine tutunma şekli o kadar yüzeysel kalmıştı ki, ölüm bile benim için bir anlam ifade etmedi. SPOİLER- Üstüne üstlük, serinin devamında kız karakterin, ölen sevgilisinin erkek kardeşiyle bir ilişkiye başlayacağını öğrenmek... Bu seçim, hikayeye dair kalan son sempatimi de tamamen bitirdi. Kısacası,bence duygusallık bekleyenlerin sadece zaman kaybedeceği, oldukça başarısız bir kurgu.
Son SüratEmma Scott · Lapis Yayınları · 2023878 okunma
10/10
·481 syf.··
2026 6. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 00:00
Bugün serenadı bitirdim. Tanışmak istediğim ama çekindiğim ve şans bulamadığım tayini çıkmış bir öğretmenimin tavsiyesiydi, hem bu yüzden hem de livanelinin okuduğum ilk kitabı olduğundan artık benim için özel bir yeri var. Çok beğendim hayatın aynı zamanda inanılmazlığını, aceleliğini,gündeliğini ve hamlığını çok güzel işliyor. Kitaplarda genellikle aşk hikayelerini birinci kişinin anlatımından dinlemeye alışkınım,böylesine derin bir aşkı üçüncü kişinin ağzından dinlesem de o duygu derinliğini sanki ben Maximilianmışım gibi hissettim. Anlatılan şeyler toplumsal bir gerçek, neredeyse her evin geçmişinde, hepimizin ailesinde yaşanmış ama anlatılmayan şeyler var.Bu yaşanmışlıklar bazılarımızda daha ağır, bazılarımızda daha gizli. Yalnız kumsaldaki son bana çok trajikomik geldi yaşanan onca şeyden sonra dalga geçiliyor gibi hissettim. Max'ın 24 Şubat'ta ölmediğine çok sevindim, hem bizin hem de Maya'nın onu tanıma şansı oldu.
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,2bin okunma
5/10
·432 syf.··
2026 12. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 21:57
İlk olarak şunu söylemeliyim ki, rs döneminde okuduğum için inanılmaz sardı, bu yıl için bir ilk bile olabilir bir kitabı bir günde bitirmiş olmak benim icin... Sırf hızlı okunduğu ve dusunmemi gerektirmediği için kitaptan keyif aldım. Fakat bu kitaba yüksek puan vermemi sağlayamıyor maalesef çünkü tamamen vasat, hatta daha eleştirisel bir gözle okumuş olsaydım vasat altı bir kitap olduğunu söylemek zorundayım. Öncelikle karakterlerimiz inanılmaz cringe (şu kelimeyi kullanmayı sevmiyorum ama cidden öylelerdi) lottie özellikle o kadar aptal bir karakter ki, Wattpad klisesinde yazılan o tatlı ve aptal kızlardan birisi. Tek farkı onun 28 yaşında yetişkin ve "olgun" bir kadın olması. Aynı şekilde erkek karakterimiz de inanılmaz kasıntı ve zorlama bir karakterdi bence. Aralarındaki diyaloglar çok saçmaydı, tanışma sahneleri ve sahte bir ilişkiye başlama sebepleri inanılmaz boştu. Hani hiç normal ve yaşanılabilir bir yanı yoktu. Kitap olduğunun farkındayım ama sonuçta bu bir romantizm kitabı, distopya ya da fantazi okumuyoruz. Bu kadar olağandışı şeyler absürt duruyor maalesef. Erkeğin iç sesi... Hatta ikisinin de iç sesleri... Smut sahneler.... DİGER CİFTLERLE VE İNSANLARLA KONUSMA TARZLARİ offf felaketti gaoendn şuan fark ettim ki tek iyi yanı hızlı okunmasiymis... 5 puan bile çok bu kitaba da işte rs den cikartti gibi o yüzden degistirmicem puanimi
Sevimsiz Bir TanışmaMeghan Quinn · Ren Kitap · 20221,242 okunma