Aşkımız bitmiş olabilir ama unutma ayrılığımız sürüyor sevgilim
Sayfa 59 - Everest·Kitabı okuyor
Alıntı
Ben değil, ölü bir adam konuşuyor benim ağzımdan, Sayın Yargıçlar. Burada duran ben değilim, havaya kalkan benim kolum değil, bu ağarmış saçlar benim değil, bunlar benim eylemlerim değil, benim değil. Siz bunu anlayamazsınız. Elbette yaşayan biri bu, konuşan kesinkle bir insan, aksi halde deli olmalı, diye düşünürsünüz. Ben deli değilim, bilmiyorum. Ama on yıldır toprağın altında yatıyorum; organlarım çürümüş, kemiklerim tozlaşmış, nefesim... artık nefesim yok. Her şey sessiz. Her şey bitmiş. Toprağın altında yatıyorum, Verdun yakınlarında, yukarıda Douaumont'ın yıkıntıları var; rüzgar esiyor terk edilmiş mezarların, terk edilmiş toprağın, terk edilmiş ölülerin üstünde. Oraya gidin, kumu kazın, soldaki büyük mermi çukurunu deşin; içinde su var, belki de yumuşak çamur. Korkmayın; artık savaş bitti, bombalar yağmuyor havadan, parçalarınız etrafa saçılmayacak, çığlıklar yükselmiyor artık, kollar bacaklar uçuşmuyor, kan yok, paramparça bedenler yok. Sakin. Her şey. Sonsuza dek. Şimdi yere eğilin. Toprağı biraz eşeleyin. Buldunuz işte beni. Evet, kemikler, kafatası, toz ve benim adımı bulacaksınız, benim adım olmayan ve evet olan, benim kaderimi bulacaksınız, bana değil, bir başkasına ait olan ve şimdi bana düşen; aynı kendi kaderim gibi boğucu.
Sayfa 3 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
aşkımız bitmiş olabilir ama unutma ayrılığımız devam ediyor sevgilim
Sayfa 59·Kitabı okudu
İçime işlemiş binlerce şey... Ama hepsi eski; eskiden, taa eskiden kalma. Yani bitmiş, tükenmiş bir yaşamdan arta kalanlar denilebilir mi?İlgisizliğimi bile tüketen ben… Biten, tükenen ne? Gençliğim mi?
Sayfa 75 - YKY yayınları 2021
Hikaye (Öykü) Edebiyat
Akan İnce Su
Küçük şeyleri sevmeyi öğrenmelisin Yorgunsun, öğle vakti acıkmışsın Bütün güzel yemekleri unutup Şu akan ince suyu dinlemelisin. Yer yüzünde büyük işler var Biliyorum, yok demiyorum, inanıyorum O işlere hazırlanmak için de Küçük şeyleri sevmeyi öğrenmelisin. Büyük bir savaşta say kendini Örnekse, Bozkırda acı bozkırda Piyadesin, silahların ağırlığın Ezilmiş yorulmuş yürüyorsun. Mataran da boşalmış, suyun bitmiş Dudakların kuruyor susuzsun Güneş gökten bütün ümitlerini kurutuyor Herşeyi bir anda unutuyorsun. Büyük şeyleri de hep beraber herşeyi Aşkı da unuttuğunu söyleyebilirim Hücrelerimiz kurudu mu, canlı hücrelerimiz Aşk da,hürriyet de kurumuş demektir. Birden ileride, bir yol kıyısında Bir tarla kıyısında bir su sesi duydun Bulanık bir su akıyor, atılıyorsun Hürriyet de dirildi, aşkın da! Şu akan ince suyu bundan sevdim İçebilirken içmedim. Durdum şırıltısını dinledim, Kalbimin bozkırında sazlar arasından Aksın akabildiğine dedim. Bu ince suyu susuz günlerime sakladım.
Şiir
aşkımız bitmiş olabilir ama unutma ayrılığımız sürüyor sevgilim