9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
Merakla başladığım ve keyifle okuduğum bir kitap oldu. Roman olması beni biraz çekindirmişti açıkçası ama konular gayet güzel yalın işlenmişti. Çok severek okudum. Unuttuğum bir çok bilgiyi hatırladım. Ramazan ayında okuduğum için de ayrıca mutlu oldum. Çok güzel bir sabır öyküsüydü. Mutlaka öneriyorum.
Aşk-ı SükunNuriye Çeleğen · Timaş Yayınları · 20162,416 okunma
Bu Ülke kitap tahlili
10/10
·339 syf.··
Beğendi
·
2025 35. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2025 08:13
Kitap beş bölümden oluşur. İlk bölümün başlığı “Sihâm-ı Kazâ (Kaza Okları)”dır. Tevrat’ta Babil’in anlatıldığı kısımdan alıntıyla başlayan bu bölümde ve “Biz ve Onlar” başlıklı ikinci bölümdeki yazılar ağırlıklı olarak Batı’ya ve Batılılaşmaya ilişkin eleştirilerden oluşur. Söz gelimi siyasetteki “sağ” ve “sol” eğilimlerin Batı’daki çıkış noktası anlatılarak Türkiye’deki yansımalarına değinilir. Sağ, Avrupa’da kötülenirken ve yakın tarihin “günah tekesi” haline getirilirken, Türkiye’de ise mukaddesatçılığın bayrağı haline getirilir. Türkiye’den başka da elinden tutanı kalmamıştır. Hâlbuki Hristiyan Avrupa’nın bu habis kelimelerinden kurtulmak gerekir. Kendi gerçeği kendi kelimeleriyle anlayıp anlatmak, her namuslu yazarın vicdan borcudur. Cemil Meriç ilk bölümdeki yazılarında dil meselesini öne çıkarır. Çünkü kelâm bütünüyle haysiyettir. Kamûs (sözlük), bir milletin hafızasıdır. Türk yazarı dil sürekli değiştiği için talihsizdir. Bu dile eklenen “izm”ler de Türk milletinin idrakine giydirilen Avrupalı deli gömlekleridir. İdeolojiler siyaset dünyasının haritalardır. Ancak tehlikeli bir yolculukta pusulaya da ihtiyaç vardır ve bu pusula da şuurdur. Tarih, millet, kişilik şuuru. İdeolojinin peşine takılanlar ise pusulasızdır. Türkiye’nin kaderini aydınlığa taşımak için tüm ideolojilere kapıyı açmak hepsini tanımak ve tartışmak gerekiyor. Bu sebeple de düşünceye sonsuz bir hürriyet verilmelidir. Bugün Türk aydınının sıkça tekrarladığı şikâyet; bu ülkede yaşanmayacağıdır. Çünkü Türkiye’nin insanından şikâyetçiler, yani kendilerinden. Türk aydını Kitâb-ı Mukaddes’in Serseri Yahudisi. Kaçanlar ne Türk ne de aydındır. Çünkü mazisindeki ihtişamdan utanmaya başlamış, utandıkça da unutur olmuştur. Bu sebeple “Ben Avrupalı’yım”, “Asya bir cüzamlılar diyarıdır.” demeye
Edebiyat
Bu ÜlkeCemil Meriç · İletişim Yayınları · 202425,4bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·224 syf.··
2025 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2025 17:23
Hz. Hacer annemizin hayatını edebi bir dille anlatmış yazarımız ama şunu cidden belirtmek istiyorum ki Hz. Sare annemizle ilgili kısımları okurken çok gerildim. Yazarın, son bölümde hatalı hissetmemesi adına eklediği özür minvalindeki yazı bile kafamdaki şüpheyi doğruladı. İki kadın arasındaki şey, peygamber eşleri de olsalar histen gelir ama Hz. Sare annemizle ilgili pek de hoş bir portre çizilmemiş gibi hissettim. Onun dışında Hz. İbrahim'in, Hz. Hacer'in ve Hz. İsmail'in kıssası çok güzel aktarılmış. Okunabilecek güzel bir eser.
Aşk-ı SükunNuriye Çeleğen · Nesil Yayınları · 20122,416 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2025 13. kitabı
Yazar bir kadın olarak, bir kadını bu kadar iyi tahlil edebilir. Okurken kendinizi o dönemde sanki yanıbaşlarınızdaymış gibi hissediyorsunuz. Aynı zamanda kişisel olarak kendinizi sorgulama haline geçiyorsunuz.Ve şu soruyu soruyorsunuz :nasıl? Teslîmiyet,tevekkül, sabır, ayrılık, vuslat,özlem, sevgi ve pek çok duyguyu bir arada yaşıyorsunuz. Sonunda anlıyorsunuz ki sebepler alemindeyiz. Zahmet çekmeden rahmet olmuyormuş. Asla ümitsizliğe kapılmamak, Rabbine sonsuz güvenmek. Hz. Hacer annemizde böyleydi çok zorluklar çekti ama çok sabretti. Çölde elinde çocuğuyla yalnız başına kaldı. Ama vazgeçmedi. Tevekkül etti. Rabbine yöneldi. Ve onun soyundan En büyük peygamber doğdu. Hz. Muhammed (sav). Kitapta kadının önemini vurguluyor aslında. Her kadın Hz. Hacer olabilir,olmalıdır. Hz. Hacer'i, Hz. Hacer yapan onun yürüyüşündeydi. Yolu büyük yapan yürüyenin yürüyüşünden kaynaklanır. Kalemine sağlık yazarın. Özellikle kutsal topraklara gitmeden mutlaka okumak lazım. Say yaparken aklınıza hep bu kitap gelecek.
Aşk-ı SükunNuriye Çeleğen · Timaş Yayınları · 20162,416 okunma
10/10
·224 syf.··
2015 10. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2015 00:00
Gözde değil ruhta, kelam da değil sükut oluşunun romanı. aşk-ı sükün sevginin aşk ulaşımında tenden ve bedenden geçişin öyküsü. aşkın akıl, nefis kalp ve ruh boyutundaki seyr u süluku … Sırrı kalbe eden bir kalbin hissettikleri… aşkın yokluk gömleğin de kadın, sırrı bir kadının sevgiyi aşkı zemzemden yürüyüşü.. aşkın sabırlı sabrı kalp denen gayp penceresinin tılsım dolu Mim’i olan kalbe düşüş öyküsü… bir aylığına adım adım arşa yürüyüşü Aşkı sükun Sükutun aşk oluşu Aşkın sükut oluşu … 
Din
Aşk-ı SükunNuriye Çeleğen · Nesil Yayınları · 20122,416 okunma
10/10
·216 syf.··
2025 71. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2025 00:00
Nuriye Çeleğen’in Aşk-ı Sükûn eseri, kutsal toprakların ruhunu, Hz. Hacer’in sabır ve teslimiyetini, Hz. Sare’nin imtihanını ve Hz. İbrahim’in tevekkülünü derin bir edebi dille aktarıyor. Okuyucuya sadece tarihî bir olaylar dizisi sunmuyor; aynı zamanda içsel bir yolculuğa davet ediyor. Kitap, maneviyata açık, içsel huzur arayışı içinde olan, edebi dili ve sembolik anlatımı sevenler için oldukça değerli. Satırların arasında dolaşırken Mekke’nin çöllerinde yürüyormuş, Safa ile Merve arasında koşuyormuş ya da Zemzem’in serinliğine dokunuyormuş hissi veriyor. Özellikle kutsal toprakları anlamak, kutlu hikâyelerde kaybolmak isteyenler için müthiş bir eser. Maneviyat arayışı olan, kutsal hikâyelerle bağ kurmak isteyen ya da kutsal topraklara gitmeden önce kalben hazırlık yapmak isteyen okurlar için gerçekten özel bir kitap. Bu yüzden sadece tavsiye etmiyorum; şiddetle tavsiye ediyorum.
Aşk-ı SükunNuriye Çeleğen · Timaş Yayınları · 20162,416 okunma