son nefese kadar
10/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 16:30
Son Nefese Kadar Merhaba, hissedenler. Ne badireler atlattık, ne badireler! Yazarımız, inatçılığın kitabını yazmış. Kimi zaman tahminimde yanılmadım, ama çok şaşırdım. Çok güzel bir duygu! Yazarımız bizi biraz ağlattı, biraz yıprattı. İnatçı bir kızımız var, kıskanç bir adamımız var. Bir inat uğruna ne kadar ileri gidebilirsiniz? Aşk, kıskançlık ve inat, olmazsa olmaz üçlü! Bir arada okumaya ne dersiniz? Aşırı derece sarıyor, bir yandan bitmesini istemezken, bir bakıyorsunuz ki sonlara yaklaşmışsınız, "ne ne ara?" diyorsunuz, ama artık olan olmuş, siz kitabı bitirmiş oluyorsunuz. Çalıkuşu , beni bu kitapla buluşturduğu için çok teşekkür ederim, iyi ki okudum, iyi ki seni tanıdım, canım! Veee @ilknur_yaylimates yazarımıza teşekkür ederim, bizi bu güzel şaheser ile buluşturduğu için, yazdığı için, benimle olan samimi konuşması için, duygularımızın ortaklığı için, destekleri için... İyi ki varsınız, kaleminiz daim olsun . Evet, şimdi kitabımıza geri dönelim. İlk başta Mısra ile tanışıyoruz, ama ne tanışma! Sonrasında geriye hızlıca bir dönüş yapıyoruz, yaklaşık dört buçuk ay önce, farklı kişiler, farklı hayatlar görüyoruz ve sonrasında bunların mükemmel bir bütününe ortak oluyoruz. Siz daha önce birini görmeden hayal ettiğiniz kişi ile karşılaştınız mı? Cesur karşılaştı ve onun elini bırakmadı, çünkü Kızılı öyle istedi, sözünü tuttu, adamımız... Biri hayaline kavuştu, biri yüzünü bile görmeden sesine vuruldu, ona güvendi... Bir staj meselesinde, "ne olabilir ki?" demeyin, başımıza dert oldu, ama tatlıya bağladık, hayran kaldık. Aşk nedir? Bizimkilerden size bir alıntı bırakıyım:
Son Nefese Kadarİlknur Yaylımateş · Parana Yayınları · 202650 okunma
Bir Kitap Sohbeti - 11
Puan vermedi·196 syf.··
2026 45. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2026 02:46
Sibel ile birlikte okuduğumuz Soren Kierkegaard 'ın Baştan Çıkarıcının Günlüğü kitabı hakkındaki söyleşiyi siz değerli okurların ilgisine sunuyoruz. Galeyan : Genel olarak kitap hakkında düşünceleriniz nelerdir? Sibel : Okunması eğlenceli çünkü çok güldüm okurken :) ayrıca şiirsel anlatım tarzına bayıldım. Bu kitabı ikinci okuyuşum. Birincisinde pek anlamamıştım felsefi yönünü. Şimdi biraz daha iyi anladığımı düşünüyorum. Bence Kierkegaard felsefesine giriş yapmak için hiç iyi bir seçenek değil. Siz ne düşünüyorsunuz? Galeyan : Kierkegaard'dan okuduğum ikinci veya üçüncü bir kitap olabilir bu, Ama diğer kitaplarından ayrı değerlendirmek gerekiyor bence, o yüzden kendi felsefesinden bağımsız olarak değerlendirip manipülasyonun şiirsellikle ne büyük bir tehlike olduğunu anlamak için özellikle okunmaya değer diye düşünüyorum. Sibel : Elbette değinmeyi unuttum yani manipülasyon tekniği olarak bu kitapta yok yok; lovebombing, gaslighting, ghosting, orbiting. Nişanı gerçek bir nişan ilişkisi değil bu yüzden situationship. Bu ilişki de Edvard’ı bile bir piyon olarak kullanıyor. Onun zayıf yönleriyle kendi güçlü kişiliğini ön plana çıkartmak için. Bu manipülasyon taktiğinin adı ne bilmiyorum, bence bu başlı başına bir entrika :) Bu teknikleri öğrenmek için zengin bir kaynak. Ama bana soracak olursanız ben bu kitabın yazarın Ya / Ya Da da isimli kitabın çıkartılıp ayrı bir parça olarak (bu kadar sansasyonel bir isimle) yayımlanmış olmasını random bir okur olarak doğru bulmuyorum. Çünkü onun felsefesini tam anlamıyla edinmeyi güçleştirdiğini düşünüyorum hatta ona karşı önyargılar oluşuyor. Galeyan : Kitaptan bu kısım çıkarılarak mı basıldı yoksa Ya / Ya Da kitabından alınıp ayrıca mı basıldı tam olarak bilmiyorum açıkçası dediğiniz gibiyse eğer Kierkeegaard kutsaması için yapılmış ve
Duygu ve Düşünce
Baştan Çıkarıcının GünlüğüSoren Kierkegaard · Alfa Yayınları · 20202,383 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Herkes biraz fahişedir aslında …
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mart 2026 23:39
Ben ne okudum az önce .. Bu nasıl bir sarsılmadır bu ne güzel bir çarpılmadır .. Keşke daha uzun olsaydı bu tat sadece bir gün sürdü ,bitmesin diye okumaya kıyamadım … Yaşanmış bir hikaye , idama mahkum edilen bir kadının ,Firdevs’in hikayesi .. Kadın olmanın zorluğu , hangi coğrafyada olursan ol “insan”dan önce sadece bedenini görmeleri , iğrenç içgüdüleri ,sapıklıkları ve senin bedenini hep korumak zorunda kalman … Babası , amcası , ilk kocası , sonrasında hep sığınıp hep darbe aldığı diğer erkekler . Tek derdi kadın bedeni olan hayvansı yaratıklar ve “o başka” zannedip aşık olduğu İbrahim Yalnızca makyajım , saçım pahalı ayakkabılarım ‘üst sınıf’ ,ben ortaokul diplomam ve arzularımla ‘orta sınıf ‘,ailemse ‘aşağı tabakadan’ dı diyor Firdevs ..Küçük yaştan itibaren fahişe olmak öğretildi bana , değersiz olduğuma ikna edildim tüm erkekler ya tabağıma ya da bedenime baktılar diye anlatıyor ..Memur olarak bi yere girip çalışmak istediğinde ise aşk illeti yakıyor canını . Yani bir kadının yaşayacağı kaybedebileceği her şey geliyor başına …O kadar güzel aforizmalar , mesajlar vardı ki bazen bir sayfanın tamamını yazasım geldi .. Özellikle , kendi değerini farkedip hayır demeyi öğrendiğinde (kendi bedenine yüksek fiyat biçtiğinde) daha fazla saygı gördüğünü aslında her insanın bir fahişe gibi para için ya bilgisini ya zamanını ama mutlaka bir şey sattığını her mesleğin bir ücreti olduğunu söylediği kısım çok etkileyiciydi . Fahişelik denilen mesleğin icadının da kız çocuklarının satılıp hor görülmesinin de kendini korumak için bir erkeğin devreye girmesinin de TEK SEBEBİNİN erkekler olduğunu haykırması sonunda korkularını yenip bir erkeğe el kaldırdığında ne kadar özgürleştiğini hissetmesi MUHTEŞEM ÖTESİYDİ . Bir insan gerçekten SIFIR noktasına gelirse yani istekleri ,
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,4bin okunma
8/10
·382 syf.··
2026 3. kitabı
bu kitaba inceleme yazmak için öyle heyecanlıyım ki birincisi, ben romantizmin ana olay olduğu kitap sevmem. kadınları objeleştirmeye bayılan ve ne yazık ki son zamanlarda booktok illeti ile çok fazla okunan ‘dark romance’ ise hiç sevmem. ama canım biraz aşk okumak istediğinde okuduğum ilk yazar hep ali hazelwood oluyor. kitaplarında farklı bir şey var. öncelikle, kendisi bir bilim insanı, nörobiyolog ve nerd - tam olarak bu sebepten dolayı bu young adult romance camiasında bilim alanında çalışma yapan kadın karakterlerin eksikliğini fark ederek neredeyse bütün kitaplarını ana karakteri women in stem olarak seçerek yaşadıkları ayrımcılıklar hakkında yazıyor ve buna bayılıyorum. bir edebiyatçı olarak çok uzak olsam da bir kadın olarak kadınların bilim dünyasında, hatta genel olarak analitik diyebileceğimiz her işi yaparken yaşadıkları ötekileştirilme ve sessizleştirilme sinirlerim ile oynayan bir durum. ali hazelwoodun her kitabında bu temaya yer verip sadece bomboş romantizm yazmaktansa altı doldurulabilecek mesajlar vermesi ve farklı temalar sunması benim bir kadın olarak çok hoşuma gidiyor - ve açıkçası çok güçlü hissettiriyor. kitabımızın ana karakteri uzun yıllar boyunca satranç oynamamış yetenekli, 18 yaşında bir genç kız olan mallory. tüm hikaye aslında mallory’nin satranç oynamaya geri dönmesi ile başına gelenler ile alakalı. tabii olay bu kadar basit değil, bu genel çerçevenin etrafında aile dramı, baba sorunları, romantik ilişkiler ve arkadaşlıklar da var. öncelikle şunu çok beğendim; hazelwood’un diğer kitaplarına göre kitabın romantizm dozu daha düşüktü ve aslında esas olarak mallory’e odaklanmıştı. bu sebepten dolayı romance okuyucuları rahatsız olabilir ama ben çok memnun oldum, yazarın bu tercihi kesinlikle ana karakteri daha iyi tanımamıza ve yaşadığı
Şah ve MatAli Hazelwood · Nemesis Kitap · 2025428 okunma
Gılgamış Destanı
Puan vermedi·130 syf.··
2024 27. kitabı
Gılgamış Destanı(Sümerler), Yaratılış Efsanesi (Altay Türkleri) ile benzerlik gösterir. Tanrı ve yaratılış kavramı tarih boyunca akıl ile sorgulanmistir. Gılgamış, ilk yazılı metinlerden biridir. Ona göre; gökteki yüce Tanrı yaratma gücüne sahiptir. Yaratılış efsanesi ise; halkın hayal gücü ile evrilen, günümüze sözlü ulaşan eserlerdendir. Göktanrı inancını destekler niteliktedir. Bunlar, 19. itibariyle Batı'da millet olmanın vasfı olarak görülmüştür. İnsanın tabiat karşısında güçsüzlüğü, düşünme yetisinin sınırlı olması ve onu kim tarafından nasıl yaratıldığı konusunda meraklandirmistir. Gılgamış, Uruk şehrinde Sur yaptırmak ister. Savaş ve Aşk Tanrısı İştar, Endiku'yu görevlendirir. Güçlü Endiku, ormanda yaşarken Gılgamış ile tanışır ve dost olurlar. Ölümsüzlüğün sırrını elde etmek için dünya düzeni kurmaya çalışırlar. Tanrıça İştar, Gılgamış'ı baştan çıkarmaya çalışır. Gılgamış, Tanrıça' ya gönül verenin sonunun ölüme mahkûm edilmek olduğunu bilir ve İştar'ın aşkına karşılık vermez. Gazaba uğrayan İştar, sinirlenir ve görevlendirdiği Endiku'yu cüzzam illeti ile ortadan kaldırır. Gılgamış bu sırada Atası Utanapisti'yi bulur. Kutsal ihtiyar, ona Büyük Tufanı anlatır. Utanapisti, Gılgamış'a kuvvet ve gençlik sırrını yazar verir.
Gılgamış DestanıAnonim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20237bin okunma
9/10
·216 syf.··
2025 77. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2025 00:35
Herkese merhaba Aşkından kederlenip hasta olan bir adamın hikayesi ile geldim..️ Kitap Osmanlı'nın son dönemlerinde geçiyor. Okurken İstanbul'un yalılarında köşklerinde geziyoruz.️ Konusu; Yalı prensi, bütün kadınların ona aşık olduğunu sanan, temiz yürekli Necdet' in düştüğü aşk illeti ile nasıl baş ettiğini ve çektiği acıları okuyoruz. En başta kibrinden dolayı Necdet'in aşkına karşılık vermeyen Meliha, evlendikten sonra istediği ölçüde sevgiyi kocasından alamayınca Necdet'i sevmeye başlayıp, Zavallı Necdet' i ve kendi hayatını nasıl rezil rüsva ettiğine de tanık oluyoruz. Ve her hikayede olduğu gibi suçu günahı olmayanlarında heba oluşunu seyrediyoruz. Kitap çok akıcı ve merak uyandırıcı, gerçekten beğendim. Okuması çok keyifliydi. Herkese tavsiye ederim. Şimdiden iyi okumalar
1000Kitap
Zavallı NecdetSafvet Nezihi · Bilge Kültür Sanat · 20125,2bin okunma