Kalp Ağrısı
Aşkın insanı, bütün dünyayı bahar gibi gösterecek şekilde ele geçiren bir esrime hali olduğunu düşündü, onu kendinden geçirecek bir mutluluğu sabırsızlıkla bekliyordu; ama bu mutluluk değildi; daha önce hiç bilmediği bir şey, ruhun bir açlığıydı, sancılı bir hasretti, acılı bir ıstıraptı. Bunu ilk kez ne zaman hissettiğini bulmaya çalıştı. Bilmiyordu. Ruhunun bu biteviye sancısına nasıl katlanabileceğini merak ediyordu. . .
Sayfa 359 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Her kadınla erkeğin gizli amacı da bu değil midir?
Oysa insan mütevazı, ağırbaşlı, sakin bir hayat arkadaşının yanında ne rahat uyur. Akşam yatarken, sabah uyanırken aynı sevimli bakışı bulacağından emindir. Yirmi otuz yıl sonra insan, kendi sıcak bakışına cevap veren uysal, sıcak, sevgi dolu bir bakış görür, ölünceye kadar da hayat böyle geçer.
Reklam
Bana sevdiği genç bir erkek arkadaşı gibi davranıyor, sorular soruyor, açık yürekli olmaya çağırıyor, tavsiyeler veriyor, heveslendiriyor, bazen azarlıyor, sözümü kesiyordu. Ancak sürekli benimle eşit olma çabasına karşın benim onda gördüğüm şeyin ardında, beni içine sokmaya gerek duymadığı bambaşka bir dünya olduğunu hissediyordum, bu da içimdeki saygıyı her şeyden daha fazla artırıyor ve beni ona çekiyordu.
Sayfa 20·Kitabı okuyor
İnsan yaşayıp gider, bir şeylerin özlemini çeker, birileriyle tanışır, sevişir, ardından evlenir, cemiyet içinde bir kadınla aşkı, doğumu ve ölümü tadar, sonra sokakta dönüp ince bacaklara bakar, muhteşem saçlar ya da ateşli bir öpücük yüzünden mahvolur, belki burjuva yataklarında ya da o leş otellerin yatılmaktan eskimiş şiltelerinde birkaç dakikalığına doyuma ulaştığı duygusuna kapılır, bazen bir kadına heyecan verici derecede cömert davranır, bazen ağlayarak dağ başında ya da bir büyük şehirde sonsuza dek birlikte yaşayacaklarına yemin eder. Fakat sonra aradan zaman geçer, bir yıl, üç yıl ya da iki hafta –tıpkı ölüm gibi aşkın da saat ve takvimle ölçülebilir bir zamanı olmadığını fark etmiş miydin?- ve büyük plan, büyük girişim başarısız olur ya da hayal edildiği kadar başarılı olmaz. Böylece ayrılık gelip çatar, öfke ya da huzur içinde; ve her şey, umut, arayış yeni baştan başlar. Ya da insanlar pes eder, ayrılmayıp birbirlerinin yaşama sevincini ve hayat enerjisini emerler, hasta olurlar, birbirlerini öldürürler, ölürler. Peki acaba gözlerini kapadıkları o en son anda anlamışlar mıdır? Birbirlerinden ne istemişlerdir? Onların tek yaptığı, emrini aşkın nefesi vasıtasıyla hayata geçiren büyük, kör bir kanuna boyun eğmektir; verilen emir de çiftleşerek türün devamını sağlayan erkek ve kadınlar yardımıyla dünyanın yenilenmesidir.
“… ne yazık ki hayatın ona ufacık bir mutluluğu bile çok gördüğüne bütün varlığıyla inanıyordu.”
Sayfa 100·Kitabı okuyor
Edebiyat
Aşkın mutluluğu düşen bir göktaşı gibidir, aşk acısı ise onu izleyen karanlık.
Sayfa 21·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam