Puan vermedi
Sessizce Sev Usulca Kainatı Telaşa Vermeden. Sessizce Sev gözlerinle konuş benimle. Sessizliğin en kuytu köşelerinden gözlerinle seslen bana. Herkesin bağırarak konuştuğu, herkesin her şeyi bildiği dünyada sadece sus. Seslen ki gözlerimle cevap vereyim sana. Cümlelerimizi kelimeler değil ,bakışlarımız kursun. Gözlerdeki her bakış; bir cümle ,bir kelime, bir harf, bir nokta olsun mesela... "Gözler kalbin aynasıdır." Sessizliğin en derinlerinden duygularını, gözlerinle yansıt bana. Kızgınlığı, nefreti, sevgiyi ,hüznü ,aşkı gözlerinle anlat bana. Sessizce Sev kelimelere ihtiyaç duymadan. Aşkını kainata haykırmadan ,usulca sessizce sev. " Oysa aşığın feryadı susuşunda gizlidir." Sessiz kalır sevdiğine, kainattan habersiz sol yanından izinli. Ne kadar seviyorsa, gözlerindeki feryat o kadar derindir. Aşığın tek isteği söyleyemediklerini göz göze gelince bir bakışa sığdırmaktır aslında. O yüzden anı yaşar. Ne gelecekteki hayallerindedir aklı ne de geçmişin tozlu raflarında. Şimdidedir aklı hep çünkü kalbinin feryatlarını bir anlık bakışmaya sığdırır. Sevenlerin göz göze gelişi içindeki aşkı,feryadı, mutluluğu, hüznü anlatmaya başladığı zaman dilimidir. Ne gelecekte göz göze gelmeyi hayal eder ne de geçmişte göz göze geldiğini hatırlar. Sadece göz göze olmayı yaşar. Aşığın zamanı sadece "şimdiki zamandır." Gözlerin, buluştuğu, bakışların konuştuğu zaman dilimini seçer kendine. Hayat yolculuğundan insanlar sevdalarını hep sol yanında taşır ,sevdasını bulmak istiyorsa eğer her gittiği yerde yanında götürmelidir. Hayat yolculuğunda sevdasıyla koşmalıdır. Hayatın tüm güzelliğini heyecanını, hüznünü sol yanında sevdasıyla yaşamalıdır insan. *** Küçük bir dünyanın içinde koca dünyalar kurduk kendimize. Saygıyı, değer vermeyi, nezaketi unuttuk. Kim olduğumuzu ,nereden geldiğimizi
Duygu ve Düşünce
Beni Sessiz de Sevebilir misin?M. Kemal Sayar · Timaş Yayınları · 20144,384 okunma
Aşk ve monotonluk
Puan vermedi·408 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
Her aşk yoğun duygularla başlar kavuşma ile taçlanır sonrasında sıradanlaşma korkusu tehlikesi yaşatır. Bu kitap bu zirve sevginin monotonluk korkusuna bir cevap vermekte yaşanılan sıradan gibi görünen duyguların bir tehlike olmadığına ikna etmektedir. Böyle bir korku taşıyorsanız buyrun bu kitap sizin ilacınız. 
Aile MutluluğuLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20026,7bin okunma
Reklam
Hemen ikinci kitaba geçmek istiyorum♡
8/10
·328 syf.··
2026 14. kitabı
Aly Martinez'in hem kalemini hem de kurgularını çok seviyorum. Su gibi akıyor cidden. Ama keşke ülkemizde daha fazla kitabı çevrilse :'( Buradan değerli yayınevlerimize sesleniyorum. Çevirin... bana güvenin ve çevirin. Brittainy C. Cherry ve Mia Sheridan'nın tarzını seviyorsanız Aly Martinez'i de çok seversiniz diye düşünüyorum. Konusuna gelecek olursak şöyle özetleyebilirim; Yirmi dokuz yaşındaki Cora, genç yaşında yaşadığı olaylar ve ilişkiler sonucunda genelev sorumlusu olmuştur (kitapta süreçten ve olaydan bahsediliyor). Mafyavari bir ailenin parçası olmuş ve o apartmana hapsolmuş vaziyette günlerini geçirirken Penn ile tanışır. Bir daha mutluluğu bulamacağını düşünen Cora'nın karanlık ve çürümüş yaşantısı artık değişmiştir. Ancak mutluluğunun Guerrero ailesine bağlı olduğunu unutmaktadır. Penn ise eşini feci bir şekilde kaybetmiş ve ölümünden de kendini sorumlu tutan ve bundan dolayı da kendini dışa kapatan otuz yedi yaşında umutsuz bir adamdır. Hayata küsmüş, duygusuz ancak planları doğrultusunda yaşayan kin dolu bir adama dönüşmüştür. Kardeşi Drew ile Cora'nın sorumlusu olduğu apartmanda tamirci ve hademe olarak işe başlarlar. Ancak Cora ve Penn karşılaştığı andan itibaren hayatlarının eskisi gibi olmayacağının farkındadır. Ya aşk onları tüketecektir ya da intikam hırsı... Konuyu zaten beğendim ama karakterleri çok daha fazla beğendim. Aly Martinez'in yarattığı karakterlerin toksik ve tripkolik olmayışına bayılıyorum. Başta enemies yapmak için uğraşsa da içindeki ponçiklikten kaynaklı kısa sürede karakterleri aşk sarhoşu yapmasına da bayılıyorum. Toksik ilişkilerden aşırı sıkıldıysanız yazarı çok seversiniz diye düşünüyorum. Erkek karakteri de diğer toksik kurgularda olduğu gibi önce nefret dolu sonra da ilişkide aşırı sünepe olan taraf yapmamasına da ayrı bayılıyorum. Çünkü
The Truth About LiesAly Martinez · CreateSpace Independent Publishing Platform · 20187 okunma
Anna Karenina
9/10
·1062 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Anna Karenina, okuduğum en etkileyici klasiklerden biri oldu. İlk başlarda karakterlerin fazlalığı nedeniyle biraz zorlandım ancak ilerledikçe hikâyenin içine tamamen çekildim. Tolstoy, karakterlerin duygularını ve yaşadığı iç çatışmaları o kadar gerçekçi anlatıyor ki kendinizi onların yanında hissediyorsunuz. Anna’nın aşkı uğruna verdiği mücadele, toplumun baskıları ve yaşadığı yalnızlık beni derinden etkiledi. Özellikle insanların dışarıdan görünen hayatları ile iç dünyaları arasındaki farkı çok başarılı bir şekilde işlemiş. Levin karakterinin hayatı sorgulaması ve mutluluğu arayışı da romanın en sevdiğim yönlerinden biri oldu. Bu kitap bana insanların kararlarının hayatlarını nasıl değiştirebildiğini ve gerçek mutluluğun ne kadar karmaşık bir konu olduğunu düşündürdü. Her ne kadar kalın bir kitap olsa da verdiği duygu ve düşüncelerle okunmaya kesinlikle değer.
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
Ah be Ahmet
Puan vermedi·128 syf.··
2026 30. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 09:45
Ağrı Dağı Efsanesi, Türk edebiyatının önemli yazarlarından Yaşar Kemal tarafından kaleme alınmış, aşk, özgürlük ve adalet temalarını işleyen etkileyici bir romandır. Eserde, Ahmet ile Gülbahar’ın imkânsız görünen aşkı üzerinden insanların gelenekler, güç sahipleri ve kader karşısındaki mücadelesi anlatılır. Eserde Ağrı Dağı yalnızca bir mekân değil, adeta yaşayan bir karakter gibidir. Dağın ihtişamı ve gizemli atmosferi hikâyeye masalsı bir hava katarken, olayların duygusal etkisini de artırmaktadır. Yazarın betimlemeleri sayesinde okuyucu kendisini Doğu Anadolu’nun eşsiz doğasının içinde hisseder. Kitabın vermek istediği en önemli mesajlardan biri, sevginin ve adalet duygusunun baskı ve zorbalıktan daha güçlü olduğudur. İnsanların mutluluğu için geleneklerin sorgulanması gerektiği düşüncesi de eserde dikkat çeken unsurlardan biridir. Sonuç olarak Ağrı Dağı Efsanesi, hem sürükleyici hikâyesi hem de düşündürücü mesajlarıyla okunmaya değer bir eserdir. Yaşar Kemal’in güçlü anlatımı sayesinde okuyucu, aşkın, cesaretin ve özgürlüğün önemini bir kez daha hatırlamaktadır. Ahmet, Gülbahar’ı sevmesine rağmen onu isteyerek bırakmaz. Romanın sonunda yaşanan olaylar ve Ahmet’in içine düştüğü durum nedeniyle Gülbahar’dan uzaklaşır. Ahmet, sevdiği kadına kavuşsa bile yaşadıkları acılar, peşlerini bırakmayan baskılar ve kader duygusu karşısında büyük bir iç çatışma yaşar.Eseri farklı yorumlayan edebiyatçılar da vardır. Bir yoruma göre Ahmet, aşkını korumak için uzaklaşır; başka bir yoruma göre ise yaşadığı olaylar onu değiştirir ve eski Ahmet olmaktan çıkarır. Yaşar Kemal, sonu özellikle biraz açık bırakarak okuyucunun düşünmesini istemiştir.
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,1bin okunma
10/10
·961 syf.·
2018 1. kitabı
Kitap, adının aksine hiç komik değil. "Komedia" ortaçağda "mutlu sonla biten hikâye" anlamına geliyordu. Dante’nin hikâyesi de cehennemin dibinden cennetin en yüksek katına uzanan, acıyla yoğrulmuş ama nihayetinde umut dolu bir yolculuk. Beatrice cennete çıkan yolda elini uzatıyor. O, Dante’ye "Gel" diyor ve Dante gidiyor. Çünkü aşk, korkudan daha güçlü. Aşk, utançtan daha cesur. Acı üzerine (genellikle Inferno’dan anılır): "Geçmişteki mutluluğu anımsamak kadar büyük acı yoktur." Kitabı okurken en çok etkilendiğim yerlerden biri, kimse sonsuza dek lanetlenmiyor; herkesin bir şansı var. Yeter ki pişmanlık ve çaba olsun. Hepimiz bir yolculuktayız. Hepimiz bir ormanda kayboluyoruz. Hepimiz bir Beatrice’ye, bizi kurtaracak bir aşka, bir anlama ihtiyacımız olduğunu hissediyoruz. Bu kitap bana şunu öğretti: Acıdan kaçmak yerine onun içinden geçmek gerekiyor. Cehennemi görmeden cennete varılmaz. Ve en karanlık anda bile, uzaktan da olsa bir ışık, bir el, bir ses olabilir. Eğer hayatınız bir yerlerde tıkanmışsa, eğer kendinizi kaybetmiş gibi hissediyorsanız, Dante'yi okuyun. Latince değil, kendi dilinizde, yavaş yavaş, not alarak. Çünkü o sadece ortaçağ şairi değil. O, seninle aynı acıyı tatmış, aynı aşkı yaşamış bir adam. Kitabın açılışı (Inferno, Canto I): "Yaşam yolumuzun yarısında, karanlık bir ormanda buldum kendimi, çünkü doğru yol kaybolmuştu." Cehennem’in girişinde (Inferno, Canto III): "Buraya girenler, tüm umutlarını terk etsin!"
İlahi KomedyaDante Alighieri · Oğlak Yayıncılık · 20246,4bin okunma
Reklam
Reklam