Kendi kitabım 1.Bölüm Mavi
beni sakinleştirmeye calişırmış gibi bir hava vardı elim kanla kaplıydı ne yapacağımı bilemez şekilde kısa bir süre terretüt ettim hafifçe gözlerimi o simsiyah olan gözlerine hiza bularak göz kırptım ona sen hallet dermiş gibi bekliyorum dermiş gibi .
Alıntı
Gelsin mi gündem :)
Bugünün Gündemi/26.06.2026 (Tamamen Bilim Dışı) KOÇ: Her savaşı kazanmak zorunda değilsin. Bugün huzuru seçmek sana daha çok şey kazandıracak. BOĞA: İçine attığın bir konuyu konuşursan yükün hafifleyecek. Sessizlik bugün çözüm değil. İKİZLER: Herkesi memnun etmeye çalışırken kendini unutma. Bugün önce kendi sesini dinle. YENGEÇ: Kalbini yoran biri yerine sana iyi gelen insanlara yönel. Enerjin bunu hak ediyor. ASLAN: Bugün gurur yerine samimiyet kazanacak. Küçük bir adım büyük bir mesafeyi kapatabilir. BAŞAK: Her şeyi kontrol etmeye çalışma. Bazı güzellikler plan yapmadan gelir. TERAZİ: Dengeyi başkalarında arama. Bugün ihtiyacın olan huzur kendi içinde. AKREP: Affetmek unutmak değildir. Sadece yük taşımayı bırakmaktır. YAY: Özgürlüğün kadar bağ kurduğun insanlar da seni büyütüyor. Bugün bunu fark edeceksin. OĞLAK: Her sorumluluk sana ait değil. Birazını hayatın akışına bırak. KOVA: Farklı olmak seni yalnız yapmaz. Seni anlayan insanlar zaten yolunu bulacak. BALIK: Sezgilerin bugün güçlü. İlk hissettiğin şey büyük ihtimalle doğru.
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Üç hal
Göğe yükselen ateş gibidir. Dumanı tüter, daha dudaktan dökülürken, Toprak çeker köküne, su olur akar. O vakit ki, gözlerimin önünde çiçekler açar. Kışın ortasında açan tomurcuk gibidir. Ne baharı bilir, ne güneşi tanır. Gök gürler, yağmur yağmaz. Su toprağını boğar. Ve anlar ki Zemheride gül istenmez Bataklıkta gül yetişmez Denize dökülen akarsu gibidir. Ne yolda durur, ne deniz olur. Bir gün unutulur, toprak emer, bulut olur, O vakit ki, Dua, döküldüğü yerde değil, vuslatın vadesinde kabuldür. Ve şimdi durup ardıma bakıyorum Birinde rahmet, birinde hüzün, birinde emanet Hangisi asıl olan? Kavuşturan, bekleten, koruyan...
Şiir
Siddetle başlayan hazlar şiddetle son bulurlar Ölümleri olur zaferleri Öpüşürken yok olan ateşle barut gibi. En tatlı bal bile tadıldıkca bıkkınlık verir Aynı tat isteği, iştahı köreltir. Onun icin ölçülü sev ki uzun sürsün sevgin. Hedefe hızlı giden yavaş kadar geç varır.
Günaydın 1 k:)
Acaba kadınlar, sırf intikam almak, kendilerinden daha iyi olan erkeklerin kafasını karıştırmak, dikkatini dağıtmak, hayatı önem taşıyan entelektüel istek ve özlerini mantissalar için boşa harcatmak amacıyla mı edebiyatı icat ettiler.. Ne dersiniz? Mantissa
Aşk, beş duyunun sınırları içine hapsedilmiş insan zihninin, kuantum frekanslarına geçiş yapabilmesi için tasarlanmış kusursuz bir ezoterik mekanizmadır. Yemek yemek, su içmek bedenin hayatta kalması için ne kadar zorunluysa, beşerî bir aşka tutulmak da ruhun uyanışı için o kadar temel bir ihtiyaçtır. Çünkü o, sistemin içine bilerek bırakılmış tek bir güvenlik açığıdır. "Leylâ'dan Mevlâ'ya varmak" sadece edebî bir metafor değildir. Tamamen nörolojik ve okült bir formüldür. İnsan beyni sonsuz olanı, şekilsiz olanı ve salt enerjiyi doğrudan algılayamaz. Sistem buna izin vermez. Bir bedene giydirmek şarttır. Kabalistik öğretilerde ve antik okültizmde de kural budur: sonsuz ışık ancak sonlu bir aynadan yansıyarak gözlemlenebilir. Leyla, o aynadır. Mecnun, Leyla'nın sûretine tutulduğunda zihnindeki algı filtrelerini kapatmaya başlamıştı. Şehvete bulanmayan o şiddetli çekim, frekansını öyle bir yükseltti ki, bir noktadan sonra aynaya ihtiyacı kalmadı. Dünyevî aşka tutulmadan ilahî aşka ulaşabileceğini sananlar, basamakları tırmanmadan çatıya çıkmaya çalışanlardır. Züleyha, "Yusufum görmeyecekse kimin için süsleneyim" diyerek tüm mücevherlerini dağıttığında, madde dünyasıyla olan bağını kesmişti. Aşk insanın gözünü kör etmez. Tam tersine; beşerî gözü kapatır, kalp gözünü açar. Dışarıda aradığın Yusuf'u eninde sonunda kaybedersin, çünkü o beşerîdir. Yorar, yıpratır ve biter. Ancak o acı bittiğinde, Kenan ilinin senin özünde, kalbinin tam merkezinde durduğunu fark edersin. Bu hakikate erersen, kalbini kilitli tuttuğun o sahte konfor alanında bir saniye bile duramazsın. Aşkı bir duygu sanıyorsun. Değil. Aşk, evrenin senin egonu parçalamak için kullandığı en eski suikast silahıdır. Dünyada herkes aşkı bir birleşme, bir çoğalma sanır. Oysa aşk bizatihi ölümdür. Psikoloji