Aşkın tevellüd süreci, metafiziği
Senin sevdiğin gözünün penceresinden güzelliğinin ışın ve parıltısını vicdanına bir şimşek gibi attığında, aşk denilen o tutuşmuş yakıcı ateş birden seni yakmaya, hislerinde kabarmaya başlar. Emellerin ve meyillerin de heyecana gelip birden arzuyla üst kattaki hayalin tabanını delerler. Bu imdat isteme karşısında o hayal hazinesinde saf tutmuş ve harekete hazır vaziyette bekleyen sevgilinin güzelliklerini ellerinde tutmuş veyahut onun güzelliklerinin hatırlatmasıyla başkalarının güzellikleriyle hazinesi dolu olan hayaller, hemen tasvire girişip o arzu ve emellerin imdadına koşarlar. Sonra beraberce hücum edip hayalden dile kadar inmekle, kavuşma meylini arkalarına ayrılıktan doğan elemi sağlama, saygı, edep ve iştiyakı sollarına, merhamet ve lütfu gerektiren sevgiliye ait güzellikleri önlerine, hediye olarak da methedilen sevgilinin gerdanını ve övgüsünün incilerini ellerine alarak “Yüreklere işleyen tutuşmuş yakıcı ateş” demeye lâyık olan aşk ateşini söndürmek için kavuşmanın tatlı suyunu celbeden faziletlerini sayıp dökmekle hâllerini ve hacetlerini arz ederler.
Sayfa 174·Kitabı okuyor
Felsefe-Düşünce
"Aşktan nasibi olan insan yedi kat toprağın altından bile çıkıp mâşukuna kavuşur. Aşkın üzerini örtmeye ne toprağın gücü yeter ne taşın."
Sayfa 199·Kitabı okuyor
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
" Ne yazık! Dünyada sadece tek bir varlığı sevmek,onu bütün kalbiyle sevmek ve karşınızda durup size bakar,cevap verir, konuşurken,sizi tanımadığını fark etmek! Sadece onun tesellisine ihtiyaç duymak ve bunu yapması gerektiğinden habersiz olan tek kişi olduğunu anlamak!"
Alıntı
Ben sevgilim... Bir çocuk bayramı gibi yaşamak isterdim her aşkı Cezaya kaldım. Bir mutluluk şiiri yazamamaktan dolayı Imlâmı iyice bozsam da fark etmez artık. Kime ne "de-da"ları ayırmasam? Noktalarda durmasam, Bir ünleme koşsam yalnızca, Sonu uçmak olan bir çığlığa. Kime ne anlatarak bitirsem hayatımı? Ölümüme de bir şiir yamar nasıl olsa birileri artık.
Sayfa 58 - Metis Yayınevi | On Dokuzuncu Basım·Kitabı okudu
Şiir
Kamelya­ları Batı'ya genç Alexandre Dumas tanıtmıştır. Alexandre Du­mas 19.yüzyılda Parisli bir courtesan olan Marie du Plessis'in hikayesini anlattığı Kamelyalı Kadın'ın yazarıdır. Kitapta geçtiğine göre kadının çiçek kokularına alerjisi varmış, bu yüzden kokuları olmadığı için kamelyaları tercih edermiş.
Sayfa 39 - Pegasus yayınları·Kitabı okuyor
“Gözlerimi kapattım, kulak kesildim; Sputnik'in, dünyayla tek bağları yerkürenin çekim gücü olan, gökyüzünde dolaşmaya devam eden torunlarını düşündüm. Bu yapayalnız metal kütleler uzayın dipsiz karanlığında birdenbire karşılaşıyor, birbirlerinin yanından geçip gidiyorlardı, bir daha asla karşılaşmamak üzere ayrılarak. Birbirlerine ne söyleyecekleri bir şey vardı, ne de yerine getirmek üzere verecekleri bir söz.”
Sayfa 193 - Doğan Kitap·Kitabı okuyor
Alıntı