Canan Tan - Piraye
Puan vermedi·393 syf.··
2026 18. kitabı
Eser kahraman bakış açısıyla yazılmıştır, Piraye hikayeyi bizzat anlatır. Akıcı ve kolay okunan bir eserdi. Bu açıdan kitapçıların "çıtır roman" dedikleri kategoriye girer diye düşünüyorum. Piraye konservatuvarda tiyatro bölümü istese de diş hekimi babası buna izin vermez ve üniversitede o da diş hekimliği okur. Babası çok okuyan, entelektüel bir aydındır. Nazım Hikmet'in sevgilisi Hatice Piraye'den esinlenerek ablasının adını Hatice, onun adını da Piraye koymuştur. Piraye'ye göre onun içindeki edebiyat tohumlarının temelini bu olay atmıştır. Babası sol temayüllü bir adamdır ve Piraye de doğal olarak bu temayülle büyür. Diş hekimliği fakültesine başlar, Esin isimli kolej arkadaşı da aynı fakültede okumaktadır. O biraz daha hoppa ama eğlenceli bir kızdır. Arif isimli oldukça yakışıklı bir sınıf arkadaşları vardır. Bir gün derse geç kalan Arif'e not verme vesilesiyle Piraye ve Arif tanışırlar. Vakit geçirdikçe ortak noktalarının fazla olduğunu, ikisinin de şiir sevdiğini görürler. Birbirlerine şiir kitapları hediye ederler. Arif devrimci şiirlerin yanına sevgi şiirleri de sıkıştırmaya başlar. Birbirleriyle şiirleşmeye başlarlar. Yaz tatili gelip çatar ve ismini koymadıkları sıcak bir ilişkileri vardır. Piraye yazı bu sebepten biraz huysuz geçirir. Annesinin onun şiirleri sakladığı kutuyu bulmasıyla da aralarında komünist olduğu gerekçesiyle bir gerilim yaşanır. Çünkü bu en başta eğitim hayatı için problemdir. Ayrıca Arif'in memur çocuğu olması ve maddi durumunun iyi olmaması da başka bir sorundur. Her ne kadar Piraye o ana kadar bu ilişkiye kendini çok yakın hissetmese de çocuğu ve durumunu sahiplenir. Annesi durumu babasına da şikayet eder ancak babası ılımlı ve sevecen yaklaşır. Arif ailesine kızdan bahseder ve tanıştırmak ister ancak Piraye resmiyete Arif
PirayeCanan Tan · Doğan Kitap · 201650,4bin okunma
Spoiler içerirr efendimm
9/10
·344 syf.··
2026 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:40
Hayat bizi hep bize iyi gelecek insanlarla karşılaştırsın diye dua ediyorum. Bu kitabı okuduktan sonra bir kere daha aynı duayı ettim. Adelaide bazı noktalardan beni çok korkutsan da, seni çok sevdim ve umudunu kaybetmeyen, hayatta olmayı seçen biri olduğun için seninle gurur duyuyorum. Olmayacağını bildiğin halde, gelmeyecek bir sevginin peşinde koşarken kendini heba etmek bir insanı nelerin kıyısına sürüklüyormuş çok iyi göstermiş oldu bu kitap. Rory…. Sana edecek tek bir sözüm bile yok. Allah belanı verir umarım. Artık bir noktadan sonra sinir seviyem o kadar arttı ki kitabın ortalarında zaten gözlerim seğiriyordu şu adamı okurken. Çok şükür kurtulabildik senden. En başından beri Adelaide’ın Bubs ile bir şekilde yollarının kesişeceğine olan inancım ve güvenin sağolsun kitabın sonunda bir gülümsedim. Ama her şeyden önce acı ile savaşan bir kadının sadece yeni aşk arayarak iyileşmesini değil de acısını kabullenip, terapi ve uzman yardımıyla, sonuna kadar destek çıkan arkadaşlarıyla bir arada kalarak toparlamasını okumak beni çok daha fazla mutlu etti. Zevkli ve sürükleyici bir okuma oldu benim için. (Dipnot: Eloise sana aşığım, dünyanın en güzel arkadaşı, eşi ve kadınısınnnn!! Keşke Rory’e iki tane patlatabilseydin)
AdelaideGenevieve Wheeler · Kairos Kitap · 20251,946 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
UYANIŞ ‘U’ KIYAM-ET
5/10
·344 syf.··
2026 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 00:00
“Ezber edilmiş” değil ”ögrenilmiş” sevgiler yaşayın… Böyle doğan “hakiki sevgi” sizi önce kendiniz ile buluşturur. Arayış içerisinde olan insanın yolunu,çokluğu bulabilmek için hayat yolculuğunda Kur’an ayetleri ile kendi hayat yolculuğumuzda,hayallerimizi dışarıda ararken karşılaştığımız güçlüklerde,acılarda,aldığımız yaralarda,mutluluğumuzda kendi özümüze giden, kendi hicretimize giden yolculuğumuzu yazarımız açıklarken; Her gelen güzellikleri de iyilikleri de mucizelerin de tesadüf olmadığını bize bir yaşatan olduğunun bilincinde olarak sevgiyle,sabırla kabul ettigimizde hayatımızın değişecegini,hayallerimizin,özlemlerimizin,sevgilerimizin,başarılarımızın birçok nedenle aradığımız hazinenin aslında kendimizde,nefesimizde,aklımızda,kalbimizde olduğunu keşfettiğimizde bütün güzellikleri bize bağışlayan bir elçinin,verenin oldugunu gördüğümüzde işaretleri okumaya başladıgım DENİZ ERTEN’in kaleminden sade,anlaşılır bir dilde okuyoruz.__
Kıyam - Et UDeniz Erten · Mona Yayıncılık · 20201,696 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2026 34. kitabı
Sabahattin Ali.. Eski bir dostun veda mektubu gibi hissettirdi kitap bana "Başın öne eğilmesin" kitabı, O'nun çocukluğundan başlayarak, Avrupa'daki aydınlanma yıllarına, öğretmenlikten hapishane günlerine ve nihayetinde o meçhul yolculuğuna kadar uzanan çalkantılı yaşamını gözler önüne seriyor. Hıfzı Topuz, Sabahattin Ali'yi sadece bir "edebiyatçı" olarak değil; bir baba, bir eş, bir öğretmen ve en önemlisi, inançları uğruna bedel ödemekten bir an bile çekinmeyen bir "insan" olarak anlatıyor. O da herkes gibi sevdi, özledi, hayal kırıklığına uğradı ve yoruldu. Ama başını asla öne eğmedi. Sistemin çarkları onu ezmeye çalışırken, o kendi vicdanının sesiyle ayakta kalmaya devam etti. Bu kitap ona karşı olan hayranlığımı daha da pekiştirdi. Bu kadar derin bir hüznü ve bu kadar güçlü bir adalet arayışını bir arada nasıl taşıyabilmişti? O, sadece kitaplarında değil, gerçek hayatında da "Kürk Mantolu Madonna"daki Raif Efendi'nin naifliğini, "Kuyucaklı Yusuf" un isyankâr ruhunu ve "Sırça Köşk"ün o keskin eleştirel gözünü içinde barındırıyordu. Aşk adamıydı Sabahattin,. Onun için aşk, birine bağlanmak değil, o bağ ile dünyayı daha katlanılır, belki de daha acı verici kılmaktır. Hıfzı Topuz'un kitabında gördüğümüz Sabahattin Ali, hayatı boyunca 'sevilmeyi bekleyen' değil, 'sevgisiyle dünyayı onarmaya çalışan' bir adamdı. Bu yüzden onun aşkı, bir tene dokunmaktan öte, bir vicdana sığınmaktı. Bir Dev'in izinde , bir aşk ve dinireniş hikayesi bu kitap... Okumakta ve Sabahattin'i tanımakta geç kalmayın.
Başın Öne EğilmesinHıfzı Topuz · Remzi Kitabevi · 2007781 okunma
7/10
·576 syf.··
2026 19. kitabı
Köprü Kralı - M. Akyüz #okudumbitti #kitapyorumu Öncelikle eline sağlık yazarım, bizi Miray ve Pars Tuna ile tanıştırdığın için. Kitap evrenine hızlıca adapte oldum ve yazım dili olarak kesinlikle çok akıcıydı. Okurken hiç sıkılmadım ve çabucak bitti. Kısaca konusuna değineyim. Hemşire olan Miray, sevgilisinden ayrıldıktan sonra eski sevgilisi yüzünden iş değiştirmek zorunda kalır. Yeni işi ise bir mafyanın babaannesine özel hemşirelik yapmaktır! Kitabı okumadan önce dark romance olduğunu öğrendiğim zaman daha ciddi bir yazım bekliyordum ama bunun aksine daha mizahi bir yazım hakimdi. Miray'ın kardeşi ve arkadaşı ile olan ilişkilerini özellikle çok sevdim. Kitap ilk görüşte aşk temasını içeriyor, ancak ben olayların fazla hızlı ilerlediğini düşünüyorum. Tek kitap olmak yerine iki kitaplık bir seri olabilirdi, ilişki aşamalarının daha ağır işlenmesi gerektiğini hissettim. Ayrıca ilk yakınlaşmada da bebek konuşulması bana fazla aceleci geldi. Kitapta daha fazla Pars'ın gücünü görebilirdik. Bir kısma kadar sadece Köprü Kralı denilip geçildi, keşke birkaç sahne daha olsaydı bu lakabın altını dolduracağı. Kitabın ikinci kısmı... Ben Pars'ı affedemedim ne yazık ki. Bir noktada da Pars'ın yaptığı eziyet çok yanlıştı ve artık 'aşk' denilemezdi. Zorbalıktı tamamen. Keşke daha çok sürünseydi Pars, kendini affettirecek bir şeyler yapmalıydı. Bunları çıkardığımda bütünlük olarak hikaye gayet güzeldi. Keşke onları daha çok okusaydık. Sonu çok güzeldi. Kitabı okurken Onur ve Ahsen çiftinin kitabını da çok merak ettim bu arada. En yakın zamanda onu da okumak istiyorum! Okurun bol olsun!
Köprü KralıMerve Akyüz · Dokuz Yayınları · 202666 okunma
1/10
·376 syf.··
2026 7. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 20:46
Kitap beklentilerimin çok altinda kaldi öve öve bitirilemeyen, fazlaca sisirilmis bir Elif Şafak kitabı daha.iyiki, kütüphaneden almısım dedirtti. Paraniza yazik en onemlisi de vaktinize yazık okurlar.Şimdi gelelim kitap incelemesine.Seçilen karakterler isimler o kadar nokta atısli secilmis ki. Türklere karşı olan dūsmanligini o kadar sinsice yedirmiski.Sonrada buna tarafsizca herkesimden insanin yasantilarindan kesitleri,kadinlarin zor hayat sartlari bulundugu kilifiyla lanse ediliyor.Turk ailesinde her dalavere var, Ermeni ailesindeki karakterler idealist dūzgūn hicbir kusuru yok varsada olabilecek ufak tefek seyler.Tarafsiz dedigi halde yazik onlar soykirima kurban gittiler agitlari. Bunuda cinine soyletmesi. Kurban zihniyetinin arkasina gecerek Türklere giydirmis sozum ona. En saygisizca olani da tecavuz olayinin bir Türk ailede yasanmasi ve ailenin kizlarindan en kucugununde veen guzel alimli acik giyinen Zeliha karakterinde gerceklesmesi. Tecavüz eden kardeşinin adi Mustafa olmasi neden ? ermeni ailede gerceklesmeyip bide o kadar isim arasinda gelip bu ismi seciyorsunuz sayin elif hanim?Anlıyoruz Müslümanlardan nefret ediyorsunuz ama saygida duymuyorsunuz.Suan yasadiniz arizonada daha iyisinizdir. Türkiyeyi sevmediniz soyadinizi annenizin adini kullaniyorsunuz . Bari isminizinde aslinda Elif olmadigini soyleyinde tam olsun. Gizli kapakli degil gercekci bi sekilde tarafi bulundugunuz yerden seslenin.Kimliklerini saklayan insanlardan misiniz sizde kitapta bahsettiginiz gibi? Gercekten Elif gibi dimdik olun..Baba ve Piç Baba ve Piç
Baba ve PiçElif Şafak · Metis Yayınları · 200617,8bin okunma