Puan vermedi·336 syf.··
2026 56. kitabı
Sanıyorlar kafa kesmekle, beyin ezmekle, Fikr-i hürriyet ölür: Hey gidi şaşkın! Daha kuvvetleniyor kanla sulanmış toprak: Ekilen gövdelerin hepsi, yarın fışkıracak! "...Yaz sıcağında susuzluktan çatlamış, verimsiz sarı toprakların alabildiğine uzandığı bozkırlarda, tozu dumana katan ordular, ok gibi tek bir hedefe yönelmişti. Osmanlı Padişahı 2.Murat'ın beklediği fetvanın çıkması üzerine Karamanlı ülkesine, hevesle atlarını sürüyorlardı. Karamanlıların; Hıristiyan ya da Müslüman ayrımı yapılmadan ırzlarına geçilecek, malları yağmalanacak, beylerinin zengin hazineleri, haremleri ganimet olarak paylaşılacaktı. Asker, ganimet hayaliyle Karamanlı ülkesini baştan sona yakmış yıkmış, taş üstünde taş bırakmamıştı. Kesik başlardan, bozkırı kana bulayan cansız gövdeler kalmıştı. Ve onları, bekleyen akbabaların çığlıkları uçsuz bucaksız ovada, yankılanıyordu..." Karamanoğlu Hanedan Ailesi'nin reislerinden Nure Sofi, gördüğü rüyanın etkisinden uzun süre kurtulamamıştı. Anadolu ile Akdeniz'de hüküm süren Karamanlı Devleti'nin yaşayan temsilcilerinden Nure Sofi ile diğer Anadolu beyleri, geçmişten günümüze ulaşan güçlü rakipleriyle devam eden ticari ve sosyal savaşları kazanabilecekler mi? Varlıklarının kaynağı; "Töreleri" onları, sonsuza kadar yaşatmaya yetecek mi? Nure Sofi'nin ve diğer Anadolu beylerinin etrafında gelişen aşk, ihanet ve güç odaklı olaylar zincirini bir nefeste okuyacak; kendinizden çok şeyler bulacaksınız.
Karamanoğlu Beyi Nure SofiNurten Ertul · Gözlük Yayınları · 20182 okunma
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:02
MÖ.106-43 yıllarında yaşamış bir filozofun kaleminden okuyoruz dostluk kavramını.. Tabi ister istemez modern dünyamızın arkadaşlık anlayışını da sorguluyoruz okurken Bu kitap, dostluğu sadece basit bir arkadaşlıktan öte, erdem ve karşılıklı güven temeli üzerine kurulu, insanın hayatta sahip olabileceği en kıymetli hazinelerden biri olarak tanımlıyor. Aslında günümüz karmaşasında unuttuğumuz pek çok insani değeri de bizlere yeniden hatırlatıyor. Kısa ve net bir anlatım var. Olay örgüsüyle değil, tamamen düşüncelerle ilerliyor paylaştığım alıntılardan da anlayabilirsiniz. Daha çok deneme tarzı olduğu için bu tarzı sevenler gerçekten keyif alır, diğer türlü biraz durağan gelebilir. Sizce bugün sosyal medyanın ve hızlı tüketilen etkileşimlerin olduğu bir çağda, Çiçero’nun bahsettiği o “çıkarsız ve erdemli dostluk” anlayışını yeniden inşa edebilir miyiz, yoksa bu kavram artık sadece kitap sayfalarında kalan bir idealden mi ibaret?
Dostluk ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,393 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bazı Vedalar Sessiz Yaşanır
Puan vermedi
9/10 ️️️️️ Bazı kitaplar sessizce gelir ve bittiğinde geride derin bir iz bırakır. Turnalar Güneye Uçarken benim için böyle bir kitaptı. Lisa Ridzén, yaşlılık, yalnızlık, sevgi ve vedalaşma üzerine oldukça dokunaklı bir hikâye anlatıyor. Bo karakteriyle birlikte geçmişe dönüyor, pişmanlıklara, söylenemeyen sözlere ve insanın hayatının son döneminde yaptığı iç hesaplaşmalara tanık oluyoruz. Özellikle köpeği Sixten ile olan bağı ve Alzheimer hastası eşine duyduğu sevgi beni çok etkiledi. Kitabı okurken sık sık durup düşündüm. Hayatın ne kadar hızlı geçtiğini, sevdiklerimizin bir gün yanımızda olmayabileceğini ve çoğu zaman duygularımızı ifade etmek için geç kaldığımızı hatırlattı bana. Yazar bunu büyük olaylarla değil, sade ama güçlü bir anlatımla başarıyor. Bu kitapta yüksek tempo ya da şaşırtıcı olaylar arayanlar aradığını bulamayabilir. Ancak insan ruhuna dokunan, karakterlerin duygularını hissettiren ve okuduktan sonra uzun süre akılda kalan hikâyeleri sevenler için çok özel bir eser. Kitabı bitirdiğimde içimde hem bir hüzün hem de garip bir huzur vardı. Tıpkı gökyüzünde güneye doğru süzülen turnaları izliyormuşum gibi... Sessiz, sakin ama unutulmaz bir yolculuktu
Edebiyat
Turnalar Güneye UçarkenLisa Ridzén · Timaş Yayınları · 2025317 okunma
Puan vermedi·85 syf.··
2026 44. kitabı
Kitap, şairin aşk, özlem, ayrılık ve hüzün temalı lirik şiirlerini içerir; ancak adını veren uzun şiir ("Bir Gün Anlarsın") kitaptaki en ikonik ve popüler parçadır. Bu şiir, yıllardır seslendirmelerde, sosyal medyada ve edebiyat severler arasında ayrı bir yere sahiptir. Ümit Yaşar Oğuzcan (1926-1984), geleneksel Türk şiiriyle modern duyarlılığı birleştiren, özellikle aşk ve hüznü samimi, akıcı bir dille anlatan bir şairdir. Faruk Nafiz Çamlıbel duyarlılığına yakın bir üslubu vardır. Kitap, aşkın acısını, çaresizliğini ve geç kalınmışlığı merkeze alır. Ana temalar Aşkın sancılı hali: Sevmek, beklemek, özlemek ve kavuşamamak. Hayatın boşluğu ve pişmanlık: Her şeyin (şeref, fazilet, güzellik) bir anda anlamsızlaşması. Yalnızlık, çaresizlik ve ölüm: Özellikle son bölümde mezar imgesiyle doruğa çıkan bir kabulleniş ve sonsuzluk vurgusu. Zamanın acımasızlığı: Geçen yıllar, yaşlanma, kaçırılan fırsatlar. Şiir, ikinci tekil şahıs ("sen") üzerinden anlatılır. Bu, hem sevgiliye hitap hem de okuyucuyu doğrudan içine çeken bir etkiler yaratır. Dil sade, imgeler somut ve duygusal olarak yoğun olsa da karmaşık değildir; bu da şiirin geniş kitlelerce sevilmesini sağlar. Kitabın başlık şiiri, bir dizi "Bir gün anlarsın..." tekrarıyla ilerleyen, ritmik ve epik bir monologdur. Yapı olarak tekrarlar (refrain) üzerine kuruludur ve giderek yükselen bir duygusal gerilim yaratır. Ana bölümler ve ilerleyişi Uykusuz geceler ve fiziksel acı: Sevgilinin hayaliyle uykusuz kalan, çaresiz ağlayan bir âşık tasviri. "Sevmek ne imiş bir gün anlarsın" nakaratıyla başlar. Değerlerin çöküşü: Aşk uğruna şeref, fazilet, iyilik gibi kavramların boşalması; başını duvarlara vurma hali. Varoluşsal sorgulama: Ellerin ne işe yaradığı, dünyaya neden gelindiği, aynada güzelliğe bakıp geçen yıllara
Bir Gün AnlarsınÜmit Yaşar Oğuzcan · Alpay Yayınları · 1967206 okunma
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 20:46
Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum Ağladım – Paulo Coelho "Pilar, bir kadının ağlayabilmesi için önce acı çekmesi gerekmediğini söylüyor. Bazen sadece bir şiir okumak, bir şarkı dinlemek ya da gün batımını izlemek bile yeterli." Peki ya bu kitap? Bir şiir gibi okunup, bir gün batımı gibi içimize işliyor mu? Yoksa herkesin ulaşamadığı, kapalı bir kapı mı? Aşk ile İman Arasında Bir Hikâye Kısaca konu etmek gerekirse: 11 yıl aradan sonra bir tesadüfler dizisiyle çocukluk arkadaşı Pilar'a yeniden rastlayan genç bir adam… Kendini "eski bir inanan, yeni bir şüpheci" olarak tanımlayan Pilar ve dini mucizelere inanan mistik eğilimli eski arkadaşı... Hikâyeleri, Pilar'ın sıradan planlarının aksine İspanya'nın küçük bir köyünde başlıyor ve Fransa'nın güneyinde, Meryem Ana'nın görüldüğü inanışı olan, hac merkezi Lourdes'a kadar uzanıyor. Kitap, belirgin bir olay örgüsünden ziyade iki karakterin inanç ekseninde yürüttüğü derin sorgulamaların bir dökümü. Özgün Bir Üslup, Kişisel Bir Okuma Deneyimi Coelho'nun dili bu kez diğer romanlarına göre biraz daha ağır, felsefi sorgulamalarla dolu. Kitabı okurken bir olayın içinde kaybolmayı beklemeyin. Bu bir masal değil; daha çok bir ruh halinin, bir sorgulamanın romanı. Bu yönüyle okuyucudan çok fazla yorum yeteneği bekliyor. Belki de bu yüzden, size büyük bir katkı sağlamadığını söylüyorsunuz. Ama açıkçası, kitap benim için de olaylardan çok, Coelho'nun satır aralarına serpiştirdiği o küçük anekdotlarla, hayata dair o derin, incecik imalarla değerliydi. Okurken Kendi Perspektifinizle Yorumlamalısınız Ana fikri genel olarak özetlemek gerekirse "İnanç, bir seçimdir; sevgiden ayrı değildir ve her ikisi de cesaret ister." Bir Hristiyanlık okuması olarak değerlendirilse de kitap, aslında her türlü inanç sisteminin (veya inançsızlığın)
1000Kitap
Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum AğladımPaulo Coelho · Can Yayınları · 201510,6bin okunma
Ciddi misiniz?
Bir iki bolum okuyup biraktim. Aslinda guzel düsünülmüş. Yanlis anlasilmasin kitap degil guzel dusunulen. 12,13 yaşindaki kizlara hitap edip belli bir basari saglamak kismindan bahsediyordum. Kitap ve hikayesi mantiktan tamamen uzak, garip yani. 'HIDROLIK ASIT' nedir ya? Adsfsdfzsxs Yazar(lafın gelişi) burada ne anlatmis diye soru sorulsa gençler puan birakir sinavda. Burada kimi suclayalim şimdi? Akıllarina 5-10 sayfa tutacak fantazileri geliyor ve üzerine 300 sayfa zirva ekleyip ergen kızlara satiyorlar. Yayinevleri artik biraz secici olmali. Biraz diyorum bakin sadece birazcik
Ateşpare 1Ceren Melek · Ephesus Yayınları · 20224,436 okunma