Aşk...Senin bendeki yansıman ve her lisanın bir araya gelince tanımlayamayacağı derin bir duygu...Yokluğun zamanın en acımasız hali ve varlığın zamanın ötesinde olan tarifsiz bir mutluluk...Özlemek seninle anlam kazandı,Zaman senin tükettiğin bir yanılgı.Gözlerimde gözbebeklerinin nakşı...Elimde avucunun sıcaklığı....
Bitmedi rüyalarım mutlu sonla...
Duygu ve Düşünce
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Her rüyanın aynı salı öğleden sonra gerçekleşmesini beklemiyorum. Zamanlamayı anlıyorum. Mevsimleri anlıyorum. Bazı şeylerin yapımının yıllar alabileceğini anlıyorum. Ama aynı zamanda inanıyorum ki, bir gün, bugüne kadar inşa ettiğim her şey aynı yaşamda bir araya gelebilir. Ev gibi hissettiren bir aşk. Beni heyecanlandıran iş. Bana özgürlük veren para. Beni besleyen dostluklar. İçinde yaşamaktan mutluluk duyduğum bir beden. Huzur. Neşe. Arzu. Amaç. Birini diğerine sonsuza dek feda etmek zorunda olduğum fikrini kabul etmeyi reddediyorum. Sevilmekle başarılı olmak arasında seçim yapmak zorunda olduğuma inanmıyorum. Yumuşak olmakla güçlü olmak arasında seçim yapmak zorunda olduğuma inanmıyorum. Anlamlı bir yaşam ile karlı bir yaşam arasında seçim yapmak zorunda olduğuma inanmıyorum. Belki bugün hepsini kaldıramam. Belki bazı parçalar diğerlerinden önce gelir. Belki bazı hayaller diğerlerinden daha fazla zamana ihtiyaç duyar. Sorun yok. Yapmayacağım şey ise, bir şey henüz gerçekleşmedi diye daha azını istemem gerektiğine kendimi inandırmak. Kıtlığı bilgelik olarak adlandırmayacağım. Hayal kırıklığını olgunluk olarak adlandırmam. İsteklerimi mevcut koşullarıma uydurmak için küçültmeyeceğim. Bugün her şeye sahip olmamam, gelecekte her şeye sahip olamayacağım anlamına gelmez. Ve çocukluğumdan beri süregelen bu inanç beni çok şeyin üstesinden getirdi. Çünkü daha dolu bir hayatın mümkün olduğuna gerçekten inandığınızda, yetinmek gereksiz gelmeye başlar. Daha iyi bir aşkın var olduğuna inanıyorsam, doğru olmayan bir aşka neden tutunayım ki? Anlamlı bir başarının mümkün olduğuna inanıyorsam, beni tüketen bir işte neden kalayım ki? En derin arzularıma sırf beklediğimden daha fazla sabır gerektiriyor diye neden ihanet edeyim ki? Bekleyebilirim.
Substack
Tek başına mutlu olanların hayatına girmek kolay değildir. Bob Dylan
İnsan ve Hayat
Biraz da yer altı edebiyatı...
O kadar sevin ki kendinizi, kimseleri yaklaştırmayın, geberin yalnızlıktan. Ve her defasında bitkin düşüp sıfırın altı adamlara güvenin, öldürsünler tüm hislerinizi. Akabinde sarılın yürekli bir adama, yaşam destek ünitesi edinin kendinize. Seyredin bu güzel adamın gözlerinden kendinizi, nasıl da mutluluk verdiğinizi. Ve şimdi, konuşacak olsanız tek bir gerçek kelime... ...ne kendinizi affetme şansınız kalırdı, ne de günahlarınızdan sizi arındıracak bir çile.
Duygu ve Düşünce
Sevgi dili 32..
— Bana neden bu kadar değer veriyorsun? Çünkü insanlar birbirlerini sadece sevdikleri için değil, kendilerini nasıl hissettirdikleri için de hayatlarında tutarlar. Senin yanında kendimi anlatmak zorunda kalmıyorum mesela. Her cümlemi açıklamaya çalışmıyorum. Her duygumu savunmuyorum. Bazı insanlar vardır; yanlarına gidince yorulursun. Bazıları vardır; yanlarından ayrılınca. Sen ikinci gruptansın. — Ama ben kusurluyum. Kim değil ki? Hem insanı özel yapan kusursuzluğu değil, kendine ait yaralarıdır biraz da. Bir gün yüzündeki gülümsemeyi, bir gün gözlerindeki hüznü, bir gün kimsenin görmediği yorgunluğu seviyorsun. Sevgi, bir insanın en güzel taraflarına hayran olmak değil sadece; en kırık yerlerini görünce de gitmemektir.
Duygular