Aşk Çarpması
Gözlerinde müthiş bir heyecan, mutluluk ve bir o kadar güçlü bir hüzün ifadesi vardı. O an neyi fark ettim biliyor musunuz? Kalp atışlarımı. Kulak zarlarımda bile hissettiğim bir güçle gümbürdüyordu. Yıllar evvel ölen kalbim işte böyle yeniden hayata döndü.
Alıntı
“Ey soyumdan ve aşkımdan yana olan kalbim her şeyden umut kesilir her şey kırık sen ufalınca oysa son provasını yapıyoruz bir büyük destanın.” sonsuz bir biçim olacak o herkes katılınca
“Aşk, evlilikten sonra gelir. Unutma: Evlenmeden önce alevlenen aşk yangını evlilikle söner ve geriye boş ve kederli bir yangın yeri kalır. Evlendikten sonra duyulan aşk da biter elbette, ama onun yerini mutluluk alır. Buna rağmen bazı aceleci budalalar evlenmeden önce âşık olup yana yana bütün aşkı tüketirler. Niye? Çünkü hayatta en büyük amacı aşk sanırlar.”
Sayfa 208·Kitabı okuyor
Alıntı
Ama nasıl böyle bir şey düşünebilirim Tanrım? Her şeyi bir başkasına aitken, hiçbiri benim için değilken nasıl bu kadar kör olabilirim; hatta bana karşı sevecenliği, alakası, sevgisi bile... evet, bana olan sevgisi bile, kısa süre sonra birisiyle buluşacak olmanın verdiği bir mutluluk ve bu mutluluğu benimle paylaşma arzusundan başka bir şey değilken?
Sayfa 42·Kitabı okuyor
Alıntı
Evet, insanın, birini sevince, aşkı üzerine düşmeye başlarken, beylik anlamlarıyla mutluluk ve mutsuzluk, kötülük ya da erdem gibi kavramlardan değil, onlardan daha yüce, daha önemli bir şeylerden hareket etmesini yahut da hiçbir şey düşünmemesi gerektiğini nihayet anlamıştım.
Sayfa 60·Kitabı okudu
Anlam sorusunu kurcalamayı kendimize yasaklayacak bir durum yok. Önemli olan, mutluluğun bu sorunun sorulmadığı noktada kendini gösterdiğini mümkün olduğunca çabuk anlamaktır. Bu bir aydınlanma, parlak bir mutluluk, bazen bir coşku anı; ama aynı zamanda çok basit bir deneyim olabilir, ki genellikle öyledir. Çok hoşunuza giden bir gezi yaptınız, sizi göklere çıkaran bir aşk ya da erotizm yaşıyorsunuz, arkadaşlarınızla bir gece geçirmektesiniz ve birdenbire bu deneyimin -gezi, aşk, cinsellik, arkadaşlık- kendi kendini doğruladığını anlayıverdiniz, hep başka bir şeye gönderme yapacak bir duyguya bağlı olmaksızın hem de. Bu deneyim o kadar dolu, o kadar mutluluk verici, o kadar yalındır ki, başka bir gerekçeye ihtiyacı yoktur. Bu dakikadan itibaren artık anlam arayışında değilizdir, gerçeği, doğruyu, varoluşu tecrübe etmekteyizdir. Anlam arayışı sonunda ucu daima dine varır, çünkü sadece öteki üzerinden var olabilir anlam: Hayatın anlamı başka (ölümden sonraki) bir hayat, dünyanın anlamı dünyadan başka bir şey, yani Tanrı olabilir ancak. İnananlar için ne mutlu. Ama filozof yorumbilgisi yapmaz. O anlamın değil gerçekliğin peşinde koşar. Ve bilge kişinin ulaştığı, daha doğrusu içinde bulunduğu, zevk aldığı şey de hep eksikliği duyulan anlam değil, hep var olan gerçekliğin ya da sonsuz doğruluğun bir parçasıdır - filozofun dahil olduğu, onu aşan, taşıyan, alıp götüren ve şimdiki zamanda tek bir bütün oluşturan gerçeklik ile doğruluğun ...