Kitaptaki herkes delirmiş. Saçma sapan bir sürü cümle. Kitabı arkadaşımdan ödünç aldım, daha kitabın başında saçmalık olduğunu anladım ama ödünç olduğu için kaldırıp atamadım. Kendimi zorlaya zorlaya okudum ama umarım en kısa sürede okuduklarım aklımdan silinir gider.
Kitabın başında büyük bir şehirde, yoğun bir şekilde çalışan bir kadın var. En yakın arkadaşı meğer kanser olmuş ve Nepal'deki el yazması bir kağıtta yazan tarif, sır, her neyse onu kurtaracakmış çünkü o buna inanıyormuş. Ben hastayım sen git getir diyor, o da her aklı başında insan gibi "saçmalama, ben çalışıyorum, doğru olup olmadığını bilmediğin bir şey için beni dağın başına (himalayalardaymis) gönderme ben oralarda naparim diyor" ama arkadaşı "bunca yıldır senden hiç bir şey istemedim bak nolur" diye israr edip eline karar verince baksın diye bir zarf veriyor. Sonra kız "ne kaybederim gideyim, ölürse pişman olurum" deyip gitmeye karar verip zarfı açıyor ki hemen yarın için bilet, rehber ve otel bilgisi falan her şey ayarlanmış. Arkadaşı da telefonu kapatmış bir süre ortadan kaybolacakmis. Buralarda ben tetiklenmeye başladım zaten. Başka birisi için yapılacak fedakarlığın da bir sınırı olur, bu kadar da emrivaki olmaz diye diye okuyordum.
Kız kalkıyor gidiyor. İlk andan itibaren otel sahibesinden tut rehbere kadar kızın işiyle alay etmeye başlıyor. Bir de sert sert konuşup güya kişisel gelişim tavsiyesi veriyorlar. Herkes ama herkes aynı şeyleri söylüyor, herkes her şeyi anlıyor falan.
Sonra el yazmasını verecek adam acil bir iş için kalkmış dağın başında bir tapınağa gitmiş, oraya gitmeleri gerekiyormuş. Kız diyor ki "benim o kadar vaktim yok, işim gücüm var alıp hemen dönmeliyim her şeyi bir anda bırakıp geldim gidemem oralara" sonra hemen kabul ediyor ki yapmam dediği ne varsa hemen vazgeçip