Zormuyum? Evet. Anlaşılmazmıyım? Evet. Kimlerine göre bu tanımlamalarım vardı.Ben hakkımdaki tüm yorumları "hayattan geleni kabullenmek lazım" psikolojisi ile onayladım.
Anlatmak,anlaşılır olmak için çabam olmadı.Herkesin tabağına eşit miktarda aynı yemekten koyar hayat ve kim ne kadar yiyebilirse,yediği ile doyar.Kimi sunulanı sever,kimi tiksinir ya öylece ortaya konmuş bir ihtiyacım ben.Birinin sebebi,birinin sonucuyum.Bu ikisi arasında yaşar insan hayatı ve yaşıyorum.Kendimce yaşarken,yaşananlara eşlik ediyorum.
Kendi hayatıma kimi zaman yüksekten,kimi zaman bodrum katında sokağa açılan bir pencereden bakıyorum;sessizce,usul usul kimseye hissettirmeden."Aferin"lerim ile "tüh keşke"lerim herkesinki kadar.İnsanım nihayetinde...
Her insan gibi benim de aşkça günlerim geldi ve bu uğurda anılar biriktirdim.Kiminin esin perisi,kiminin aşk mabedi,kiminin vazgeçemediği uzvu,kiminin bedduasıyım şüphesiz.Adı 'aşk' işte.Aşkken kahramanlık öyküleri yazar insan,sonra tahtından düşüp yere yıkılan zalim bir hükümdar oluverirsiniz,bazen de idamlık mahkum...
Kalabalıklarda biri aşk dediğinde,'insan konuştu' diyordum sessizce çünkü aşk,insana yakılır,insanca bir ruhla,kusursuz kelimelerle ve muhakkak cesaretle konuşulabilir bir mevzudur..Tüm açlığımla aşktan sözedenlerin kapısında köle olabilirim.Yeter ki aşkça konuştuğuna inanayım...
Üç şairin tek şiiri Tomris Uyar...Daha başka nasıl anlatılabilirdi diye düşünüyorum ama fevkalade anlatmış değerli yazarımız @nazan.arisoy Daha önce okuduğum Nazım ve Cemal Süreya kitapları gibi,bu kitabını da aşkla okudum Tomris Uyar ve Tomris'e aşık 3 edebiyat adamı...kitap her satırıyla buram buram edebiyat.Okunmaya,bilmeye ve hissetmeye değer bir eser...
Keyifli okumalar dilerim...
▪︎
✔01/03-(12/21)
▪︎
■
▪︎
#nostalcikokur