Afganistan hakkında herkesin bir fikri var. Malum gariban ülke; kimin gücü, kimin ağzı varsa konuşuyor. 'Taliban sizin için ne ifade ediyor?' diye sorduğumda, 'Türkiye'deki dağdaki teröristler gibi... Güçlüydüler, bu yüzden hükümeti ele geçirdiler. Cahil bir asker çıkıp birine zorla namaz kıldırıyor; adam mecburen kalkıp namaz kılıyor ama abdestsiz... Görünürde İslamcılar,' dedi.
'Orada akrabaların var mı?' dedim, 'Kardeşim orada,' dedi. Adam kumar oynuyormuş, 5 ya da 7 tane mi ne çocuğu varmış, hepsi de kız... 'markete bile gidemiyorlar' dedi. 'Kadınların çalışmaya izni yok, adam da eve bakmıyor; perişan haldeler. Dahası, kadınlara telefon yasak olduğu için iletişimimiz de kesik. Onlar ya arıyor ya aramıyor.' Adam kumarda telefonu ortaya koyduğu (bahse girdiği) için haliyle iletişim daha da zormuş.
'Okuyabiliyorlar mı?' dedim. 'Kadının şu kadar değeri yok,' dedi. 'Adam eve 10 tane kuma diye kadın getiriyor. (okumak ne kelime) Erkekler de okuyamıyor, eğitim kısıtlı.' Kadına sıra mı gelicek tabi?.. Kadına telefon yasak, sesli konuşmak yasak, okumak yasak.
Bastıra bastıra sordum, 'Kadınlar bazı bölgelerde dışarı çıkabiliyor mu?' dedim. 'Komşuya bile gidemiyor,' dedi.
Herkes klavye delikanlısı olmuş. Devir, devir değil. Erkeklerin eline (insafına) bırakılan nice kadın, bir de hükümetin baskısına maruz kalmış. Bütün erkekler aklı başındaymış gibi konuşmak akıl kârı değil. Bunu savunmak din değil, kadın düşmanlığıdır. Gidip yerinden dinlemek istedim. Bu kadarını açıkçası ben de beklemiyordum. Kadının kırık bir Türkçesi var; yazdıklarım kelimesi kelimesine aynı olmayabilir, bunu da Allah'tan korktuğum için not düşüyorum. Yalan yanlış anlattığım bir şey yok.