8/10
·560 syf.··
2026 38. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:00
Atatürk'ün hayatı ile ilgili ayrıntıları okumak benim için oldukça keyifliydi. Kitap akıcı bir şekilde ilerliyor ve özellikle Mustafa Kemal'in çocukluk, gençlik ve eğitim yıllarına dair birçok detayı bir arada görmek hoşuma gitti. Ancak aynı yazarın Latife Hanım kitabını daha etkileyici bulduğumu söylemeliyim. Bunun bir nedeni muhtemelen Mustafa Kemal hakkında zaten belirli bir bilgi birikimine sahip olmam; Latife Hanım'ın hikâyesi ise benim için çok daha fazla yeni bilgi ve keşif içeriyordu. Kitap, Mustafa Kemal'i sadece asker ve devlet adamı kimliğiyle değil, insani yönleri, özel hayatı, dostlukları ve ilişkileriyle de anlatmaya çalışıyor. Bu yönünü değerli buldum. Ancak bazı bölümlerde yazarın bakış açısını fazlasıyla hissettiğim için zaman zaman daha mesafeli ve dengeli bir anlatım beklediğimi de söylemeliyim. Buna rağmen sıkılmadan okuduğum, Mustafa Kemal'in hayatına farklı açılardan bakmamı sağlayan, akıcı ve keyifli bir biyografi oldu. Özellikle Atatürk'ü sadece tarih kitaplarındaki bir lider olarak değil, bir insan olarak da tanımak isteyenlere rahatlıkla tavsiye edebilirim
Mustafa Kemal Atatürk Mücadelesi ve Özel Hayatıİpek Çalışlar · Yapı Kredi Yayınları · 2018419 okunma
9/10
·240 syf.··
2026 122. kitabı
Herkese Merhaba Bugün sizlere Reşat Nuri Güntekin kaleminden Kan Davası kitabının yorumu ile geldim Haziran ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 240 sayfalık bir kitap •Reşat Nuri Güntekin’in ölümünden sonra yayımlanan bu gizli kalmış cevher Kan Davası, edebiyatımızın en sert, en ayakları yere basan toplumsal gerçekçi romanlarından biri. Kitabı bitirip kapağını kapattığımda, içimde Anadolu'nun o çetin rüzgarı esiyordu sanki. Tür olarak tam bir toplumsal eleştiri ve karakter romanı. •"Bütün hayatımda yalnız yaşamıştım. Mektepte yalnız, hatta ordunun kalabalığı içinde yalnız..." Ömer, Balkan ve Dünya Savaşları'nda cepheden cepheye koşmuş, gençliğini oralarda bırakmış eski bir subay. Savaş bitince asıl savaş cehaletle diyerek köy öğretmeni oluyor. Odasında hâlâ portatif asker karyolasıyla yatan, kalabalıklar içinde bile yalnız olan ama bu yalnızlığı sulu boyalarıyla, resim çizerek lezzetli bir sığınak haline getirmiş.  •Ömer’in gittiği yer öyle sıradan bir köy değil; gerçek bir ay ili gibi dünyamızın üstünde asılı kalan Yukarı Sazan Dağı... İnsanların açlıktan kurt sürülerine baltalarla saldırdığı, köstebek yuvalarında yaşadığı vahşi bir izolasyon. İşte bu çetin coğrafya, Aşağı ve Yukarı Sazan köyleri arasında nesillerdir süren, ilk nedenini kimsenin hatırlamadığı o körü körüne inandıkları kan davası canavarını besliyor. •Peki, bunca savaştan çıkmış yorgun bir adam, neden bu vahşi dağ başında eşkıyalarla ve bu anlamsız nefretle uğraşır? Ömer’i yıllar önce Bozova İstasyonu’nda karşılaştığı, ona kırık bir çeşme tasıyla su içiren, kimsesiz adsız bir küçük kızın hatırası buraya bağlıyor. Ömer o kızı hiç unutamamış, sürekli onun büyümüş halini resmetmiş. •Çünkü o adsız kızın temsil ettiği çocuk şefkati ve vicdan Ömer’in omuzlarına tırmanmış bir kere. "Nereye gitsen avucundaki su tası ve
Kan DavasıReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2026851 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Tanpınar’a bunu neden yaptın Murat’cım :)))
7/10
·376 syf.·
2026 69. kitabı
Evet Murat’cığım, şimdi sana ne demeliyim bilemedim :))) Sen git edebiyatın duayeni Ahmet Hamdi Tanpınar’ı şekilden şekile sok, adama bin türlü eziyet çektir, sonra da gelip benden alkış bekle! Adam bugün yaşasaydı sana ne derdi, doğrusu çok merak ediyorum. Bu arada kitabını okurken Ahmet Hamdi Tanpınar’ın bütün fotoğraflarını inceledim. Dediğin gibi bayağı yakışıklı adammış. Sen o naif ruhlu, zarif parmaklı, zehir gibi çalışan zihne sahip adamı nelere bulaştırdın böyle? Adamı al, hiç olmayacak bir aşk üçgeninin içine sok; kafasını karıştır. Yetmezmiş gibi katil yap, hapse attır. “Bu da az oldu” deyip ölen Bahtiyar’ın ruhunu musallat et. Bitti mi? Yoo, kesinlikle bitmedi! Bu kadarla yetinmeyip eğitim seviyesi tavan yapmış dört asker komando ile boks dövüşüne çıkar. Adamın parmakları yazmak için yaratılmış be adam! :))) Senin nasıl bir hayal dünyan var böyle? Her neyse, bu benim seninle tanışma kitabımdı Murat’cığım. Ama mümkünse bir daha bir araya gelmeyelim lütfen. Hadi ben kaçar. Sevgiler :)
Tanpınar'a Huzur YokMurat Menteş · Everest Yayınları · 2026723 okunma
6/10
·232 syf.·
2026 30. kitabı
Öncelikle şunu söylemeliyim ki herkesin ölüp bittiği kadar etkileyici bulmadım bu kitabı. Son 30 sayfaya kadar durağan ilerleyen, hatta ilerlemeyen bir olay örgüsü var. Sürekli aynı olay çerçevesinde dönüp dolaşıp aynı noktaya geliniyor. Herkes yıllardır olması muhtemel bir savaşı artık tek beklentileri buymuş gibi bekliyor. En ufak bir hareket bir umut oluyor ancak yine başlanan noktaya dönülüyor. Herkesten izole bir hayat yaşanan Bastiani Kalesi'nde hayat tam olarak yukarıda bahsettiğim gibi geçip gidiyor. Karakterimiz Drogo yalnızlığı ile dikkat çekiyor roman boyunca. Koca dünyada kendine yer bulamamış da bu kale onun sığındığı bir yer olmuş gibi. Sığındığı diyorum ama aslında oraya da ait gibi değil. Zaten gidecek bir yeri, bekleyen bir çevresi olmayan birinin mecburiyeti gibi hissettirdi bana. Zamanla artık hayattan tek beklentisi, Tatar'ların bir an önce saldırması oluyor. Koca bir ömür bu umuda tutunarak gelip geçiyor adeta. Oradan gitmek, şehirde yeni bir göreve başlamak uzak bir hayal olarak kalıyor. Orada onu bağlayan, orada olması gerektiren bir sebep var gibi hissediyor. Roman ilerledikçe genç bir asker olarak geldiği kalede artık yaşlı bir adam olarak varlığını sürdürmektedir. Peki hep o beklediği savaş gerçekleşti mi? Saldırı oldu mu? Bu saldırının kahramanı olabildi mi? Bu soruların cevabını yazar son 30 sayfaya sığdırmış. Ama okuyucu zaten kitabın sonunu bence az çok tahmin edecektir. Beni çok etkileyen bir okuma olmadı. Herkesin mutlaka okumalısın dediği kadar etkileyici bir kitap değildi. Varoluşsal sancılar, yaşamı sorgulama, beklenti, umut etme, hayal kırıklığı gibi temalar ilginizi çekiyorsa emin olun bu kitaptan daha iyi yansıtan kitaplar var. Yine de ortalama bir kitaptı. Okunabilir.
1000Kitap
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma
Ölüm gerçekten bir son mudur diyor yazar
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
Candan özer araf dünyasını metafiziği ve metafiziki varlıkları inançların hiçbirini kırmadan incitmeden anlatmış ve sabanın acıklı hikayesine örtük bir ileti olarak eklemiş oğlunu daha beş yaşında hastalıktan kaybeden bir yıl sonrada peşpeşe uğruna mazoşisti olduğu kocası ve ailesini kaybeden sabanın duvar olmasını içeren süreç ve engin adlı asker erinin onu mezarlıkta görmesiyle kabuğundan çıkması ve yeniden aşka yürümesi ve tabii ince insanların sonu olan ölüm…
ArafCandan Özer · Panama Yayınları · 2014437 okunma
7/10
·168 syf.··
2026 174. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 19:33
Vahşi bir şekilde öldürülen asker Palomino Molero cinayetinin ardından gelişen olaylar ve bölge halkının cinayet üzerine türlü türlü dedikoduları üzerine görevlerini yapmaya çalışan iki memurun hikayesi. Bir solukta bitebilecek bir kitap ama ben biraz uzattım tabi aynı anda bir kaç kitap okuduğum için. Oldukça keyifli bir okuma oldu, yazarı yeni keşfettim sayılır, bu kitap ile birlikte okuduğum ikinci eseri,tavsiye ediyorum.
Palomino Molero'yu Kim ÖldürdüMario Vargas Llosa · Can Yayınları · 1991200 okunma