Ben o yoksul yörelerin çocuğuyum, büyük yoksulluklarin içinde doğmuş, ezilmiş, aşağılanmış, yasaklanmış, yok kabul edilmiş, hapishanelerde ve sürgünlerde kalmış, sayılamayacak kadar çok zorluğu tek tek aşarak binbir güçlükle yazarlık yapmaya çalışan, eksiklikleri fazla, olanakları az bir yazarım; bir anlatının olgunlaşması benim için çok zaman alıyor ve neredeyse bir doğum gibi acılı, sancılı oluyor.
Destekçileri olmaksızın ne kalıcıdırlar ne de güven icinde yaşayabilirler. Zira kendi mevkilerini devam ettirebilecek bilgi ve güçten yoksundurlar. Bilgiden mahrumdurlar çünkü o güne kadar sıradan bir hayat yaşamış kişiler çok güçlü karaktere ya da özel yetilere sahip olmadıkça devleti nasıl yönetmeleri gerektiğini bilmezler.