Gördüğüm, duyduğum, dokunduğum her şey; içimde bir yerde iz bırakıyor. Sonra o izler, zaman geçince konuşmaya başlıyor. Ben de onları dinleyip yazıya çeviriyorum.
Bugün aşkı yazabilirim, yarın nefretin soğuk yüzünü… Bir başka gün toplumun içinden sızan bir yarayı ya da insanın kendisiyle yaptığı görünmez savaşı.
Ben anı değil, yankıyı yazıyorum.