Arif Sinan Kılınçarslan

Arif Sinan Kılınçarslan
@askilincarslan
Türk Kendi hayat çizgisinin yaşayanı
Anlamın Acısını Çıkarmak
9/10
·155 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
“Yaşamak için bir nedeni olan kişi, hemen her nasıla dayanabilir.” Friedrich Nietzsche Kitapta sık sık tekrarlanan bu söz aslında işin özünü ortaya koymak adına yeterli bile fakat bugün sadece İnsanın anlam arayışını değil anlamın insanda yarattığı etkileri de konuşmak gerek. Viktor Frankl kitabında kendi geliştirdiği logoterapi metodunun hangi şartlarda olgunlaştığını bizlere anlatıyor. Tabi ki sadece hikaye olarak değil logoterapinin uygulanma anlarını da okuyoruz. İnsanın en tükendiği anın hayatının anlamına dair inancının bittiği an olduğunu gösteren yazarımız ; Günümüz toplumlarının kendi toplama kamplarını nasıl yarattığı ve kendini hapsettiği üzerine de bir alan açıyor okuyucusunun kafasında. Kendi deneyimimle anlam üretmenin ne denli kritik olduğunu düşündüm sayfaları okurken. Çünkü insan anlam üretemez ise kendini diğer canlılardan ayıran özelliklerden birini kaybediyor. Bu da insanda büyük bir buhranın kapılarını açıyor. Varlığımızın ispatı olan anlam işte bu kadar önemli. İkinci bir dikkate değer nokta kitapta acı kavramının işlenme biçimi. Acı saf bir varlık gösterisi olarak sunulmuyor aksine acının verdiği şeyler anlamın temelini inşa ediyor. Acı ile anlamın yapı taşları döşeniyor. Kitapta neredeyse bütün yakınlarını kaybeden yazarımız bu kayıpları kendi anlam inşasında bir basamak olarak kullanmayı biliyor. Aslında bu çok etkileyici bir şey fakat acı her zaman bu kadar kolay eğilip bükülebilen bir şey midir ? İşte bu soru beni antik Yunana Stoa'ya götürüyor. Temel düşüncelerden biri "Eğer varlığının etki edeceği bir şey varsa etki et fakat varlığının etki edemeyeceği bir şey için üzülme ve kendine zulmetme onu kabullen." olan Stoa ile Viktor Frankl'ın logoterapisine selam çakıyor. İşte bu düşünce temelinde logoterapi insana içinde bulunduğu ama
2024 Okuma Raporları
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,3bin okunma
Reklam
Türkiye'ye Kendi Gözümüzle Bakmak
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2023 16. kitabı
·
2408 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2023 18:15
Anadolu ve İstanbul ile olan münasebetimiz belki kabaca 1000 yıllık bir hikaye fakat hem Anadolu'nun hem de İstanbul'un, milletimiz ve kültürümüzle kaynaşması ve yeniden üretilen maddi ve manevi hayat 1000 yılı aşacak kadar zengin ve etraflı. İşte bu zenginliğin ele avuca sığmayışı, kitabımızda Erzurum, Konya, Ankara, Bursa ve İstanbul pencerelerinden seyrediliyor. Hem de mahir bir kalem vasıtasıyla. Bir gezi ve anı kitabı olarak adlandırabileceğimiz metinleriyle Beş şehir aslında dört başı mamur bir tarih ve sosyoloji anlatısı. Bir şehri ziyaret etmenin ve o şehir hakkında ne bilmemiz gerektiğini öğreten bir ders kitabı gibi Beş şehir, böyle bir düşünce belki biraz sığ gelebilir fakat Ahmet Hamdi, yine bir ufuk açma konusunda eline su döktürmüyor. Bir şehrin yaşayan tarafları ile bizzat kendisi olabileceğini gösteriyor bizlere. Kitabı okurken bugüne kadar ziyaret ettiğim yerleri aklımda kaldığı kadarıyla tekrar gözümün önüne getirdim. Beş Şehir'in benim için en büyük kazancı, ziyaret etmenin ve bulunduğum şehri önemsenmenin önemi oldu. Artık her yeni yer ve nokta gözümde bambaşka bir pencereyle var olacak. Kitabın sosyolojik ve tarihsel zenginliği ise bambaşka bir zeminin tartışması fakat yaşadığımız toprakları en iyisinden tahlilini okumak mümkün Beş Şehirde.
2024 Okuma Raporları
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201914,2bin okunma
Bir İmparatorun Not Defterini Okumak
9/10
·
Beğendi
Bir imparatorun not defterini okumak fikri aslında ne kadar mantıklıdır ki ? Sonuçta bambaşka hayatların pencerelerinden bakmak kendi hayatımıza nasıl bir fayda sağlar ? (Bir hükümdarsak başka tabi :) ) Daha kitabı okumadan bunları soran birisi ne kadar haksız olabilir ki ? Fakat daha ilk sayfalarından itibaren fikrimizi tamamen değiştiriyor büyük hükümdar Marcus Aurelius. Marcus Aurelius Roma imparatorluğunun güçlü dönemlerinde hüküm sürmüş bir imparator fakat düşünceleri, yaşantısı ve benimsediği stoa felsefesi ile adeta bir filozof olan bir imparator. Kendime düşünceler adı verilen yazıları da kendi hayatından edindiği ve tecrübeler ve düşünceleri aktardığı bir eser. Bizden yaklaşık 2000 yıl önce yaşamış birisinden dinlediğimiz öğütlerin günümüz dünyasında geçerliliğini koruması ise bir hayli düşündürücü. Şahsen kitabı ilk kez okuduğumdan beri geçen her zamanda kitabı ne zaman elime alsam aynı cümlelerde o ânıma hitap eden anlamlar bulmam bakımından benim için paha biçilemez bir kitap. Marcus Aurelius'un benimsediği felsefe'nin en güzel yanı gerçekten evrenselliğe yakın oluşu. Kitapta da atıf yapılan Epiktetos'un stoa felsefesini benimsemiş bir köle oluşu stoa'nın hem bir imparator'a hem de bir köleye aynı ilkelerle anlam verebilmesini ve kendi alanında belki de tek olmasını sağlıyor. Kitabın en can alıcı yanı daha önce de vurguladığım gibi zamansız ve herkese hitap eder oluşu. Hayatımızı ne kadar doğa ile uyumlu hale getirirsek o kadar dengede olacağımızı söyleyen filozof imparatorumuz, stoa'nın en temel yasasını aslında kendine yani biz okuyuculara hatırlatmış oluyor. Kitaptaki bir diğer husus ise psikoloji'de negatif görselleştirme denilen, en kötü senaryo'yu simüle ederek, özdirencimizi artırmak. Marcus Aurelius diyor ki "sabah yataktan kalkmadan o gün
2024 Okuma Raporları
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Say Yayınları · 201627,9bin okunma
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2408 günde okudu
·
2023 16. kitabı
Ahmet Hamdi Tanpınar
7.8/10 · 14,2bin okunma