YILAN VE GECENİN KANATLARI
#yılanvegeceninkanatları #carissabroadbent
#kitapalıntısı
"Onlar güç için savaşıyordu, bense hayatta kalmak için savaşıyordum. "
#kitapyorumu
Selam
Yılın favorisi diyeceğim kadar çok sevdiğim bir kitap okudum #yılanvegeceninkanatları
Evren, bitmeyen heyecan, ölümcül turnuvalar, gerçekci karakterler, vampirlerin evrene hükmetme şekli ve o aşkkkk.....
Bize sunulan enfes bir fantastik evren...
Yazardan okuduğum ikinci kitap ve ikisi de harikaydı ama bunu daha çok sevdim. Son sayfaları heyecandan okuyamayıp, kalbimin sakinleşmesini beklediğim de doğrudur. Vampirler, cadılar başka türleri okumak onların içinde insanlara yer vermek ve en az onlar kadar güçlenmesini gelişmesini okumak her zaman en sevdiğim okuma kurgusu oluyor. Kesinlikle tüm söylediklerim olduğu gibi daha da fazlası vardı.
Düşünsenize evrene vampirler hükmediyor. Ve siz onların gözünde sadece ve sadece küçük bir insansınız. Ama günün sonunda hepsini de o turnuva da yere serebilmişsiniz. Harikaydı....
Gecedogan vampir Kralı Vincent'in evlat edindiği bir insan kızı Oraya. Vincent onu vampirlerle dolu sarayina getirdiğinde daha küçücüktü ve tehlikelerle dolu sarayda ona en yakın kişi babasıydı. Her zaman av konumunda olan Oraya'nın bu durumdan kurtulmak için tek şansı efsanevi bir turnuva olan Kejari'e katılmaktı. Üç vampir hanedanınınn katıldığı turnuvada birinci gelip vampirlerin Tanrıçası Nyaxia'an ödülünü almak için var gücüyle savaşmaya kararlıydı. Ama bu birbirinden güçlü vampirlerin arasında kendisi sadece bir insanken çok zordu. Bu sebeple hiç yapmaması gereken şeyi yapıp babasının tahtının düşmanı Raihn'le olacaklardan habersiz bir anlaşma yaptı.
Off ne kitapti diyorum. Aşırı sevdim. Karakterler harikaydı. Hiç ummadığım kişiler beni şaşırtmayı başardı ve o son.
#seldokudu #kızgıntavadaaşk
Ahh aşk aşk aşkkkk...
Ali ve Nehir...
Ali zengin bir adam olmasına rağmen, masa başı sıkıcı işler kovalamak yerine hayallerinin peşinden gider. Bir restaurant açar ve açısı olur.
Günlerini arada şirkete gidip büyük kısmını da işinde geçiren Ali tabi çapkın mı çapkındır. Ta ki...
Nehir o ailesini kaybettikten sonra teyzesi ile yaşamaya başlar. Ama eniştesi ve teyzesi her fırsatta onun iyi niyetini kullanmaktadırlar. Kendini geliştirmek yerine mezun olduktan sonra hemen iş arayışına girer. Tesadüf eseri gittiği toplantı günü karşılaşır aradığı iş ve aşk ile...
Şirkete hiç gitmek istemeyen Ali o gün gitmek zorundadır. Şans bu ya arabası bozulur ve hiç binmediği minibüse binmek zorunda kalır. Ama o da ne kartı yoktur. Onun yerine bir ceylan gözlü kart basar. Tabi bu kız giyimi ve davranışı tarzı olarak hiç de Ali'nin dikkatini çekecek kız değildir. Peki ya gözleri işte onlar Ali'yi kendine çeker. Aynı anda şirkete girseler de o bir şey söylemez. Ali'nin çok iyi bildiği bir konu varsa bu kızın oraya kabul edilmeyeceğidir. Öyle de olur...
Aşk gelmek o kalbe girmek istedikten sonra tesadüf diye bir şey yoktur. Yolları ise öyle bir kesişir ki. Ne Ali ne de Nehir o çekimin alanından kendisini kurtaramaz...
Eee yaşadıklarını, tesadüfleri o aşkın doğuşunu da kitaptan okuyun artık. Neler oluyor neler
Selamlar ;
Şimdi bitti sıcağı sıcağına yazayım dedim. Ah EMMA ah :)) niyemi değişik bir karakter. Jane Austen 'in bayanlara yönelik kitaplar yazması güzel ama niçin karakterler konusunda zayıf kalıyor bilemedim?.EMMA da değişik bir karakter , sevip sevmeme arasında gidip
geldim kitap birince ise dedim ki hayır zor bir insan , herşey etrafında dönüyor ,herşeyi bilen bilgiç bir karakter....3 farklı kadın karakterin aşkaları ve aşka bakış açıları, ve bizim EMMA'nın bu aşklar üzerindeki yorumları :)) okuyup gördüğünüzde bana hak verecekmisiniz bilmiyorum ama kitabın sonların da sanki biraz doksan derece döndü gibi oda sebebi malum aşkkkk diye düşünüyorum.. Yazarın ölmeden önce yayınlanan son kitabıymış , sıkılmadım okurken ama çok ayangönüllükler vardı .o kişi olmadı bu kişi , o da olmadı e hadı başkası ... yani :)) Bu durum da ise okuma kararı ise size kalmış ...
.
EmmaJane Austen · Can Yayınları · 202214,2bin okunma
asik oldum askKkk yuz kere agladimmmmm bayildimmmmm superiko allahim ne diyim daha martin eden 1 bu 2 hatta bu 1.5 gercekten su gibi gitti ellerine saglik alexandre dumasss
ÖLEN BİZLERİZ, ÖLEN İNSANLIK VE BU ÇANLAR HEPİMİZ İÇİN ÇALIYOR!
Hem hayatın savaşının hem de kafamızdaki savaşların kâğıda yansımalarını görmekteyiz!
Bizim kendimizle savaşımız bitmezken bir de bu birbirimizle ve doğayla verdiğimiz savaşlar neden?
Kitapta cevap belli:
Yaşasın özgürlük, yaşasın Cumhuriyet!
Peki ölüm de yaşasın mı?
Hayır, hayır, hayır!
Tanrı olsun ya da olmasın: savaş gerekli, zorunlu ya da değil, "insan öldürmek büyük bir suçtur diyor"
Ama illa ölecekse birileri: "kahrolsun faşizm!"
Uyarayım, benim gibi en kalın kitabı bile standart üç günde bitirmek istiyorsanız ki sayfalara karşı büyük bir sabırsızlığınız varsa kiiii "ama kitabı hızlı okursan anlayamazsın, sindirmek için ağır ağır okuman gerekir" diyen tayfanın aksine " yo, hızlı okusam da gayet anlayarak okuyorum ve 'hız tutkunuyum' diyorsanız stopppppp derim:) bu kitap o kitap değil:)
Yazarı ve düşünce dünyasını, kitabın ne ifade ettiğini tam anlamıyla kavrayabilmek için kitabın son sayfasına kadar sabırla gelmeniz gerekiyor, ha tabi bu her kitap için geçerli ama bu kitap için biraz daha fazla!
Dil sade ve akıcı gibi görünse de heyecan eksikti bana göre, o sayfadan o sayfaya savrulamadım açıkçası, kendimi zorla sürüklediğim anlar oldu!
Ama tüm bunlara rağmen kitapta verilen mesajlar o kadar taktire şayan ki ehh, yani kaptık bir şeyler demekten alıkoyamıyorsunuz kendinizi ki bu anlamda yazar sağolsun :)
Neler anlattı bu kitap bir bilseniz:
Entrikalar, kaoslar, yıkımlar, ihtiraslar ve aşk...
Ahhh Aşkkkk!
(Bildiğimden değil tabi bilmediğimden ama her yerde bir şekilde yer ettiğini(savaşta ve ölüm anında bile) görüşümden sitem ediyorum, senin derdin nedir oğlum bu milletle, hıı? :) )