Shinrin-yoku / Yoku Defterleri
İnsan bazen temizlenmek için suya ihtiyaç duymaz. Bazen kendi içindeki ağır sesi azaltacak başka bir varlık arar. Ne açıklama ister, ne çözüm. Sadece bir süreliğine kendisiyle baş başa kalabileceği ama kendinden kaçmak zorunda olmadığı bir alan. Japonların buna verdiği güzel bir isim var. Shinrin-yoku. Ormanın içinde yürümek. İlk duyduğumda, bunun ağaçlarla ilgili olduğunu sanmıştım. Sonra fark ettim ki mesele ağaç değildi. Orman, insanı değiştirmeye çalışmadan ona iyi gelen ilk şeylerden biriydi. Bir süre içinde kalıyorsun. Kimse sana nasıl yaşaman gerektiğini söylemiyor. Kimse seni yargılamıyor. Kimse senden daha güçlü, daha başarılı, daha mutlu olmanı beklemiyor. Ve sen, hiçbir şey olmaya çalışmadığın o kısa zamanın sonunda, biraz daha kendin olarak çıkıyorsun. O gün aklıma şu soru düştü Acaba insanın başka banyoları da var mı? Suyu olmayan… Ama ruhu yıkayan… Belki iyi bir dost… Belki güven… Belki bir kitap…
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
'Aşkın var olup olmadığını uzun süre düşündüm. Çünkü bazı şeyler vardı; dokunamıyordum ama hissediyordum. Göremiyordum ama yok diyemiyordum. Belki de aşk tam olarak buydu. Bir insanın varlığıyla değişmek, yokluğuyla da değişmeye devam etmek... Garip değil mi? Bir insanı hayatımıza alıyoruz ve onunla birlikte dünyaya baktığımız pencere değişiyor. Gittiğinde ise pencere yerinde duruyor ama manzara artık eskisi gibi görünmüyor. İnsan bazen aşkı ulaşılması gereken bir liman sanıyor. Oysa aşk, çoğu zaman limanın kendisi değil; denize açılma cesaretidir. Bu yüzden aşk hem ulaşılabilir hem de imkânsızdır. Ulaşılabilirdir; çünkü bir insanın gözlerinde, bir cümlenin içinde, bir sessizliğin ortasında karşına çıkabilir. İmkânsızdır; çünkü onu tamamen anlamaya çalıştığın anda elinden kayıp gider. Belki de aşk, sahip olmakla ilgili değildir. Belki aşk, bir insanın ruhunda kendine ait olmayan bir yere dokunabilmektir. Ve belki bu yüzden bazı aşklar yarım kalır. Ama yarım kalan her şey eksik değildir. Bazı hikayeler tamamlanmak için değil, insana kendisini anlatmak için vardır. Aşk da bazen böyledir. Sana birini vermez. Ama seni sana verir. İşte bu yüzden aşkın varlığına inanıyorum. Çünkü bazı insanlar hayatımızda kalmasa bile, bizde bıraktıkları iz yaşamaya devam eder. Ve insan, unutamadığı kişileri değil; Onların içinde uyandırdığı kendisini özler. Aşk nedir, diye sordular. Rüzgâr geçti. Cevap vermedi. Çünkü bazı şeyler anlatılmaz, Sadece değip geçer. Bir kedinin güneşte uyuyuşunda, Bir çocuğun gökyüzüne ilk kez bakışında, Kıyıya vurup geri dönen denizde, Sabaha karşı susan kuş seslerinde,
Hoyrattır bu akşamüstüler daima. Gün saltanatıyla gitti mi bir defa Yalnızlığımızla doldurup her yeri Bir renk çığlığı içinde bahçemizden, Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan Lavanta çiçeği kokan kederleri; Hoyrattır bu akşamüstüler daima. Dalga dalga hücum edip pişmanlıklar Unutuşun o tunç kapısını zorlar Ve ruh, atılan oklarla delik deşik; İşte, doğduğun eski evdesin birden Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven, Susmuş ninnilerle gıcırdıyor beşik Ve cümle yitikler, mağlûplar, mahzunlar... Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir Kağıtlarda yarım bırakılmış şiir; İnsan, yağmur kokan bir sabaha karşı Hatırlar bir gün bir camı açtığını, Duran bir bulutu, bir kuş uçtuğunu, Çöküp peynir ekmek yediği bir taşı... Bütün bunlar aşkın güzelliğiyledir. Aşklar uçup gitmiş olmalı bir yazla Halay çeken kızlar misali kolkola. Ya sizler! ey geçmiş zaman etekleri, İhtiyaç ağaçlı, kuytu bahçelerden Ayışığı gibi sürüklenip giden; Geceye bırakıp yorgun erkekleri
Şiir
-Geçici Devran
Heyecandan titretecek hevesim kalmadı, Yüreğimden silindi aşkın son damlaları. Tarihe karıştı şimdi içimdeki aşklar, Bu zaman öyle bir zaman ki , aşka güven kalmadı... "Canımdan ötesin" dedirtecek yar mı var? Eski o sevdalar şimdi şiirlerde; Ferhat, Mecnun... Aşkı için köy köy gezen meczuplar masalmış, Sevda mı kaldı kuşun kanadında? Kuşu bile küstürdüler. Sevginin kıymeti sadece anlık bir hevesmiş, Renkler, zevkler artık bir tartışma konusu. Zevkler ve heyecanlar masum bir hiçlikmiş, Her şey bu devranda geçici bir heves olarak kalmış... -turna 24.06.2026
Şiir