Kardeşleri dört sınıfa ayırmıştı. Birinci sınıfa yalnız topluluğun sırrını derinleştirmeye çalışan, Tanrı'nın üçlü adlandırılması, eşyanın üç esas unsuru: kükürt, cıva ve tuz, Süleyman Tapınağı'ndaki dörtgenin ve tüm simgelerin anlamları gibi konularla uğraşıp ne loca işlerine ne de insani işlere faal biçimde katılan kardeşleri koyuyordu. Piyer'in görüşüne göre Yosif Aleksiyeviç'in de girdiği bu (daha çok) yaşlı kardeşler sınıfına saygı besliyor ama ilgi alanlarını paylaşmıyordu. Yüreği masonluğun mistik tarafına akmıyordu.
İkinci sınıfa, arayan, tereddüt eden ve masonlukta henüz doğru, açık yolu bulamadığı halde onu bulmaktan umudunu kesmeyen ve kendine benzeyen kardeşleri koyuyordu.
Üçüncü sınıfa koyduğu kardeşler (bunlar sayıca en kalabalık olanlardı), masonlukta dış şekillerden, törenlerden başka bir şey görmeyenler, bu törenlerin ciddiyetle yerine getirilmesinde, özü ve anlamıyla uğraşmaksızın titizlik gösterenlerdi. Villarski, hatta baş locanın büyük ustası da bu saydandılar.
Dördüncü sınıf, (bunların da sayısı çoktu) kardeşliğe, özellikle son zamanlarda girenlerin sınıfıydı. Piyer'in görüşüne göre bunlar; hiçbir şeye inanmayan, hiçbir şey arzulamayan ve masonluğa yalnızca ilişkileri, asaletleri yönünden güçlü, genç ve localarda sayısı pek çok kardeşlere yaklaşmak için girmiş insanlardı.