Ayşe Öz

Ben bunları eleştirmeye kalkıştım ama kuralları, velinimetimizin sözlerini; 'Gerçek bir mason, kendisinden yardım istendiği zaman devletin azimli bir neferi ve kendisini ilgilendirmeyen işlerin sakin bir gözlemcisi olmalıdır, ' dediğini hatırladım. Dilim, benim düşmanım
Sayfa 643·Kitabı okuyor
İnsan ve Hayat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Aklın sonsuz çeşitliliği yüzünden hiçbir gerçeği iki insanın aynı biçimde anlamayışı Piyer'i ilk kez bu toplantıda hayrete düşürdü. Hatta ondan yana çıktıkları sanılan üyeler bile onu değiştirmelerle, kısıntılarla, kendi kafalarına göre anlıyorlardı, Piyer'se buna razı olamıyordu çünkü başlıca dileği kendi düşüncesini başkasına özellikle tıpkı kendi anladığı gibi aktarabilmekti.
Sayfa 635·Kitabı okuyor
İnsan ve Hayat
Kardeşleri dört sınıfa ayırmıştı. Birinci sınıfa yalnız topluluğun sırrını derinleştirmeye çalışan, Tanrı'nın üçlü adlandırılması, eşyanın üç esas unsuru: kükürt, cıva ve tuz, Süleyman Tapınağı'ndaki dörtgenin ve tüm simgelerin anlamları gibi konularla uğraşıp ne loca işlerine ne de insani işlere faal biçimde katılan kardeşleri koyuyordu. Piyer'in görüşüne göre Yosif Aleksiyeviç'in de girdiği bu (daha çok) yaşlı kardeşler sınıfına saygı besliyor ama ilgi alanlarını paylaşmıyordu. Yüreği masonluğun mistik tarafına akmıyordu. İkinci sınıfa, arayan, tereddüt eden ve masonlukta henüz doğru, açık yolu bulamadığı halde onu bulmaktan umudunu kesmeyen ve kendine benzeyen kardeşleri koyuyordu. Üçüncü sınıfa koyduğu kardeşler (bunlar sayıca en kalabalık olanlardı), masonlukta dış şekillerden, törenlerden başka bir şey görmeyenler, bu törenlerin ciddiyetle yerine getirilmesinde, özü ve anlamıyla uğraşmaksızın titizlik gösterenlerdi. Villarski, hatta baş locanın büyük ustası da bu saydandılar. Dördüncü sınıf, (bunların da sayısı çoktu) kardeşliğe, özellikle son zamanlarda girenlerin sınıfıydı. Piyer'in görüşüne göre bunlar; hiçbir şeye inanmayan, hiçbir şey arzulamayan ve masonluğa yalnızca ilişkileri, asaletleri yönünden güçlü, genç ve localarda sayısı pek çok kardeşlere yaklaşmak için girmiş insanlardı.
Sayfa 632·Kitabı okuyor
İnsan ve Hayat
İnsanı yoran hayat değil, taşıdığı maskelerdir. SHAKESPEARE
Sayfa 57·Kitabı okuyor
Hayata Dair
Önce evlilik kavramını ele alalım. Evlilik, bir "insan kadın" ile bir " insan erkek" in yaşamı paylaşmak amacıyla bir araya gelmesidir. Bazı geleneklerde evliliğe sadece " kadın " ve " erkek" ilişkisi olarak bakma eğilimi vardır. Böyle bir bakış "insan insana" ilişkiyi geri planda tutar ve bu anlayışla kurulan evliliklerde kadın ve erkeğin her ikisinin de "insan" yönü zaman içinde ihmal edilip yalnızlaşır. İnsan yönü yalnız kalmış insan, ister kadın ister erkek olsun, mutlu olamaz. Evliliğin içi tam dolmamış, bir yönü eksik kalmış olur. "İnsan kadın-insan erkek evliliği" içine doğan çocuk şanslıdır.
Sayfa 54·Kitabı okuyor
Hayata Dair