"Senin gibi bir kızı okula göndermenin mantığı ne? Hem okullarda hiçbir şey öğrenemezsin. Senin benim gibi kadınlara hayatta yalnızca bir, tek bir marifet gereklidir, o da zaten okulda öğrenilmez. Sadece tek bir hüner. O da: tahammül. Sabretmek. Katlanmak."
İçinde hâlâ acıyan bir yer vardı, ama iyi şeyler vaat eden bir acıydı bu, tamamen kapanmadan önce kabuk tutarken yanan yaralar gibi sıcak, ama yumuşak bir acı.