“Aya bakmıyorum, geleceğe bakıyorum.”
“Geleceğe mi” diyor adam. “Gelecekten geliyorum ben. Çorak ve çamurlu topraktan başka bir şey yok orada.”
“Yalan söylüyorsun, yalan söylüyorsun!” diye bağırıyor çocuk öfkeyle. “Orada aydınlık, para, aşk, çiçeklerle dolu bahçeler var. “
… Adam utanç duyuyor. “Biliyor musun, belki de ben çekip gittiğim içindir.”
Hatıralarını, gençliğini, gücünü kuvvetini, hayatını, fabrika hepsini almıştı. Sana sadece yorgunluğu, kırk yıllık çalışma hayatının öldürücü yorgunluğunu bıraktı.