ataları kendilerini savunmak için küçük fakat ölümcül bir ordu kurmuşlardı. ordu tüm ülkede koruyucular olarak ün salmıştı; ülkede dolaşarak bulabildikleri tüm düşmanları kıyımdan geçiren usta cellatlar. sadece merhametsizce öldürmeleriyle değil, aynı zamanda katliamlarını uyuşturucu alarak kutlamalarıyla tanınıyorlardı. seçtikleri uyuşturucu, haşhaş dedikleri güçlü bir maddeydi.
bu ölümcül adamlar, kötü şöhretleri yayılırken tek bir isimle anılmaya başlamışlardı -haşhaşin- yani "haşhaş kullananlar". haşhaşin kelimesi dünyadaki hemen her dilde ölümle eşanlamda kullanılıyordu. bu kelime günümüzde, modern ingilizce'de bile hala kullanılır... ama öldürme zanaatı gibi, kelime de değişikliğe uğramıştır.
şimdi bu kelime ingilizce'de assassin, yani suikastçı diye kullanılıyor.
Gerçekdışı gibi gelen bu sahneler yüzünden, sık sık Hasan'ın adamlarının uyuşturucu kullandıkları ileri sürülmüştü. Ölüme gülümseyerek gitmeleri başka nasıl açıklanabilirdi? Afyonun etkisiyle böyle davrandıkları savına itibar ediliyordu. Bu fikri Batı'da yaygınlaştıran Marco Polo'ydu. İslam âlemindeki düşmanları, Hasan Sabbah ve adamlarını gözden düşürmek için kimi zaman Haşhaşiyun, "afyon içenler" diye anmışlardı. Bazı doğubilimciler daha ileriki bir tarihte birçok Avrupa dilinde "katil" manasına gelecek "assassin" sözcüğünün buradan türediğini düşünmüşler, bu durum da "Haşhaşinler/Assassins" efsanesine iyice ürkütücü bir renk kazandırmıştı.
Some of what I was feeling passed to Nosy, who dropped over onto his side and showed his belly in supplication while thumping his tail in that ancient canine signal that always means, ' I'm only a puppy. I cannot defend myself. Have mercy.'Had they been dogs they would have sniffed me over and then drawn back. But humans have no inbred courtesies.
When the young Polish immigrant Czolgosz assassinated President McKinley in 1901, it was said that Goldman had incited him to commit the act. Although she denied any connection, her sympathy for the defenceless assassin only made her more dangerous in the public mind. The repression of anarchists which followed meant that she could not return to public life until 1906.
Haşhaşin yani haşhaş kullananlar. Haşhaşin kelimesi dünyadaki hemen her dilde ölümle eş anlamda kullanılır. Şimdi bu kelime İngilizcede assassin yani suikastçi olarak kullanılıyor.