bir insan 500 yıl öncesinden içinde bulunduğunuz duruma seslenip çözüm sunmaya çalışınca anlaşılmış olmanın verdiği mutluluk sizi kapsıyor. kitabı tanımlayacak pek cümlem yok, tek diyeceğim yalnız değilsiniz ve tüm bu anlam kargaşası bize özel değilmiş.
çocuk kitabı diye geçiyor, anlatılar, masallar öyle gerçek bir yakıcılığa sahip ki okurken iyice huzursuz oluyor insan. mutlu olmanın aslında gözlerimizi nasıl kör ettiğini de gösteriyor.
kitap hikaye ve kurgu olarak güzel ama kesinlikle gerçekleri yansıtmıyor. işim gereği essasiyunları araştırdığımda bu kitabın aslında bana bir şey katmadığını, hatta yanlış bilgiler verdiğini gördüm. eğer hasan sabbah ve fedaileri hakkında hiç bilginiz yoksa bu kitabı okuyup da yanlış temel edinmenizi istemem.
kitap birbirinden farklı statüdeki insanların birbirlerinden farklı ölümlerini ve yaşamlarını güzel bir şekilde sunuyor. emile zola'nın naturalist bakış açısını çarpıcı şekilde görmüş olursunuz bunu okuduğunuzda. kısa bir kitap, bu da kısa zamanlarınızda okumanızı sağlıyor.
felsefenin temel ve en çok üstüne düşülen ilkelerini konu almış, her birini tez-antitez şeklinde anlatmış güzel bir kitap. ama unutulmamalıdır ki felsefe özneldir bu yüzden yazılan her şeyi doğrudur diyerek kabul etmek başta felsefeye giriş değil felsefeden son anda dönüş olur. kuşkucu olmak sizi mutsuz edebilir, ancak umudu sizin için çile olmaktan da çıkarır ve size bilgeliği verir. bu kitabı okurken de aklınıza yatmayan bir yer olduğunda kesinlikle o düşüncenizi kenara atmayın.