İmâm Rabbânî Hz.nin (ks) Bazı Adetleri
İbadete çok önem verirdi. Hizmetinde ve etrafında bulunanlara da, çokça zikre devam ve murakabeye dikkat etmelerini ısrarla tenbih eder ve şöyle derdi: "Bu dünya iş ve amel dünyasıdır, ahiretin tarlasıdır. iç huzurunu, âdab ve harici amellerle birleştirmelidir. Peygamber Efendimiz (SAV), üstün mertebesine ve Allah'ın elçisi olmasına rağmen çok ibadet etmekten mübarek ayakları şişerdi." Yaz olsun kış olsun, yolculukta ve ikamet halinde adeti şöyleydi: Çok kere gecenin son yarısında, bazen de son üçte birinde yataktan kalkar, hadislerde okunması bildirilen duaları okurdu. Büyük bir özenle abdest alırdı. Abdest alırken başkasının eline su dökmesine izin vermezdi. Misvak kullanmaya çok dikkat eder, duaları okur, sonra büyük bir huzur ve sükûn içinde uzun sureleri okuyarak nafile namaz kılardı. Bundan sonra huşu ile, dış dünyadan ilgisini kesip kendi içine kapanarak murakabeye dalardı. Sabah namazının sünnetini evde kılar, sünnet ile farz arasında hafi olarak 'sübhânellahi ve bihamdihi sübhânellahi'l-azîm' i okumaya devam eder, sabah namazını gece karanlığının sonu ve aydınlığın başında kılardı. Bizzat kendisi namaz kıldırır ve hadislerde bildirildiği tertip üzere uzun sureler okurdu. Sabah namazından sonra işrak vaktine kadar zikir halkası yapar, sonra işrak namazını kılıp tesbihlerini, dualarını bitirerek eve gelir, aile fertlerinin ve ailenin hizmetinde bu-lunan kişilerin hal ve hatırlarını sorardı. Günlük hayatla ilgili işler için emir ve tavsiyelerini söyler, sonra halvete çekilir, tam bir dikkatle kendini vererek Kur'an-ı Kerim okumakla meşgul olurdu. Okumayı bitirdikten sonra müridlerini çağırarak onların ahvalini inceler, onlara yol gösterirdi. Bu arada özel ye-tişkin talebelerini çağırarak onlarla konuşurdu. Onlara, daha çok gayret etmelerini, sünnete tam
Sayfa 316·Kitabı okudu
Hayata Dair
Muharrem Ayının Onuncu (Aşura) Gününün Fazileti
Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi: “Cahiliyede Kureyş, Âşure günü oruç tutardı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de Âşure orucunu tutardı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine’ye geldiğinde de Âşure orucunu tuttu ve ashabına da Âşure orucunun tutulmasını emretti. Ramazan orucu farz kılınınca, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Âşure günü oruç tutmayı terk etti. Bundan sonra dileyen Âşure orucunu tuttu, dileyen de tutmadı.” Sahih Buhari 1859; Sahih Muslim 1125/113, İmam Malik, el-Muvatta 1/299; İmam Ebu Davud, es-Sunen 2442; İmam Tirmizi, es-Sunen 753; Ahmed bin Hanbel, Müsned 6/162 Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine’ye geldiğinde oradaki Yahudileri oruçlu olarak buldu ve onlara şöyle sordu: −“Bu ne orucu!?” Yahudiler: −Bu salih bir gündür. Allah-u Teâlâ İsrâiloğullarını düşmanlarından bu gün kurtardı. Bu sebeple Musa (Aleyhisselam) bu gün oruç tutmuştur, dediler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“Biz Musa’ya sizden daha yakınız!” Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) dedi ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o gün oruç tuttu ve insanlara da oruç tutmalarını emretti! İbni Mace’de ki hadiste ise Yahudiler şöyle demişlerdir: “Bu gün, Allah-u Teâlâ’nın Musa (Aleyhisselam)’ı kurtardığı ve Firavun’u denizde boğduğu gündür. Musa (Aleyhisselam)’da bu gün, şükür olarak oruç tutmuştur.” Ebu Davud’da ki hadis ise Yahudiler şöyle demişlerdir: “Bu gün, Allah-u Teâlâ’nın Musa (Aleyhisselam)’ı Firavun’a üstün kıldığı gündür.” Sahih Buhari 1860; İbni Mace 1734; İmam Ebu Davud 2444, İmam Darimi, es-Sunen 1766 Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Râbian: Yirmiyedinci Mektub'a ilhak edilecek, kardeşlerimizin bazı yeni fıkralarını size gönderdim. Hakikaten bu fıkralar ve umum Yirmiyedinci Mektub'un fıkraları çok faydalıdırlar. Ehemmiyetli, tatlı, hoş, güzel manalar, dersler; teşvik, teşci' eder hisler vardır. Ben kendim onlardan tatlı istifade ediyorum, tenbel olduğum zaman bana ehemmiyetli bir teşvik kamçısı oluyor. Her ne ise... Kardeşlerim, gücenmeyiniz; bir mikdardır sizlere mektub yazdığım zaman birbirinden uzak mes'eleleri topluyorum. Her mektub bir aşure olur. Barla - 289
Aşure ayı olayları… Hüseyin’in katli Âdem’in tövbesinin kabulü İdris’in deri olarak göğü yükselmesi Nuh’un Tufan’dan kurtulması , İbrahim’in ateşte yanmaması , Yakup ile oğlu Yusuf’un kavuşması , Eyüp’ün hastalıklarının iyileşmesi Musa’nın Kızıldeniz’i yarması Yunus’un balığın karnından çıkması İsa’nın doğumu ve ölümden kurtarılıp göğe yükselmesi …
Ne yazar! Sen sevmemişsin... Belki doğmamışsın sen daha, serpilmemişsin daha, belki dişi hormonlarıyla beslenen bir göğüs gibisin,çatlamaya hazır bir pazu gibi arkası yarınsın... Aşure yerken içinde karşılaştığım, o zamana kadar hiç görmediğim farklı bir yemişsin;yanımdayken tam, düşlerimdeyken belinden kırılmış, üzgün ve yarımsın... Bazen karımsın,bazen metresim, bazen kilometrem,bazen fersahım, bazen sadrazamım,bazen faşizmimsin! Anlaşana be,bazen orospum, bazen sana hiç deymeden de bir tek benimsin! İşte Şule, tutuklanıyorum. Sanma ki âmâ dilenciye dilendiği için sadaka verirdim ona ben Bazı şeyleri göremediği için acıdığımdan, bazı şeyleri göremediği için sevindiğimden para verirdim. Hem nasıl anlarsın sen, bir kekeme konuşmadığında onun kekeme olduğunu? Saçmalama Şule, yalvarırım; insan bir kere sever de,gözleri bakarken kekelemez olur mu?!
Şiir
Hun Türk Nuh Tufanından* An Zaman da Yaşanan Şer Tufana Bilinç Yolculuğu Tinsel tesir dozunu biraz daha artırma zamanı geldi. Kötülük ne zaman yeni hamle yaptığında kendi sonunu kendisi getirmesi için çaresiz bırakacak enerji dozu artırır. Bir anda kendinizi Nuh tufanının yaşandığı zamana gidebilecek bir bilinç ile bu yazılanları okuyun. Taşlara tapanların dünyasında farkındalık bilinci ile ilk Nuh peygamber uyandı. Taşlara tapanları uyandırmak o kadar kolay değildi. Olmayacaktı zaten. Ne taşlara tapanlar inadından vazgeçti. Ne de Nuh peygamber iç sesine kulak vererek hissettiğini yapmaktan vazgeçmedi. İnsanlara bu taşlar sizi anlamaz, hissetmez, dualarınıza yanıt vermez kendinizi aldatmayın dedi. Yeryüzünde o çağın tanrısı taşlardı. Yeryüzünde tanrı üreten şirk zihniyeti her çağda çok titiz çalışır, çoğunluğu kolay aldatır. Bugün farklı mı? Kötülükte uzun ömürlü çabalar içine girer yalnız sonuç her çağda bir sebepten hüsranla biterdi. Ve Nuh taşlara tapanlara boğulmamaları için gemi yaptığını ve her insanı yok olmayın diye uyarır. İçinde ki ses ona şöyle seslenir; Tandır kaynağında gemiye aileni ve yaşamın tüm paydaşlarından birer çift eşleri ile birlikte al. Sonuçta sans inanmayan alay eden karşı çıkan inatlaşma içinde dikleşen herkes boğularak yok edilecektir.
Hayata Dair