Bu kitap, oğuz beyleri zamanını anlatan, dede korkut'un o zamanlardaki rolünü pekiştiren, Oğuzların nasıl bir mücadele içinde yaşadığını anlatan harika bir kitaptır. Tekerlemelerle birlikte akıcı bir üsluba sahip olmuş, okuyucuya okuma zevki veriyor. Kısa kısa hikayelerden oluştuğu için yormadan iki okuyuşta bitirilebilen bir kitap. Olağanüstü olaylarla süslenmiş ve destan havası verilmiştir. Dede Korkut'un bilgeliği her sorunu çözmesi ve herkesin ona danışması üzerinden anlatılmış. Hem bilgilendirici hem zevkli bir kitaptı. Tavsiye ederim.
Serhan Asker'in Acı Yoruldu isimli kitabını ben duygulu bir şekilde, üzülerek okudum Bu anı kitabında 6 şubat depreminde yaşanan büyük acıyı yaşayanlardan dinliyorsunuz. Yalnız acıdan değil acının beraberinde ortaya çıkardığı ihmalsizlikleri, tedbirsizlikleri kaleme alıp bize bir çağrı yapıyor yazar. Her ailenin, kişinin hikayesi kendileri tarafından yazılmış ve arkadaki acıyı yaşayan ölü, canlı hepsinin fotoğraflarından daha da fena içim acıdı. Onları yazdıkları her cümle ile birleştirip hayal ettim Gerçekten okunması çok zor bir kitaptı. O insanların anıları bir yandan beni toplumsal sorgulamaya itti. Son olarak yazar Serhan Asker'in sadece bu anıları bir kitapta toplayıp kalmaması, televeizyonda bir program yapıp depremzedeleri konuk etmesi ve elinden ne geldiyse yapması takdire şayandı. Ülkemizin günden güne iyileşip yaralarını sarması dileğiyle... Serhan Asker
Daha yeni bitirip kendimle içselleştirdiğim bu güzel kitaptan birkaç paylaşım yapmak isterim.Oldukça akıcı ve sizi yormayan bir anlatıma sahip olan ölüler evinden anılar kitabını okurken çoğumuzun alışık olmadığı bir dünya ile karşı karşıya kalıyoruz. Kimi zaman yargılarınızı bir kenara bırakıp sizde onlardan biri oluyorsunuz.Bir ayağınıza sizin de pranga geçiyor ve o koğuşta bir yatak da sizin için atılıyor.İnsanın kendini sorgulayacak ne kadar çok vaktinin olduğunu ve bu vaktin ise her gün üzerine çarpılar çizilerek tükendiğini her sayfada görebilirsiniz. Umut oradaki herkes için bir kıvılcım ve onu söndürmemek için verdikleri mücadeleye bazen şaşırıyorsunuz.
herkesin eşit olduğunu bildiğiniz halde ruhların eşit olmadığını bazılarının daha fazla acı çektiğini asıl cezanınsa kürek yada sopadan ibaret olmadığını ,okumanın ötesinde hissedebiliyorsunuz.
Tarih dersi kesinlikle yetmiyor milletimin destanını anlamaya. Bu kitap Kurtuluş Savaşı'nı bastan sona en ince ayrıntılariyla anlatan bir kitap serisinin 1.si. Hem roman, hem hikâye tarzında olduğu için çok sıkmayan, hem de tarihseverler için doğru bir kaynak niteliğinde. Kaynakçada çokça kaynak belirtilmiş ve bu kitabın doğruluğunu kanıtlıyor. Yazar atalarımızın, yurdumun bu topraklarına yatarak gelmediğini, her şeyiyle çok güzel anlatmış. Türk'ün imanı, bu millete yurdu düşmandan arındırmak için bir güç vermiş. Tanınmayan yüzlerce kahraman...Harbiden şu çılgın Türkler. Kitabi okurken milletimizin ne zorluklarla bu vatanı koruduğunu bir kez daha okudum. O zamanlarda emperyalizmle, düşmanlarla, cahillikle, sömürgecilikle ve daha birçok tehlikeyle mücadele etti milletimiz. Maalesef şuan da olduğu gibi... Yüzyıllar önce atalarımızın bu tehlikeleri yenerek bize bu güzelim vatanı armağan etmelerine rağmen, biz bu ülkeyi koruyamadık. Benim düşüncem bu yönde. Şanslıyız ki, ülkece bir dahiye şahit olduk, sahip olduk. O da bizim vatanımıza sahip çıktı, küllerinden doğan yeni bir ülke kurup bize emanet etti. Değinmek istediğim bir şey var, genelde milli mücadeleden bahsederken Türkiye değil de, Anadolu deriz. Ben bunun neden olduğunu bu kitapta öğrendim. Anadolu birlik olmuş, milli duyguyla yokluk içinde hep bir umutla savaşmış. Aralarında bazı köstebekler olsa bile onlara karşı dimdik durmuşlar. Kitapta dini kötü emellere alet etmekten de bahsediliyordu. Şuan maruz kaldığımız gibi... İsmet Paşa bu soruna çok güzel bir çözüm sunsa da bu şuan işler durumda değil maalesef, ha o dönemde işlemiş mi; sayılır. O dönemin önde gelen yazarlarından konu açıldığında, çoğu sürgün edilmişti. Anadolu'yu sürgün sayesinde görmüşler, bu hikayeleri yazmışlardı. Halide Edip vardı, o da yazar
Kitap fuarında yazarla karşılaşmıştım. Kitabını ve imzasını alabilme şansım oldu. İyi ki de almışım çok tatlı bir kadın. Gerçekten duygularını ve hayatını çok anlamlı bir şekilde aktarmış. Aradaki şiirler daha da poetik hâle getirmiş eseri. Sevginin bu hayattaki en önemli şey olduğunu o zaman bir kere daha fark etmiştim.