Biz dünkü kudretimizi ,dünkü topraklarımızı çocuklarımıza unutturup onları dünsüzlükle sadece bu günü yazmaya zorlayarak köksüzleştirirken, biz Doğu Türkistan'ı bile bir Çinli ağzıyla ¨Singhan¨ diye anarken Batı Trakya´yı ,Ege adalarını Musul´u Kerkük´ü hafızalarımızdan silerken Yunanın İstanbulu geri alma fikrini bir iman gibi çocuklarına talkin edebilmek için uydurduğu mersiyelerin, efsanelerin mana ve hedefini acaba idrak edebilirmiyiz?
Tanzimattan bu yana Türk aydınının alın yazısı iki kelimede düğümleniyordu: aldanmak ve aldatmak.Senaryoyu başkaları hazırlamıştı, biz sadece birer oyuncuyduk.Nesiller bir ütopyanın kurbanı olmuşlardı...Avrupa`yı tanımak gaflet ;Avrupayı tanıyan ülkesinden kopuyor. Bu lanet çenberinden nasıl kurtulacağız?