– Çok güzel! Ateşimi 39 dereceye çıkaran ruhî sebep nedir?
Doktor, bu soru üzerine, büyük bir soğukkanlılıkla, Selim’in kanını donduran tek kelimelik, tek hecelik bir cevap verdi:
– Aşk!...
EUZUBİLLAHİMİNEŞŞEYTANİRRACİM
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Ellezîne yenkudûne ahdallâh: “Onlar Allah’a verdikleri ahdi bozarlar.” Min ba’di mîsâkıhî: “Onunla (Allah ile) sözleştikten sonra.” Onlar Allah’a söz verdikten sonra Allah’a verdikleri sözü, ahdi bozarlar.
İnsan, Allah’a nasıl söz vermiştir?
Allah’ın ayetlerini dinleyen biri “ben iman ettim” dediğinde Allah ile ahitleşmiş, Allah’ın emrettiği gibi iman edeceğini, islamda olacağını, teslim olacağını, ihsan sahibi olacağını; yani dini bütünüyle kabul edeceğini söyleyerek Allah’a söz vermiştir. Eğer kişi bunların arasını keser, ayırırsa sözünü tutmamış olur. Ve yaktaûne mâ emerallâh: “Onlar Allah’ın emrettiğini keserler (birbirinden ayırırlar).” Bihî en yûsale: “Onunla vasıl olmaları gerekirken.” Onunla, Allah’a verdiği o sözle, emirle Allah’a vasıl olmaları gerekirken o sözü keser, arasını ayırırlar.
Bu ayet birçok manaya birden gelir, hangi manalara geldiğini izah edeyim;
Onlar Allah’ın “birbirine bağla” dediği şeyi keserler; yani Kur’an ile peygamberin arasını keserler. Nasıl? -“Bize Kur’an yeter” ya da “biz sünnete uyuyoruz, bize ne gelmişse ona uyarız” deyip keserler. Sanki bu dinin kitabı Kur’an değilmiş gibi Kur’an ile dinin arasını keserler. Aynı şekilde Allah’ın esmasıyla Allah’ın arasını keserler. Biri, Allah’ın esmasını öğrenmediyse, Allah’ı, Allah’ın esmasından Allah’ın kendisini tanıttığı gibi tanımayıp, kendine göre bir hayal kurduysa Allah ile isimlerinin, sıfatlarının, esmasının arasını kesmiş olur. Allah; “iman sevmektir” dediği halde başka biri çıkıp; “iman inanmaktır” derse bu sefer anlamı kendine göre başka türlü yorumlamış, mana ile vahyin arasını, Allah’ın muradıyla, hikmetiyle hakikatin arasını kesmiş olur.
Ve yufsidûne fîl ard: “Onlar arzda fesat çıkarırlar.” Ulâike humul hâsirûn:(Bakara
“Allah'ın Rasûlüne muhalefet etmek için geri kalanlar (sefere çıkmayıp) oturmaları ile sevindiler. Mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihad etmeyi çirkin gördüler ve "Bu sıcakta sefere çıkmayın" dediler. De ki: "Cehennem ateşi daha sıcaktır!" Keşke anlasalardı!” (9 Tevbe/81)
Anglikan Kilisesine Cevap "Bir zaman bî-aman İslâmın düşmanı, siyasî bir dessas, yüksekte kendini göstermek isteyen vesvas bir papaz, desise niyetiyle, hem inkâr suretinde," "Hem de boğazımızı pençesiyle sıktığı bir zaman-ı elîmde, pek şemâtetkârâne bir istifhamıyla dört şey sordu bizden," "Altı yüz kelime istedi. Şemâtetine karşı yüzüne 'Tuh!' demek, desisesine karşı küsmekle sükût etmek, inkârına karşı da" "Tokmak gibi bir cevab-ı müskit vermek lâzımdı. Onu muhatap etmem. Bir hakperest adama böyle cevabımız var.
O dedi birincide: "Muhammed (Aleyhissalâtü Vesselâm) dini nedir?"
Dedim: İşte Kur'ân'dır. Erkân-ı sitte-i iman, erkân-ı hamse-i İslâm esas maksad-ı Kur'ân.
Der ikincisinde: “Fikir ve hayata ne vermiş?” Dedim: Fikre tevhid, hayata istikamet. Buna dair şahidim: 1 ٌﻓَﺎﺳْﺘَﻘِﻢْ ﻛَﻤَﺎ 2 ﻗُﻞْ ﻫُﻮَ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﺣَﺪ َﺍُﻣِﺮْﺕ Der üçüncüsünde: “Mezâhim-i hazıra nasıl tedavi eder?” Derim:
Hurmet-i ribâ, hem vücub-u zekâtla. Buna dair şahidim 3 ُﻳَﻤْﺤَﻖُ ﺍﻟﻠّٰﻪ ﺍﻟﺮِّﺑﻮٰﺍda. 4 ﻭَﺍَﺣَﻞَّ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺍﻟْﺒَﻴْﻊَ ﻭَﺣَﺮَّﻡَ ﺍﻟﺮِّﺑَﻮﺍ َ 5ﻭَﺍَﻗِﻴﻤُﻮﺍ ﺍﻟﺼَّﻠٰﻮﺓَ ﻭَﺍٰﺗﻮُﺍ ﺍﻟﺰَّﻛٰﻮﺓ Der dördüncüsünde: “İhtilâl-i beşere ne nazarla bakıyor?” Derim:
Sa’y asıl, esastır. Servet-i insaniye zalimlerde toplanmaz;
saklanmaz ellerinde. Buna dair şahidim:
6 ﻭَﺍَﻥْ ﻟَﻴْﺲَ ﻟِـْﻼِﻧْﺴﺎَﻥِ ﺍِﻻَّ ﻣَﺎﺳَﻌٰﻰ ٍﻭَﺍﻟَّﺬِﻳﻦَ ﻳَﻜْﻨِﺰُﻭﻥَ ﺍﻟﺬَّﻫَﺐَ ﻭَﺍﻟْﻔِﻀَّﺔَ ﻭَﻻَ ﻳُﻨْﻔِﻘُﻮﻧَﻬَﺎ ﻓِﻰ ﺳَﺒِﻴﻞِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻓَﺒَﺸِّﺮْﻫُﻢْ ﺑِﻌَﺬَﺍﺏٍ ﺍَﻟِﻴﻢ 7
1. "Emrolunduğun gibi dos doğru ol." Hûd Sûresi, 11:112.
2. "De ki: O Allah birdir." İhlâs Sûresi, 112:1.
3. "Allah faizin bereketini giderip onu mahveder." Bakara Sûresi, 2:276.
4. "Namazı dos doğru kılın, zekâtı verin." Bakara Sûresi, 2:43.
5. "Allah alışverişi helâl, faizi haram kıldı." Bakara Sûresi, 2:275.
6. "İnsan için, ancak çalıştığının karşılığı vardır." Necm Sûresi,