birileri Hz. Ali'nin yaptıklarını sanki Ali imiş gibi şiire uyarlamıştır. * Şiirde şöyle deniliyor: "Yasağı çiğneyenleri görsem he­men ateşimi yakar talimat verir onları o ateş kuyusuna dol­dururum. . . '' (306) 306. İbni Kayyim el-Cevziyye, et-Turuku'l hukmiyye, s. 30
Sayfa 178 - Berfin·Kitabı okudu
Araştırma inceleme din islam
Hz. Muhammed vefat edince Müslümanlar kitlesel bir şekilde İslamiyet'i bırakıyorlar. Bu meşhur bir hadisedir. Çünkü Hz. Muhammed zamanında insanların Müslüman olması talan, ganimet ve cariye korkusundandı: Müslüman olmazsak Muhammed bizi öldürür, her şeyimizi alıp götürür ve kadınlarımızı da cariye olarak yandaşlarına dağıtır diye korkuyorlardı. Bu korkudan dolayı insanlar Müslüman ol­mak zorundaydı. Hz. Muhammed vefat edince, bunlar kitle­sel bir şekilde İslamiyet'ten ayrılıyorlar. İbni Teymiye'den kısa bir cümle ekleyeyim bu konuda: "Hz. Muhammed ve­fat edince yalnız Mekke, Medine ve Taif Müslümanları ka­lır; diğerleri dinden çıkarlar. Öyle ki dinden çıkanların sayı­ları belirsizdi." (287) Ebubekir bunları bastırmaya başlayınca; Fücae Sülemi (İyas b. Abd Ya'lil) adında bir kişi gelip ben de sana yardımcı olur, muhalifleri bastırırım diyor. Ebube­kir ona yetki veriyor ve bir bölgenin de sorumlusu yapıyor. Ama öyle oluyor ki adamın önüne kim gelirse (ister dinden çıkanlar, ister Müslümanlar; ayırım yapmaksızın) mallarını zorla alıyor, çapulculuğa başlıyor. Bunun üzerine Ebubekir talimat veriyor, onu yakalayıp bana getirin diyor. Getiriyor­lar. Ebubekir'in emriyle Medine'de cami içinde ateş yakılı­yor ve adamın ellerini, kollarını bağlayarak ateşe atmak su­retiyle katlediyorlar. 287. İbni Teymiye, Sarimu'I Meslul, c.3/591, 3. mesele başlığı altında.
Sayfa 169 - Berfin·Kitabı okudu
Araştırma inceleme din islam
Türkmenler öteden beri kutlamalara karşı çoşkuluydu. Düğün ise harika bir fırsattı. Söz kesildikten sonra göçebeler tefler çalınıp tüfekler havaya ateş ederken kavrulmuş kuzularla nefis ziyafet çekerlerdi. Gelin adayı ve damat işlemeli mendil­leri takas ederlerdi ve sıra el emeği göz nuru çeyize geldiğinde göçebe de köylü de birdi. Düğün, müzik, dans ve güreş ile bir­ kaç gün sürerdi. Güreş, bir spordan çok daha fazlasıydı, zira şu anda bir otopark olarak kullanılan, İstanbul'daki Süleymaniye Külliyesi'nin çok büyük güreş alanıyla, görüldüğü gibi dini öneme sahipti: Eskilerin karşısına yenilerini çıkarmak her za­man kural olmuştur. Gelin için başlık parası mısır veya sığırla ödenirdi. Gelin evlendikten sonra bir yıl boyunca peçe takardı: Bu belki de düğünden iki ya da üç gün sonra gelin ve damadın bir yıl boyunca ayrı kaldığı Sibirya'da uygulanan adetlerin bir yansımasıydı.
Sayfa 56 - Babil kıtap 1997
Araştırma-İnceleme Tarih
Ne ki, bilim kesin amaçları gözetmeyi bilmez, tıpkı doğanın da bilmeyişi gibi: doğanın zaman zaman son derece amaca uygun şeyleri, istemeden ortaya koyması gibi, doğanın kavramlarda taklit edilmesi olarak gerçek bilim de insanların yararını ve esenliğini zaman zaman ve hatta sık sık destekleyecek ve amaca uygun olana ulaşacaktır – ama yine istemeden yapacaktır bunu. Böyle bir inceleme tarzını. solumaktan üşür gibi olanın ise, belki de pek ateş yoktur içinde: iyisi mi şöyle bir baksın etrafına, buz kompreslerinin zorunlu olduğu hastalıkları ve hiçbir havayı kendisi için yeterince soğuk ve dondurucu bulmayacak kadar ateşten ve ruhtan yoğrulmuş insanları görecektir.
Ukl/Ureyne kabilesinden 7-8 kişilik bir grup Medine'ye gelip Müslüman oluyorlar ve orada kalmaya karar veriyorlar. İklim değişikliğinden olsa gerek belli bir süre sonra bunlar hastalanıyorlar.
Sayfa 15 - Berfin·Kitabı okudu
Araştırma inceleme din islam
Hz. Musa'nın düşmanı Firavun, Zerdüşt'ün ise Ercasb idi. Hz. Musa ve kavmi Nil nehrinden yürüyerek (mucize yoluyla) geçmiş (iddia bu), Zerdüşt de aynı şekilde Daitya nehrini yürüyerek geçmiştir. Sihirbazlarla tartışmak ikisinin de ortak yanıdır. Musa Tur dağında tanrı ile buluşup konuşmuş, Zerdüşt ise Sabelan dağında Abura Mazda ile görüşmüştür. Musa, Tur dağında tanrıdan Tevrat'ı toplu halde alıp getirmiş, Zerdüşt ise Avesta'yı Abura Mazda'dan toplu halde almıştır. Musa, 'Yed-i Beyza' denilen beyaz el mucizesini göstermiş (Elini koltuğuna bırakıp çıkarınca gözleri kamaştırır hale gelmiş), Zerdüşt'ün de elinde alev saçan ateş olduğu halde kendisini yakmamıştır. Şu da dikkat çekici ki, Yahudilerde birinin Yahudi sayılması için annesinin Yahudi olması koşulu var. Zerdüştilerden Hintli Parsilere göre de anne babası Zerdüş­ti olmayan biri Zerdüşti sayılamaz. Yani iki inanç arasında ortak noktalarda benzerlikler var. (442) 442. Doç. Mehmet Alıcı, Genel Hatlarıyla Mecusilik ve Zerdüşt'ün Mo­dern Takipçileri, s. 19.
Sayfa 218 - Berfin·Kitabı okudu
Araştırma inceleme din islam