Gitmeni istiyorum…
Bir müddet ayrılalım... Bu aşk Ve iyiliğimiz için ey sevgilim... Bir müddet ayrılalım ... Çünkü beni daha fazla sevmeni Benden biraz nefret etmeni istiyorum... Elimizde olan ... Yaşadığımız değerli anıların hatırı için... Hâlâ dudaklarımızda nakışlı olan Hâlâ ellerimize kazılı olan... Bu muhteşem aşkın hatırı için... Bana yazdığın mektupların... Gül gibi içime dikilmiş yüzünün... Saçımda... parmaklarımda kalan aşkının hatırı için Anılarımızın Güzel hünümüzün ve tebessümümüzün... Sözlerimizden daha büyük Ve dudaklarımızdan daha büyük olan aşkımızın Hatırı için... Hayatımızdaki en güzel aşk hikâyesinin hatır için.. Gitmeni istiyorum... Sevgili olarak ayrılalım... Kuşlar da her mevsim... Tepelerden ayrılırlar... Güneş de ey sevgilim... Batmak üzereyken daha güzel olur Hayatımda bir şüphe ve bir azap ol ... Bir kez efsane... Bir kez serap ol...
Şiir
Sordu derviş bana sen kimsin diye. Bir kaşıkta yere düşen pilav tanesiyim dedim. Ziyani yok toprağın üstünde ki karıncanın nimetisin dedi. Sordu derviş dertin ne diye. Aklımı kalbime almak istiyorum dedim. Ziyani yok aklı kalbe kurban etmek ezelden beridir yaptığımız iş. Sordu bana derviş sual sormadan cevap ararsın dedi, bilmez misin ki ateş böceğiyiz biz, cevabın değil sorunun ışığında kurban ederiz kendimizi, sualımız dilimizde abdestini alıp sonra sorarız biz. Ya Hak ya Huu derviş dedim, ben bir tohumum Kerbalının umudunda yeşermek isterim, ben bir Sünniyim lakin Ceminizde dost olmak isterim buyur dedi derviş burası erenlerin sofrası, suyumuz kanımız kadar şereflidir dedi, sehpa da yetirdiğimiz Pirimiz, Şehid düşmüş Canımız, Biz Biriz, birimize bir ol dedi ey can. Neek
Reklam
Kaf u nûn hitabı izhâr olmadan Biz bu kâinatın ibtidasıyız Kimseler vasıl-ı didar olmadan Ol “kabe kavseyn”in “ev edna”sıyız Yoğ iken Adem’le Havva alemde Hak ile Hak idik sırr-ı mübhemde Bir gececik mihman kaldık Meryem’de Hayret-i İsa’nın öz babasıyız Bize peder dedi tıfl-ı Mesiha “Rabbi erini” diye çağırdı Musa “Len terani” deyen biz idik ana Biz Tûr-ı Sina’nın tecellasıyız. “Künt-ü kenz” remzinin olduk ağahı Hakka’l-yakin gördük cemalullahı Ey hoca bizdedir sırr-ı ilahi Biz Hacı Bektaş’ın fukarasıyız. Zahida şanımız “İnna fetahna” HARABİ kemteri serseri sanma Bir kılkırk yarar kamiliz amma Pir Balım Sultan’ın budalasıyız. Ahmed Edib
Şiir
“Sen ateş ol ben yanayım Sen yaz ol ben ayaz kalayım Uzasın gölgeleri şu ışıkların Sen tutukla ben hükümlü kalayımmm”
"Kapılar yüzüne kapandı sandın ama sadece kilitleri değişti. Ateş Hz. İbrahim'i (a.s.) yakmadıysa, deniz Hz. Musa'ya (a.s.) yol verdiyse, balık Hz. Yunus'a (a.s.) mezar olmadıysa; bil ki O (c.c.) "Ol" Dediğinde, imkansız kelimesi hükmünü yitirir. Senin gücünün bittiğini sandığın yer, ilâhî rahmetin asıl başladığı yerdir. Öyleyse kalbine sor; Sığındığın Kudret Sonsuz iken, pes etmek niye?..."
Duygu ve Düşünce
Büyük Osman paşa askerinle binler yaşa Gerçek tıpkı ışık gibi,insanın gözünü kör eder.” Serdar ZAMAN Sıla Zaman Gerçek bir nurdur kimi insana Gönül köprüleri kurar Tunadan Viyanaya Bazen bir tebliğ bazen hakikattir anlayana Büyük Osman paşa askerinle binler yaşa Düşman Tuna'yı atladı Karakolları yokladı Osman paşanın kolunda toplar patladı İyiler güzel amel sahibleri alır mükâfatı Büyük Osman paşa askerinle binler yaşa Osman paşa binler yaşa askerinle Ben kurbanım gerçeği söyleyen dillere Bir destan yazdık plevnede malazgirtte Cenabı Hakkı zikrettik koşuyoruz zafere Osman paşa Ya Hak diyip vurdu kılıcını Kendi öldü Osman paşa namı kaldı Batıl olana Tuna Nehri açarmı kollarını Büyük Osman paşa askerinle binler yaşa Kul Nefsani derki fatihalar okuyalım Şanı büyük o zaferlerimizi bizlerde analım Hak yoldan gerçekten ayrılmayalım
Şiir
Reklam
Reklam