"Âteş-i aşkınla yandır kalbimi subh u mesâ"
"Tecellâyı cemalinden Habibim nevbahar âteş,
Gül ateş, bülbül âteş, sümbül âteş, Hak ü hâr âteş."
"Cemalinle ferahnak et ki yandım ya Rasulallah"
Ateş neden bu kadar önemli? Neden hep içimizde taşıyoruz bu tanımsız ateşi? Neden şair hep ateşle oynamış? Hüsn neden ateş denizine açılmış mumdan bir gemiyle? Ya Âteşbâz olmak neden bu kadar kıymetli? Yanmak için! Yanmak bir tanıma eylemi. Yanmadan ateşi nasıl tanıyabiliriz ki!?
Konya ziyaretlerimizde Âteşbâz-ı Velî'yi de ekledik çok şükür. Yıllardır ziyaret etmek istediğim bir âteşgâh idi burası. Ateşin içten ve dumansız yandığı.. Âteşperestler mabedlerine âteşkede derler, ben ateşin manen cevelan ettiği bu yere âteşgâh demeyi uygun buldum. Promete güyâ ateşi Tanrılardan çalmış, halbuki ateş insanın içinde Allah'ın bir emaneti.
Matbah-ı Şerif.. Şerefli mutfak...Ateşsiz ve aşçısız mutfak olmaz. Şerîf olan mutfakta pişen nedir? Mevlânâ'nın "Hamdım, yandım, piştim." ifadeleri Matbah-ı Şerif'in vazifesini özetler.
Âteşbâz-ı Velî hakkında şu menkıbe anlatılır:
"Bir gün, mutfakta odun kalmadığını arzetmek üzere Mevlânâ’nın huzuruna girer. Mevlânâ’nın latife olarak, “Kazanın altına ayaklarını sokarak kazanı kaynat!” demesi üzerine öyle yapar; ayak parmaklarından çıkan alevlerle aşı pişirir. Kerametin açıklanmasını istemeyen Mevlânâ, “Hay âteşbâz, hay!” der. Böylece Yûsuf bu olaydan sonra “Âteşbâz” unvanıyla anılmaya başlar." (TDV Ansiklopedisi)
"Gül ateş, bülbül âteş, sümbül âteş, Hak ü hâr âteş."
#konya #bookstagram #mevlana #mevlevilik #yamandede #tasavvuf #ateş #aşk #şiir