Bir paçavracı görünür, gelir kafasını sallayarak,
Çarparak duvarlara bir şair gibi ve yalpalayarak,
Ve metelik vermeden muhbirlere, onların kölelerine,
Açar tüm yüreğini görkemli bir geleceğe.
Büyük antlar içer, buyruklar yüce yaslar,
Kötüleri yere serer, ayağa kaldırır kurbanları,
Ve altında asılı bir gölgelik gibi gökkubbenin,
Sarhoştur görkemiyle kendi erdemlerinin.
Özlem, somut bir anıyı gerektirirdi. Atlar hatırayabilir miydi ki? Çayır görmemiş bu hayvanlar, yalnızca tarif edemedikleri bir huzursuzluk duyuyordu belki, kapalı kaldıkları için neyi arzuladıklarını bilemeden. Modern çağda atların genetik hafızası, çayırlardan çok ahırlarla şekillenmiş olabilirdi.
Özlem, somut bir anıyı gerektirirdi. Atlar hatırayabilir miydi ki? Çayır görmemiş bu hayvanlar, yalnızca tarif edemedikleri bir huzursuzluk duyuyordu belki, kapalı kaldıkları için neyi arzuladıklarını bilemeden. Modern çağda atların genetik hafızası, çayırlardan çok ahırlarla şekillenmiş olabilirdi.
Özlem, somut bir anıyı gerektirirdi. Atlar hatırayabilir miydi ki? Çayır görmemiş bu hayvanlar, yalnızca tarif edemedikleri bir huzursuzluk duyuyordu belki, kapalı kaldıkları için neyi arzuladıklarını bilemeden. Modern çağda atların genetik hafızası, çayırlardan çok ahırlarla şekillenmiş olabilirdi.