7/10
·192 syf.··
2026 63. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 23:32
Kristin Hannah - Mucizeler Yağarken Kristin Hannahin okuduğum 4. kitabi ve en son Bülbülü okumustum ki bilenler bilir 10 üzerinden 9 belkide 10 puanlık bir kitapti. Spoiler içerir Mucizeler yağarken kitabini ilk okumaya basladigimda ne yalan söyleyeyim uyuz oldum, yazar kitap yazmış olmak için yazmış bunu dedim. Çünkü baş karakterimiz Joy kocasının kendisini kız kardeşiyle aldattigina tanık olmasiyla yasadigi zor dönemi atlatmaya çalışırken bir gün kiz kardeşi kapısına gelir hamile olduğunu ve evleneceklerini söyleyip davetiye verir. Gururlu kızımız kaldıramaz tabi öfkeyle kendini yollara vurur ve havalimana gider. Hazırlıksız hiç düşünmeden macera yaşamak ya da uzak kalmak artik neye sayarsaniz atlar bi uçağa.. Uçak kaza yapar kazadan yaralı kurtulur kendine geldiginde kaza mahaline gitmektense oradaki insanlardan kaçar bilmediği yollara düşer. Ha bide uçağa binerken gördüğü bi motelin broşürü onu etkiler. Bu düştüğü yollarin ucunda ne tesadufse o moteli bulur. Yine ne tuhaftır ki motelde müşteri yoktur satılıktır ve sadece baba ve oğlu yasamaktadir. Çok yakin zamanda anne ölmüştür. Çocuk depresiftir annenin hayaliyle zaman gecirir sürekli, yaşıtlarına gore egitim konusunda geri kalmıştır destege ihtiyacı vardir vs. Kızımız çocukla saglam dostluk kurar oyunlar oynar okuma ve yazmayı ogrenmesinde yardımcı olur onu destekler ama bunları yasarlarken babamız kızı umursamaz pek hatta istemez konusmaz ne yaparsa ilişki adina cocugun "hadi baba joya şu olayı anlat", "hadi baba joy da gelsin", "hadi baba joyla dans et" gibi darlamalari üzerine yapar. Joy yakınlaşmaya çalışır adam karşılık vermez ama bu surecte beni irite eden basitce yasadigi evden sehirden uzaklasabilmesi, motelin viraneligine bakinca neler yapılması gerektiğini bilmesi çünkü onunda hep hayaliyMİŞ bir
Duygu ve Düşünce
Mucizeler YağarkenKristin Hannah · Doğan Kitap · 20252,867 okunma
Puan vermedi·152 syf.·
2026 5. kitabı
Çok beğenerek okuduğum bir öykü kitabı oldu Annem, Kovboylar ve Sarhoş Atlar. Öykülerin hepsi çok güzeldi, o yüzden favorim yok. Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum. Dağılıp giden aileler hakkında bu kitap. Her öyküde ailenin başka üyesi oluyorsunuz, baba, kız, oğlan, anne. Bazen babaya, bazen anneye sitem ediyorsunuz. İlk birkaç öyküden sonra biraz ara verdim kitaba çünkü okuduklarım ağır geldi, canımı acıttı. Çok iyi yazılmış, akıcı, hiçbir yeri fazla olmayan öyküler bunlar. Ne betimlemeler fazla, ne de virgüllerle arka arkaya gelen cümleler. Her şey kararında ama iyi anlamda.
1000Kitap
Annem, Kovboylar ve Sarhoş AtlarPolat Özlüoğlu · İthaki Yayınları · 2022404 okunma
Reklam
Puan vermedi·200 syf.··
2026 83. kitabı
PETRONELLA ELMA CADISI 6 Geveze Kazlar ve Cadı Kulübesi . Selam. #petronellaelmacadısı serimi tamamlıyorum. Kaldı bir tane. Bugünse #gevezekazlarvecadıkulübesi ile sizlerleyim. Bu seri beni sanki çocukluğuma götürüyor. Her sayısında farklı bir tema yakalarken, çocukların dünyasına inip neler düşünüp yapabileceklerini görmek heyecan veriyor. Altıncı kitabımızda #petronella bahçeye bir yardımcı alır; Gambur. Bahçe cücesi olan #gambur , yeşilşapkanın söylenmeleriyle işine devam edecek mi dersiniz? Yeşil şapka ve elma adamlar, bahçe cücesiyle ilgilenedursun ikizlerde bir tatile hazırlanmaktaydı. Tavukları komşu Peteonella'ya emanet edip Erdman Çiftliği'ne doğru yola çıkmışlardı. Çiftlik, beklenilenden daha güzeldi. Atlar, kazlar, samanlı çatılı konaklama yerleri ve fayton gezileri... Ama bir sorun vardı. Arabaları arıza yaptığı için memnuniyetsizce orada kalmak zorunda olan Boşboğaz ailesi ve çocukları Rita ve Knut. İkizlerin bu kardeşlerle mücadeleleri zorlu olsa da, pes etmeyip Petronella' nın da yardımı ile sonuç alacaklar mı bakalım? Önce peri taşı sayesinde gördükleri yaban mersini ayıcığını kurtarmalı, sonra da çok sevdikleri Frida ve Fritz'in Boşboğaz aile reisinin ellinci yaş günü ziyafetine ortak olmasını engellemelilerdi. Ama nasıl? Evet, yine ikizlerin heyecan dolu mücadelesi, Petronella'nın yardımları ve hayvan sevgisi, doğanın güzellikleri ve ailenin birliği içinde keyifli bir okumaydı.
Elma Cadısı Petronella 6: Geveze Kazlar ve Cadı KulübesiSabine Stading · The Kitap Çocuk Yayınları · 20256 okunma
Herman Melville - Moby Dick
Puan vermedi·640 syf.··
2026 17. kitabı
Aslında esere bir romandan ziyade o dönemin balina tanıtım kitabı desem daha yerinde olurdu. Balinaların tarihinin, biyolojik özelliklerinin ve çeşitlerinin ele alındığı kısımların yanında hikayenin kendisi hem sönük hem hacimsiz kalmıştır. Eser balinalarla ilgili İncil ve Kur'an'dan çeşitli kişisel eserlere varan birçok alıntıyla başlar. Anlatıcı eserin baş kahramanı Ishmael'dir. Tam bir klasik özelliği olarak esere hacim yapsın diye tasvir ve tarifler uzun tutulur ancak bunu çok da sıkıcı bir şekilde yapmaz. Denizler ve denizcilikle ilgili döneminin bilinen neredeyse tüm özelliklerini vermiştir diyebilirim. Hâttâ o dönemde çeşitli yanlış balina tasvirleri gerçekmiş gibi kabul gördüğünden dolayı dönemde yaşayıp hiç balina görmeyenler için detaylı bir balina tasviri de yapar. Balinalarla ilgili bir olay geçtiğinde o duruma uygun verilebilecek bir bilgi varsa o dönemki bilgisiyle alıntı yaparak sanki bir dipnot gibi araya sıkıştırır hatta balinanın içini bile tasvir eder. Aslında bunu yaparken balinaları, özellikle de ispermeçet balinasını oldukça över. Eserin yazarı Melville iyi bir Hristiyan'dır, Yunus peygamberin kıssasından bahsederken bunu kendince bilimsel dayanaklara dayandırmaya çalışır ve inanmayanları kınar. Bir kısımda denizciler mürekkep balığı görür ve içlerinden biri "Mürekkep balığı varsa balina da vardır." der. Araştırıldığında bu balinanın temel besin kaynağının mürekkep balığı olduğu görülür yani verdiği bilgiler gerçekten tutarlıdır. Eser aralarında İstanbul'dan, fesli Türk denizcilerden, Osmanlı'dan Tarsuslu Aziz Pavlus'tan, Tatarlardan, Timur'dan bahsedilmesi böylesine meşhur bir klasik olması açısından beni mutlu etti. Davy Jones'tan da bahsedilir. Davy Jones ölen denizcilerin bekçisi ve denizlerin şeytani efendisi olarak adlandırılan mitolojik
Moby DickHerman Melville · Zeplin Kitap · 20207,3bin okunma
Puan vermedi·128 syf.·
2026 19. kitabı
Aldous Huxley’nin 1950’lerin İkinci Dünya Savaşı sonrası puslu, ruhsal ve psikolojik arayışlarla dolu atmosferinde bizzat kendi bilincini laboratuvara dönüştürerek kaleme aldığı Algı Kapıları, aslında psikanalizin Aborjinler ya da Kızılderililer gibi dış topluluklar üzerinden değil; aristokrat, agnostik terimini literatüre kazandıran bir dedenin genlerini taşıyan ve çocuklukta geçirdiği göz hastalığı yüzünden "görmeye" felsefi bir derinlik atfeden entelektüel bir yazarın kendi zihninde yaptığı sarsıcı bir iç keşif yolculuğudur. Doktor kontrolünde deneyimlediği ve Kızılderili ritüellerinin kutsal parçası olan peyote kaktüsünden elde edilen meskalin özü, insanın zihin yapısını sıfırdan değiştiren yapay bir illüzyon yaratmaz; aksine biyolojik olarak hayatta kalabilmemiz için zihnimizin önüne çekilen ve bizi milyonlarca çiçek arasından sadece işlevsel olan birkaç rengi görebilen arılar ya da sadece hedefe odaklansın diye at gözlüğü takılan atlar gibi dar bir akışa mahkûm eden o evrimsel filtreleri ortadan kaldırarak dünyayı tıpkı kübizm akımıyla nesneye, ışığa ve fona bambaşka açılardan bakan bir ressamın gözüyle, yani bir sandalyeyi sadece konfor sağlayan bir eşya olarak değil, saf bir varoluş ve sanat formu olarak görmemizi sağlar. Ne var ki madalyonun diğer yüzünü çevirdiğimizde ve kutsal kitaplarda Tanrı’nın insanla doğrudan "söz" üzerinden bağ kurup Hz. Adem’e eşyanın isimlerini öğretmesine baktığımızda dil, insanı körleştiren felsefi bir hapishane değil, aksine insan olmanın, adaleti, ahlakı ve hukuku inşa edebilmenin ilk ve en varoluşsal şartıdır; çünkü eğer dilin bize hakikati unutturduğunu iddia edip o sözsüz, sınırsız trans halini mutlak olarak yüceltirsek, insani boyuttan tamamen çıkıp sınırları yalnızca çiğ dürtüler, hayatta kalma korkusu ve doğanın sert
Algı KapılarıAldous Huxley · İthaki Yayınları · 20251,433 okunma
Puan vermedi·415 syf.··
2018 98. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2018 00:00
@okumacemberiolusturalim etkinliğimizin biten üçüncü kitabıyla geldim. Okuyan kadinlar kulubu nün #herayinbiribiryayinevi etkinliği için seçtiği Epsilon Yayınevi okumamında sonuna geldim böylece. Daha günüm var aslında yayınevinden bir kitap daha okuyabilirim ama diğer etkinlikler bekler. #kanbüyüsü #karacadı üçlemesinin son kitabı. Aydınlık ve karanlığın savaşı bu kitapta son buldu. İkinci kitabı olan #gölgebüyüsü biraz vasat gelmişti, @noraroberts acısını bu kitapta çıkarmış. Okurken yoruldum desem yeridir. Fazla hareketli, gizemli, ezeli düşmanların çarpışmalarının bolca yer aldığı, son sayfalarında fazlaca duygulandıran bir kitap okudum. Tüm üçleme boyunca anlatılanlar arasından çıkan sürprizler şaşırttı, ister akraba olsun, ister dost olsun bağların ne kadar büyük bir anlam ifade ettiğini tekrar gösterdi. İblisler, verilen adaklar, yüzyıllar önce yaşayanlarla kurulan bağlar, zaman dilimleri arasında ki yolculuklar, savaşlar, hortumlar, büyüler, tılsımlar, şahinler, tazılar, atlar, şekil değiştirenler ve tabi ki aşk. Sayarken yoruldum, okurken siz düşünün. Etkinlik sayesinde uzun zamandır kitaplığımda beklettiğim seriyi okuma fırsatı bulduğum için mutluyum evet ama bana bu kadar cadı, büyü yeter. Gerilim-polisiye-korku kitaplarıma geri dönüyorum müsadenizle. Değinmeden geçemeyeceğim, cadılardan biriyle ortak bir hayalimiz vardı. Kitaplarla dolu bir oda, bir şömine, bir fincan çay, elinde kitap, ayağının dibinde uyuklayan bir köpek... Keyifli okumalarınız daim olsun...
Kan BüyüsüNora Roberts (J.D. Robb) · Epsilon Yayınları · 201696 okunma
Reklam
Reklam