Yazarla tanışma kitabım oldu, diğer kitapları nasıldır bilemiyorum ama bu kitapla başlamam diğer kitaplarını da okumamı sağlayacaktır. Çok sade bir dili ve oldukça akıcı, yalın bir anlatımı var yazarın. Kitabın nasıl ilerlediğini nasıl bittiğini anlayamadım. Kitap içeriğinde edebi bilgiler ve bazı kitaplarla ve filmlerle ilgili eleştirilerle de karşılaşıyoruz.
Kahramanımız Ömer’ün hayatının belli dönemlerde yaşadıklarını anlatıyor, her dönemde Türkiye’de yaşanan sosyal, ekonomik, siyasal olaylara da oldukça yüzeysel bir şekilde değiniyor yazar. Öfkeli bir kişiliğe sahip olan Ömer’ün zamanla kendisiyle birlikte büyüyen öfkesinin ona ve çevresindeki insanlara verdiği zararları okuyoruz kitap boyunca. Kitap boyunca askıda kalan ya da kafamızı kurcalayan bir çok sorunun cevabını da kitabın sonunda alıyoruz. Kitap içerisinde asıl konudan bağımsız olarak uzaya gönderilecek olan bir uzay mekiğinden de bahsediyor yazar, bunu yapmaktaki amacını anlamadım kitap boyunca.
AtmacaHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 2020760 okunma
Baya akıcı ilerledim zaten bunu iki güne bitirdim ikinci kitabına geçtim. Bu seriden sonra bi klasik okurum diye düşünüyorum. Baya hikaye akıcı ilerledi sevdim komedi dram hepsi bir aradaydı.
Saka ve SanrıMaral Atmaca · Ephesus Yayınları · 20252,425 okunma
“Söz sessizlikte, ışık karanlıkta, yaşam ölürken; bomboş gökyüzünde uçarken parlar atmaca,”
Kitabımız, Yerdeniz takımadalarında yaşayan ve gerçek adı Duny olan, sonradan Ged adıyla tanınacak genç bir büyücünün hikâyesini anlatır. Olağanüstü yeteneklere sahip olan Ged, gençliğinin verdiği kibir ve hırsla kontrol edemediği bir büyü yapar ve dünyaya karanlık bir gölge salar. Gölge olarak betimlenen bu karanlık gücün de aslında Ged’in kendi içinde yarattığı bir imgelemden ibaret olduğunu anlıyoruz.
Hikâye ilerledikçe Ged’in karşılaştığı en büyük tehlikenin dış dünyadan değil, kendi içinden kaynaklandığını görüyoruz. Bu yönüyle kitap, bir büyücünün macerasından çok bir karakterin olgunlaşma öyküsüdür. Aslında hikaye, yalnızca büyücülük öğrenme sürecini değil, Ged’in kendi hatalarıyla yüzleşmesini ve olgunlaşmasını konu alır.
Yerdeniz Büyücüsü, her ne kadar Harry Potter havası verse de anlatılmak istenen çok farklı. Kitap, fantastik bir hikayeden çok bir insanın kendi hatalarının farkında olması gerektiğine ve insanın kendi ile olan içsel savaşında başkalarının değil sadece kendisinin öz çabasına ihtiyaç duyulduğuna odaklanıyor. Bu bağlamda monoton ve aksiyonu eh işte diyebileceğimiz bir okuma duygusu veriyor. Ama farklı ve ütopik bir orta dünya sunan bu eser, seri olmasının da verdiği coşkuyla Adalar diyarında neler olacağına dair merak bulutlarını üstümüzde gezdiriyor. Keyifli okumalar…
Bayram ve yol arkadaşım oldu Atmaca Hem çok akıcı hem de kuşağım dolayısıyla çok tanıdık. Böylece Hikmet Hükümenoğlu‘ndan okuduğum üçüncü kitabı da sevmiş ve bir çırpıda okumuş oldum
.
Romanı oluşturan dört bölüm yıllara göre ayrılmış:
1.1995 2.2001 3.2015 4.2019
.
Romanın kahramanı Ömer’le özellikle lise yıllarını okurken o kadar yoğun bir bağ kurdum ki kendi okulum, kendi arkadaşlarım adeta canlandılar gözümün önünde.
Tam o yıllarda ben de lisedeydim çünkü. Bir de üniversitede edebiyat fakültesini kazanması hem güldürdü beni hem içim sızlattı. Gözümün önüne bu defa fakültemin koridorları geliverdi iktisat , işletme gibi bölümlerin çılgınca tercih edildiği yıllarda edebiyatı seçmiştik sonuçta
.
Roman tam bir büyüme hikayesi , aslında bence büyüme de değil Ömer’in kendi içindeki karanlıkla yüzleşme hikayesi demek veya çevresinin , belleğinin oynadığı oyunların farkına varmasının hikayesi demek daha doğru bence.
.
Dört yaşında iken annesini kaybeden Ömer, babası, kardeşleri Ayfer ve Ömer ile yaşamaktadır. Aynı binada oturan hala onlara destek verir.
.
Ömer Ömer’in içinde saklı ve güçlü bir öfke vardır.Adeta bir Atmaca! Bu öfkenin ortaya çıktığı bazı anları Ömer hatırlayamaz, kendisine anladığında ise anlam veremez, sonuçta sevdiklerine zarar vermemiştir ki! Kendimizi gösterdiğimiz çevremizdekilerden bağımsız mıdır onlara da şiddet uygulamış olmaz mıyız? Ya da şiddeti her zaman bireysel midir? Eğer öyleyse toplumumuzun içine düştüğü şiddet sarmalı bir tesadüf mü?
.
Okul müdürüne, otel sahibine, üniversite yönetimine, hükumete duyulan ve gösterilen öfke, haksızlığın müsebbiblerinin yükselttiği ve günümüzde sosyal medya ile de iyice köpürtülen bir öfkedir.
.
Romanda en çok Önderi’ sevdiğimi de söylemek istiyorum keşke öyle bir arkadaşım olsaydı
.
Son zamanlarda
AtmacaHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 2020760 okunma
Berbat bir ergen kitabıydı yani bayıldımmm 14 yasimsayken 4 yil once okumustum ve cok sevmistim su an okusam feminizm krizi geciririm herhalde kisacasi cringe bir seyler okumak isteyenler okusun sadece
"*Ülkenin adı ne?
*Türkiye. Herkesin aşık olduğu ama kimsenin fethetmeye cesaret edemediği topraklardan geliyorum.
*Ülken olmak isterdim. Ayrıldığında delicesine özlediğin, kavuşmak için gün saydığın ülken olmak isterdim."
Ne güzel satırlardı bunlar Maral ya, kalemine sağlık... Bu serinin 2. kitabını da severek okuduğumu söyleyebilirim. Bu kitapla evren iyice sarıp sarmaladı beni.. Karakterlere alıştım. Hikayeyi benimsedim. Elzem'i daha iyi anladım. Diğer kızları anlamaya çalıştım. Doğa ve Asil favorilerimden zaten.. Mara cinsin teki, ne zaman konuşsa o kızın kafasını duvara sürtmek istiyorum. Ama ama hiçbiri Itır kadar nefretlik değil. Elzem'in annesinin genleri halt etmiş. Bu kızın dna'sına kesinlikle iblis anası işlemiş. Başka hiçbir açıklaması olamaz. O kıza en normal gününde bile tahammül edemiyorum. Onunki klan özelliği falan değil, o kız tam bir şımarık velet.. Arada bir canı isteyince ablasını korumakla olmaz kardeşlik.. Yazık ki Elzem hayatını bu kıza adamış. Çok üzüldüm onun adına.. Sayfalarca Itır'a nefret kusabilirim o yüzden..
Itır nefretliği dışında genel olarak iyiydi. İlk kitaptaki pusula ve Elzem'in arasındaki bağı çok beğenmiştim. Her şey burada kalmadı tabi ki.. Bir de işin ucu Afra ve Elzem arasındaki olaya bağlandı. O yüzden ortalık fena karışık.. Savcı meselesi desen, beklediğim gibi çıktı. Meliz'in yardım aldığı kişi oymuş. Ve Elzem'in bunu öğrendiği sahne.. Off, çok fenaydı ya.. Okumaktan çok zevk aldığım bir çift olur kendileri.. Daha çok sahneleri olmasını çok isterdim. Elzem sonlara doğru onunla daha çok yakınlaştıklarından, onunla sık sık bir araya gelip sohbet ettiklerinden, büyü çalıştıklarından bahsediyordu. O sahneleri bu şekilde onun ağzından dinlemeyi değil de direkt okumak isterdim. Zaten iki farklı ırkta oluşları yetmiyormuş