Puan vermedi
Atomik Alışkanlıklar – James Clear : Bu kitap bence son yılların en faydalı ve en uygulanabilir kişisel gelişim kitaplarından biri. James Clear “devrim niteliğinde büyük değişiklikler” peşinde koşmak yerine, her gün %1 daha iyi olursan bir yılda kendini inanılmaz geliştireceğini anlatıyor. Ve bunu çok somut, bilimsel temelli ama asla sıkmayan bir dille yapıyor. Kitapta en çok hoşuma gidenler: -Küçük alışkanlıkların gücü: Bir alışkanlığı başlatmak için en ufak adımı bile atman yeterli diyor. Mesela spor yapmak istiyorsan “spor kıyafetlerini giy” bile başlı başına bir zafer. - 4 Temel Kural (Make it Obvious, Attractive, Easy, Satisfying): Bunları hem iyi alışkanlıklar için nasıl kullanacağını hem de kötü alışkanlıkları nasıl yok edeceğini çok net anlatıyor. - Ortamın önemi: İrade gücüyle değil, çevreni değiştirerek kazanıyorsun. Masanda çikolata duruyorsa direnmen çok zor, ama hiç yoksa sorun da yok. - Kimlik değişimi: “Sigarayı bırakmak istiyorum” demek yerine “Ben artık sigara içmeyen biriyim” diye düşünmek çok daha etkili.
Atomik AlışkanlıklarJames Clear · Pegasus Yayınları · 202221,3bin okunma
Gnostik bir sufi: Hallac-ı Mansur
10/10
·108 syf.··
2026 5. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 11:32
Hallac-ı Mansur kendi dönemine göre Balkanlar'daki Bogomillere, Asya'daki Maniheistlere ve Avrupa'daki Katharistlere benzer. Bu yüzden Gnostik bir yapı arzeder düşünceleri. Özellikle Hallac-ı Mansur'ın Nasutilik ve Lâhutilik üzerine binâ ettiği Tanrı’da bütünleşme düşüncesi Hinduizm’deki Brahma ve Atman denklemindeki düşünceyle Mokşa’ya varmanın birebir aynısıdır. Hallac-ı Mansur ise bunu Ene’l Hak olarak adlandırmıştır. Diğer yandan Hallac-ı Mansur bu kitabında baş Şeytan olan İblis’i de idealize ederek onun Tanrı’ya âşık olan bir melek olduğunu, şayet Âdem’e secde etseydi Âdem gibi kusurlu ve hatalı olacağını belirtirek iyilik ve kötülük diyalektinde İblis’in kötülük denklemindeki rolü nedeniyle aslında onun iyiliğin varolması için kötülüğü inşa edici olarak bir “görev sahibi” mitolojik kişilik olarak tanımlar. Nitekim Hallac-ı Mansur’un İblis’i olumlaması ve haklı bulması hakkındaki bu düşüncesini Kur’an-ı Kerim’in Sebe Suresi’ndeki 20. Ayet doğrulamaktadır: “Andolsun İblis, onlar (insanlar) hakkındaki tahminini doğruya çıkardı. İnanan bir grubun dışında hepsi ona uydular.” Hallac-ı Mansur Abbasiler döneminde düşünceleri nedeniyle politik anlamda baskı gördü. Dönemin halifesi tarafından kafası, kolu, burnu kesilip bedeni yakılarak idam edildi. Kesik başı ise Dicle Nehri’ne atılmıştır. Seversiniz sevmezsiniz ama Hallac-ı Mansur dönemin katı Sünni idaresi karşısında bu tarz heretik kabul edilen düşüncelerle otoriteye meydan okumuştur ve bir anlamda “düşünce şehidi” olarak da kabul edilebilir.
Din ve Felsefe
TavasinHallac-ı Mansur · Yaba · 2004396 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
aklın aynasından evrenin aynasına
9/10
·272 syf.·
2026 6. kitabı
eserin asıl adı "mirror of the intellect: essays on traditional science and sacred art" aziz türkçemiz ile "aklın aynası: geleneksel bilim ve kutsal sanat üzerine denemeler"dir. araştırmalarıma göre bu, titus burckhardt'ın hayattayken fransızca ve almanca dergilerde yayınlamış olduğu makalelerinin vefatından sonra bir araya getirildiği kapsamlı bir derleme olup yazarın vefatından sonra (1984) ise william stoddart tarafından derlenip evvela ingilizceye sonrasında diğer dillere çevrilmiş bir eserdir. eserin konusuna gelecek olursak; yazarın geleneksel ekol perspektifini yansıtarak modern bilimi eleştirdiğini ve kadim metafizik ile sembolizmi incelediğini görüyoruz. eserde şu başlıklar üzerinde durulmuştur: ✓geleneksel kozmoloji ve modern dünya: modern bilimin temellerine dair eleştiriler söz konusu. burckhardt, modern bilimin yalnızca niceliksel (ölçülebilir) olanı incelediğini, niteliksel (renk, koku, anlam) olanı göz ardı ettiğini söyler. oysa gelenekli kozmolojilerde (mevlâna, ibn arabi, pisagorcular, ortaçağ hristiyan düşünürleri gibi) evren, birbirine geçmiş anlam katmanlarından oluşur. örneğin, modern fizik, güneşin tutulmasını hesaplar ama bu olayın sembolik anlamını (bir kralın ölümü, kıyamet metaforu, kozmik düzenin bozulmasını) dışarıda bırakır. oysa geleneksel bilimde bu iki yön birbirini tamamlar. ✓sembolizm ve kutsal sanat: burda da sanatın işlevi ele alınıyor. burckhardt’a göre gerçek sanat, islam hat sanatı, gotik katedraller ve ikonalardır. sanatta güzellik yapmaktan öte, varlığın metafizik yapısını somut bir biçimde gösteren bir dil varsa onlar da bu sanatlardan olabilir ancak. hatta islam sanatlarında simetri ve geometri ile ilgili bir camiideki çini desenleri ya da bir gotik gül pencere, rastgele süslemeler değildir bilakis kozmik düzenin, ilahi
Alıntı
Aklın AynasıTitus Burckhardt · İnsan Yayınları · 199418 okunma
Simyacı – Benim Gözümden
Puan vermedi·192 syf.··
2026 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2026 00:00
Simyacı Paulo Coelho The Alchemist – Benim Gözümden Bu kitabı okurken aslında bir hikâye okumadım, kendimi okudum gibi hissettim. Paulo Coelho çok sade bir dille yazmış ama verdiği mesajlar gerçekten çok derin. Kitap bana şunu çok net hissettirdi: İnsan kendi yolunu kendi seçmeli ve gerçekten istiyorsa korkmadan o yola çıkmalı. En çok etkilendiğim şeylerden biri, korkunun aslında bizi ne kadar durdurduğu oldu. Çoğu zaman başımıza gelecek şeylerden değil, ihtimallerden korkuyoruz. Ve bu da bizi olduğumuz yerde tutuyor. Bu kitap bana, korkuya rağmen ilerlemek gerektiğini hatırlattı. Bir de şu düşünce beni çok etkiledi: Bir şeyi gerçekten istersen, evren bir şekilde sana yardımcı oluyor. Ama bunun için önce senin adım atman gerekiyor. Yani bekleyerek hiçbir şey olmuyor. Kitapta geçen dönüşüm fikri de çok güçlüydü benim için. Bazen hayatın en kötü anları, aslında kendimizi yeniden kurduğumuz anlar olabiliyor. Yıkıldığını sandığın yerde aslında değişiyorsun. Genel olarak bu kitap bana şunu hissettirdi: Hayallerini ertelememelisin. Çünkü en büyük kayıp, başarısız olmak değil, hiç denememek. Benim için Simyacı, sadece okunup biten bir kitap değil; ara ara dönüp tekrar okunacak, her seferinde başka bir şey fark ettiren bir kitap oldu.
1000Kitap
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024247bin okunma
8/10
Yaşınızın kaç olduğunun hiçbir önemi yok bazı hikayeler, sizi gerçek hayatın kaosundan resmen kolunuzdan tutup sürükleyerek uzaklaştırır.Bir dilek oyunu beklentimin üzerinde sıcacık bir hikayeydi. Onu okuyarak ben kazandım diyebilirim;) Kitabın iç kapağında da bahsedildiği üzere eğer siz de Charlie’nin Çikolata Fabrikasını izlemekten çok hoşlanıyorsanız bu kitabın dinamiğinden etkileneceğinize garanti verebilirim. Bazı anlarda o kadar çok heyecanlandım ki bağırmak istedim bazen de ağlamak istedim. Sonuçta bazen çığlık atman gerektiğinde kesinlikle çığlık atman gerekirdi!
1000Kitap
Bir Dilek OyunuMeg Shaffer · Artemis Yayınları · 2023381 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
"Bütün hayatımız aslında çocukluğumuzda kilitliydi. Onu sevgi kurtarıyorken kötülük daha da gömüyordu siyah duvarlara. Ben, o siyah duvarlara gömüle gömüle siyahın kendisi olmuştum." Herkese Merhaba Okurken çok etkileyen bir kitapla sizlerleyim. Yazar, karakterlerin psikolojisini öyle dozunda anlatmış ki kendimi empati yaparken buldum. Fiziksel ve maddi gücüne güvenen erkeklerin kadınlara uyguladığı fiziksel ve psikolojik şiddetin sonuçlarını acı bir örnekle anlatmış. Ana karakter Berfu'nun yaşadıkları okumak zorlarken gerçekte yaşayanlar nasıl dayanabildi dedim. Berfu Atman, kendini bildi bileli babasından korkan, annesinin uğradığı şiddeti gören bir çocuktu. Hayattaki tek sevdiği annesi 6 yaşındayken babası tarafından gözleri önünde öldürüldü. Yıllarca bu travmayı atlatmaya çalıştı ama hangi doktora giderse gitsin istediği sonucu alamadı. Travma sonrası stres bozukluğu artınca Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne yatmaya karar verir. Tek amacı iyileşmek ve babasından intikam almaktır . Buğra Köksoy... Annesinin terk ettiği , kardeşinin ölümünü görmek zorunda kalmıştır. Hayata dair inancını yitirmiş birisidir. Hastanede kalan Buğra , Berfu'nun karşısına çıkar ve intikamı için ona yardım edeceğini söyler. Bunun için ekibi Koray,Afra ve Ekin ile tanıştırır. Berfu ise kimseye anlatmadığı intikamı ve geçmişi hakkında nasıl bilgi sahibi olduğunu merak eder. Geçen zamanda Buğra'nın sakladığı sırlar , Berfu'nun güvenini zedelemeye başlar ama kalbinde de ona karşı hisler oluşur. Oysa Buğra'nın sakladığı sırlar Berfu'nun tüm doğrularını sarsacak şeylerdir. Buğra , Berfu'dan neler saklıyor ? Buğra'nın amacı neydi? Berfu intikamını alabilecek mi? Soruların cevabı ve daha fazlası için kitabı okumalısınız.
Bir İki ve Üç Buldum SeniEcem Nur Demir · Hasrem Yayınları · 202511 okunma