Baş ucu kitabı olarak yanımda tuttuğum aslında başarının biyolojisini anlatan kesinlikle okunması gereken bir kitap hedeflerin ve çalışmalarının sonuçlarının nasıl karşınıza çıkabileceğini ve gerçekleşebileceğini öğretiyor
Oldukça ilham verici ve tekrar tekrar dönüp bakabileceğim bir kişisel gelişim kaynağı. Okurken hem motive olacaksınız hem de hayatınızda uygulayabileceğiniz pratik yöntemler bulacaksınız. Perfect.
Hikaye, ünlü ve huysuz bir bilim insanı olan Sir Claud Amory’nin malikanesinde başlıyor. Sir Claud, savunma sanayisi için çığır açacak gizli bir atomik formül geliştirmiştir. Ancak evdeki yakın akrabalarından ve misafirlerinden birinin bu formülü çaldığını fark eder.Durumu çözmesi için dahi dedektifimiz Hercule Poirot'yu acilen malikaneye çağırır. Poirot yola çıkar ancak o eve varmadan hemen önce Sir Claud, salondaki herkesi bir araya toplayıp ışıkları kapattırır. Amacı, hırsıza formülü çaktırmadan masaya bırakması için bir şans vermektir. Işıklar tekrar açıldığında formül kutusu masadadır ama boştur. Daha da kötüsü, Sir Claud önündeki acı kahveyi içerek herkesin gözü önünde zehirlenmiş ve hayatını kaybetmiştir. Poirot eve ayak bastığında bir hırsızlık vakası beklerken, dumanı tüten bir cinayet davasının tam ortasına düşer.
Kitabı okurken kendinizi bir romanın içinde değil, adeta bir tiyatro salonunda sahneyi izliyor gibi hissediyorsunuz. Mekan neredeyse hiç değişmiyor; olay tamamen kütüphane odasında ve salonda geçiyor. Karakterlerin giriş çıkışları, hizmetçinin kahve getiriş anı bile sahne sahne gözünüzün önüne geliyor.
Tıpkı kahvenin dibine çöken telveler gibi, evdeki herkesin sakladığı ve yüzeye çıkmasından korktuğu karanlık bir sırrı var. "Kimin eli daha çok titredi, kim kahveyi neden geç içti?" diye düşünmekten kendinizi alamıyorsunuz. Christie, insan ilişkilerindeki hırsı ve kıskançlığı harika işlemiş.
Sayfa sayısı oldukça az ve temposu hiç düşmüyor. Eğer ağır kitaplardan yorulduysanız ve hafta sonu kahvenizi yudumlarken bir çırpıda bitireceğiniz bir gizem arıyorsanız, biçilmiş kaftan.
Dikkatli bir polisiye okuruysanız, ipuçlarını takip ederek katili tahmin etmeniz çok da zor olmuyor.
Acı KahveAgatha Christie · Altın Kitaplar · 202511,5bin okunma
Kişisel gelişim grubumuzla okuduğumuz bir kitaptı. Bu zamana kadar okuduğum en faydalı kitaptı muhtemelen. Okumaya başladıktan sonra ilk sayfalarından itibaren hayatımda bazı alışkanlıkları başlatmaya gayret gösterdim. İyi alışkanlık kazanmanın uzun vadede getirisi, önemi, iyi alışkanlık nasıl kazanılır, kötü alışkanlıktan nasıl uzaklaşılır, alışkanlık nasıl çekici veya caydırıcı kılınır , daha çok pek çok açıdan alışkanlık konusunu inceleyen ve hayatına güzel şeyler güzel alışkanlıklar katmak isteyen herkesin hatta herhangi bir amaç dahi olmadan herkesin okuması gereken bir kitap diye düşünüyorum. Kitaptan öğrendiklerimi hayatıma entegre ederek, bazı değişiklikler yaptım. Güzel bazı alışkanlıkları kazanma yolundayım , çok çok tekrarlamam lazım ki alışkanlık olsun. :)
Kitabı okuduktan sonra hayatıma geçirdiğim çok şey oldu 1 sene sonra yeniden açıp bilgileri tazelemek gerekiyor diye düşünüyorum çok beğenerek okumuştum klasik kişisel gelişim kitapları gibi değil
Özet olarak kısaca, ilk kitabın bitişinden 12 yıl sonrasındayız. Paul Muad'Dib, evrenin imparatoru olmuş ve onun adına galaksiye yayılan Fremen cihatçıları yani Fedaykinler, Paul’ün dinini yaymak adına milyarlarca insanı öldürmüştür. Paul, istemeden de olsa serbest bıraktığı bu dini fanatizmin ve kanlı cihadın dehşetiyle ezilmektedir.
Paul, geleceği görme yeteneği yüzünden adeta bir hapishanede yaşamaktadır. Karşısına çıkan tüm yollar korkunç felaketlere çıkmaktadır. Bu sırada canından çok sevdiği eşi Chani hamile kalır. Ancak Paul, öngörüleri sayesinde Chani’nin doğum yaparken öleceğini bilmektedir. İmparatorluk evliliği yaptığı Prenses Irulan ise tahtın varisi olmasın diye Chani’ye gizlice doğum kontrol ilaçları vermektedir. Chani, Fremen diyetine geçerek ilacın etkisini kırar ama bu hamilelik onun ölümünü hızlandırır. Tleilax suikastçısı Scytale, Paul’ü kör eden bir atomik silah saldırısı organize eder. Paul fiziksel olarak kör olur ancak öngörü yeteneği sayesinde çevresini bir bilgisayar gibi görmeye devam eder, bu durum Fremenler arasında onun tanrısallığını pekiştirir.
Chani doğum yapar ve ikiz bebekler dünyaya getirir (Leto II ve Ganimet). Chani, Paul’ün öngördüğü gibi doğumda ölür. Kör olan ve kehanet zincirlerinden kurtulmak isteyen Paul, Fremen geleneklerine uyar: Kör olan bir Fremen gibi, çocuklarını kız kardeşi Alia’ya emanet ederek çöle doğru yürür ve gözden kaybolur.
İlk kitabı okuyup benim gibi yaşasın, Paul intikamını aldı ve galaksinin kralı oldu diyenler için Dune Mesihi tam bir soğuk duş etkisi yaratıyor. Frank Herbert bu kitabı, ilk kitaptaki kahraman mitini yıkmak için bilerek bu kadar karanlık yazdığını söylüyor bazı eleştirmenler. Birçok kişi ilk kitabı sever ama bence herkes devamlarını okumaz. Oysa serinin asıl büyük fikri burada başlıyor.