7/10
Kitap Kulübümüzün bu ay seçtiği ‘John Fowles - Koleksiyoncu’ kitabının Shakespeare’in ‘Fırtına’ oyununa göndermelerle dolu olduğu için, öncelikle okumaya karar verdik. Fırtına, 1609-10 yılları arasında bir gemi kazasını (Bermuda Olayı) ve sonrasını konu ediniyor. Jaguar Yayınları’nın Prosperos Kitaplığı serisi, ismini buradaki büyük bilye ve kitaplığa sahip büyücü Prosperos karakterin ismini almış. Hatta başka Jaguar kitabı olan “Bayan Caliban” eseri de Fırtına’dan yararlanmış, tıpkı Koleksiyoncu gibi... Kitap hakkında çok şey açıklamak istemiyorum, ama Shakespeare’in en karanlık eserlerinden olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Mitolojiden çokça yararlanmış, en azından Venedik Taciri’ne oranla çokça yer vermiş diyebilirim. Efendi-köle ahlakının işlenişi de ayrı bir ironiye sahip burada. Zamanında kendi uğradığı haksızlığa başka birilerini kendi boyunduruğunda tutmak, sana yapılanı başkasına yapma yanlışı sadece ve yeterli bir açıklaması sunulduğundan şüpheliyim. Kim bilir, Hegel bile ‘efendi-köle’ ahlakını meşrulaştırırken buradan yararlanmış olamaz mı? Düşünürlerin ‘beyin-hijyeni’ uyguladığını çok as duydum; pek çok kaynaktan yararlanmaktaydılar. Herbert Spencer ve Auguste Comte dışında duymuşluğum yok... Konuyu uzatmadan, severek okudum bu beş perdeli oyunu. Eminim siz de beğeneceksiniz. Sonuçta Shakespeare iyi bir şeyler okumak için elimizin altında bulunan garanti isimlerden.
FırtınaWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20198bin okunma
9/10
·111 syf.··
2024 41. kitabı
·
203 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2024 00:00
Jön Türk hareketinin öncülerinden, İttihat ve Terakki'nin ilk ideologlarından biri olan Ahmet Rıza'nın sürgün yıllarını, Abdülhamit istibdadına karşı mücadelesini ve Auguste Comte'un pozitivizminden nasıl etkilendiğini anlatan tarihi bir hatırattır. Osmanlı aydınının "düzeni ve ilerlemeyi" merkeze alan, halktan kopuk, tepeden inmeci burjuva devrimciliğinin (Jön Türklüğün) ideolojik anatomisini birinci ağızdan gözler önüne serer. Fransız burjuva devriminden etkilenen ama Osmanlı'nın yarı-sömürge koşullarında çaresiz kalan aydının dramını ve İttihatçı geleneğin teorik sınırlarını görmek için temel bir belgedir.
1000Kitap
AnılarAhmet Rıza Bey · Arba · 195030 okunma
Reklam
Batıyı anlamak
8/10
·447 syf.··
Beğendi
·
2025 373. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2025 16:09
John Stuart Mill, Adam Smith, Marx, Engels, Darwin, Planck, Thomas Huxley, Auguste Comte, Hegel, Geothe ve daha birçok Batılı düşünür, bilim adamı, din adamı eliyle giderek felsefenin, bilimin kurumsal din anlayışını reddedip giderek aydın sınıfta egemen olduğunu, evrim teorisinin sadece biyolojik olarak değil toplumsal meselelerde de kullanıldığını görüyoruz dini, felsefi altyapısı olan Batı'nın bugünkü gelişmişliğine giden yolun hangi düşüncelerin, tezlerin üzerinde yükseldiğini merak edenlere öneririm..
1000Kitap
Batı'ya Yön Veren Metinler 3Alev Alatlı · İlke Eğitim Ve Sağlık Vakfı · 201055 okunma
Auguste Comte ve Pozitivizm
8/10
·160 syf.··
2025 11. kitabı
Mill, Comte’u modern düşüncenin öncülerinden biri olarak görür. Ona göre Comte’un en büyük başarısı, insan bilgisini metafizik ve teolojik açıklamalardan kurtararak gözleme ve deneyime dayalı bir zemine oturtmasıdır. Pozitivizm, bu anlamda insan aklının olgunlaşma sürecinin bir sonucu gibidir. Mill, Comte’un “üç hal yasası” teolojik, metafizik ve pozitif dönemler fikrini son derece zekice bulur; çünkü bu yaklaşım, insanlığın düşünsel evrimini açıklayan güçlü bir çerçeve sunar. Ancak Mill, Comte’un düşüncelerini yalnızca bilimsel ilerleme açısından değil, toplumsal ve ahlaki etkileri bakımından da değerlendirir. Kitabın en çarpıcı bölümlerinden biri, Comte’un pozitivizmi neredeyse bir “dünya dini” haline getirme çabalarına yönelik eleştirisidir. Mill’e göre bu, bilimin özüne aykırıdır; çünkü bilim, dogmalardan kurtuluşun aracıdır, yeni bir dogmanın temeli olamaz. Comte’un “insanlık dini” fikri, Mill’in gözünde tehlikeli bir otoriterliğe kapı aralamaktadır. Mill’in kitabı, aslında iki düşünce geleneğini liberal bireycilik ve toplumsal bilimcilik bir araya getiren bir köprü gibidir. Comte’un toplumun genel yasalarını keşfetme arzusuna saygı duyar, ama bireyin özgür düşünce hakkını her şeyin üstünde tutar. Ona göre toplum, bireyin üzerinde şekillenen değil; bireylerin özgür etkileşiminden doğan bir organizmadır. Bu yönüyle Mill, Comte’un toplumsal mühendislik anlayışına mesafeli durur ve bilimi insan özgürlüğünün hizmetine sokmak ister. Kitabın üslubu, Mill’in felsefi olgunluğunu yansıtır. Sakin, ölçülü ve son derece rasyonel bir anlatımı vardır. Ne polemik yapar ne de duygusal çıkarımlar kullanır; düşüncelerini sistematik biçimde inşa eder. Bu da eseri sadece Comte’un felsefesine dair bir inceleme olmaktan çıkarıp, genel olarak bilimsel düşüncenin sınırlarını
1000Kitap
Auguste Comte ve PozitivizmJohn Stuart Mill · FOL · 202117 okunma
Risaleler - Blaise Pascal
8/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2025 173. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2025 22:52
Fransız bilim insanı, mucit, düşünür ve teolog Blaise Pascal’ın bu kitabı, inanç ve akıl üzerine kısa ama derin düşüncelerinden oluşuyor. Dindar bir insan olmasına rağmen Pascal’ın kılı kırk yararcasına sorgulamaları ve düşünsel derinliği oldukça etkileyici. Dehalara özgü bir şekilde olaylara farklı bir perspektiften baktığı hemen anlaşılıyor. Ayrıca olayları kavrayışı ve onları sade bir biçimde ifade edişi, dehaları deha yapan en önemli niteliklerden biri. Kitaptaki fikirler etkileyici, insanı düşünmeye ve sorgulamaya teşvik ediyor. Site kullanıcıları bana göre esere düşük puan vermiş, ben biraz daha yüksek bir puan vereceğim. Bilim, felsefe ve dine ilgi duyan okurlara tavsiye ederim Kitaba 8.1/10 puan veriyorum.
RisalelerBlaise Pascal · Pinhan Yayıncılık · 201757 okunma
Ev Sahibesi - F.M.Dostoyevski
Puan vermedi·159 syf.··
2025 5. kitabı
Ev sahibiyle kiracı arasındaki gerilim, belki de insanın mülkiyet duygusuyla konuk olmanın naif çelişkisi arasında sıkışıp kalmasından doğar. Kim bir şeyin gerçek sahibi olabilir ki bu dünyada? Ve kim gönül rahatlığıyla, hiçbir şeye sahip olma kaygısı taşımadan, bir şeyin misafiri olmayı başarabilir? İşte bu çatışma, evin giriş kapısında başlar; merdiven boşluklarına düşer; oradan komşuların kulaklarına sızan binlerce hikâyenin gizli başlığı olur. Bazen bu hikâyeler birer fıkra olur bazen tragedya. Bazen sadece paslı bir musluğun gece damlayan sesiyle yankılanır bazen de havaya uçmuş bir apartmanın enkazında… Meşhur bir fıkradır anlatılır durur: Kiracı şikâyetçidir: “Evde sıçanlar cirit atıyor,” der ev sahibine. Ancak ev sahibi gülüp geçer: “Sıçan falan yoktur o evde,” diye de kestirip atar. Ama kiracı ısrarcıdır, “Gel, kendi gözlerinle gör.” der. Ve nihayet ev sahibi bu ısrara daha fazla direnemez, kiracının evine gelir. Kiracı peynir koyar ortaya; bir fare belirir, “Canım,” der ev sahibi, “Bir fareden ne çıkar?” Kiracı ikinci peyniri koyar, bu kez iki fare daha gelir. O sırada bir balık süzülür duvardaki rutubetli çatlağın içinden… Gözleri fal taşı gibi açılan ev sahibi,“Bu da ne şimdi!” diye haykırır. Kiracı tebessüm eder: “Hele şu sıçan sorununu çözelim, sonra rutubeti konuşuruz.” Bu fıkra, apartman hayatının küçük bir evrenden farksız olduğunu fısıldar bize. Sadece mimari bir birliktelik değil, psikolojik, kültürel ve varoluşsal bir gerilimin de sahnesidir. Sıçanlar yalnızca hayvan değil; bastırılmış şikâyetler, görmezden gelinen gerçekler, halının altına süpürülmüş çatışmalardır. Duvardan çıkan balık, gerçeklikle olan bağın absürt kopuşudur. Rutubet ise birlikte yaşamanın öğrenilememişliğidir: bir vicdan lekesi, sessizce yayılan bir küf
1000Kitap
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202413,7bin okunma
Reklam
Reklam