"Islak betonun üzerinde yalınayak veya takunyalarla çalışan kız, oğlan, genç, ihtiyar, kadın, erkek işçiler... Bilhassa çocuklar... Dokuz on yaşlarında, gözleri uyku dolu, renksiz şeylerdir ki İş Kanunu'na uysun diye annelerinden, teyze, hala, dayı yahut da tamamıyla yabancı bir büyük insandan parayla satın alınmış nüfus kâğıtlarıyla işe girmişlerdir."
"Her oturan adam tembel, her koşan adam çalışkan mıdır? ... Kimi adam vardır ki sabahtan akşama kadar oturur ve düşünür. Onun bir hazine-i efkârı vardır yani fikir cihetinden zengindir. Kimi adam da vardır ki sabahtan akşama kadar ayaküstü çalışır, mesela bir rençber fakat yaptığı iş, dört tuğlayı üst üste koymaktan ibarettir. Evvelki insan tembel görünür velakin çalışkandır, diğer insan çalışkan görünür velakin yaptığı iş, sudandır. Zira birisi maneviyyat ile, zihin gayretiyle yapılan iştir; öbürü vücut ile, bedenle yapılan iştir. Maneviyyat daima daha âlidir, vücut sefildir. Yapılan işlerin farkı da bundandır."
Sayfa 49 - Faiz Bey'in Neriman'a cevabı·Kitabı okudu