Kendimizle olan ilişkimiz derin yaralar içindeyken başkalarıyla iyi ilişkiler kuramayız.
Kendimiz hakkında pek bir şey bilmiyorsak, tıpkı bir zamanlar ebeveynlerimizin gözlerinde aradığımız gibi kendi kimliğimizi başkalarının aynasında ararız.
Bir süre sonra,
bir eli tutmakla, bir ruhu zincirlemek arasındaki
ince farkı öğrenirsin,
Ve aşkın yaşlanmak,
birlikte olmanın da güvende olmak
anlamına gelmediğini öğrenirsin.
Ve öpücüklerin sözleşme
ve hediyelerin de vaat olmadığını
öğrenmeye başlarsın.
Ve yenilgileri
başın dik ve gözlerin açık karşılamaya başlarsın,
bir çocuğun üzüntüsü ile değil,
bir yetişkinin zarafeti ile…
Ve her şeyi,
bugünü düşünerek yapmayı da öğrenirsin,
çünkü yarın ile ilgili her şey belirsizdir.
Bir süre sonra güneş ışığının
yakıcı olduğunu öğrenirsin,
eğer fazla maruz kalırsan.
Bu yüzden
başka birisinin sana çiçek getirmesini beklemeden
kendi bahçeni yarat
ve kendi ruhunu kendin süsle.
Birçok çocuk zaten toplumsal değerlerin verdiği yüklerin altındadır. Toplum değerleri test sonuçlarına, İyi para kazanmaya veya statü üstünlüğüne tek başına bir iyi oluşu halinden daha fazla önem vermektedir. Bunlara bağlı olarak bilimsel araştırmaların da belirttiği gibi birçok çocuğun ve gencin yaşama aslında stres içindedir. Bazılarına göre stresinin nedeni modern dünyanın getirmiş olduğu hızlı ve sosyal medya odaklı yaşamdır; bazılarına göre ise bu stresin nedeni daha iyi bir üniversiteye kazanabilmeleri için toplumun onlara"başarılı" olmaya zorlamasından kaynaklanır.