"Beni bulamazsan üzülme, eşyalarımı bulacaksın.
Kestiğim taşları, açtığım yolları, işlediğim heykelleri bulacaksın.
Ve göreceksin ki binlerce yıl öteden,
parmak izlerimiz değecek birbirine"
|| 3000 yıl önce yazılmış bir Likya Şiiri
Ne gelir ertelenen bir hayalin başına?
Kurur mu güneşin önünde kuru üzüm gibi?
Yoksa bir yara gibi iltihaplanıp,
sonra da geçer mi?
Kokar mı çürümüş et gibi?
Ya da tortulanıp, şekerlenir mi,
tatlı bir şurup gibi?
Belki de sadece çöker ağır bir yük gibi.
Ya da patlar mı?
Yazan: Langston Hughes