Bak şu Ademoğluna Huveylid! Erkek çocuk ister, yüce Rab ona Firavun ruhlu bir baş belası verir. Erkek evlat ister, Mevla ona Meryem gibi bir peygamber anası verir. Kul ikramı göremez. O sığ ve dar vadilerde dolaşmakta inat eder. Ne gariptir şu insanoğlu.
Bir devletin tarihini yazarken onu devlet yapan unsurları, değerleri de yazmak gerekir. Bir padişahı, devlet adamını anlatırken onun düşünce yapısını, maksadını, ideallerini, sevdalarını belirtmek
lazımdır. Yoksa tahta çıkış ve iniş tarihi, fethettiği yerler, kaybettiği bölgeler gibi kuru ifadeler okuyucuya tarih zevki, tadı, şuuru ve sevgisi vermekten uzak kalacaktır.
Tecrübe bana gösterdi ki, din ve kanunlar üzerine istinat etmeyen bir hükümet uzun müddet pâyidâr olamaz. Böyle hükümet çıplak olup kendini gören herkese karşı gözlerini yere diken ve herkes yanında hiç hürmet ve itibarı olmayan adama benzer. Kezâlik öyle hükümet tavanı, kapısı, avlu duvarları olmayan ve her önüne gelenin içeriye dalabildiği eve de benzetilebilir.