Öncelikle bu hikaye söylendiği kadar odaklanma istedi benden de. Pür dikkat okudum. Ona rağmen konuşan, anlatan kim? arada ipin ucunu kaçırdığım oldu.
Bu tarz iç hesaplaşmaları seven biri olarak beğenmemek haddim değil tabiki:) benim ruhsal durumumla mı yoksa yazarın ustalığımı bilemiyorum (ne ukalaca bir söylem). Özellikle Selim'in günlüğünü okurken onun gibi sona yaklaştığımı hissettim. O acıyı sonlandırmak bana da ilk çözüm olarak göründü.
Sık sık rastlanan uzun ve bağlantılı cümleler yorucu olsa da beni en çok zorlayan her karakterin Selim'le ilişkisini ve hisslerini aşırı ayrıntılı anlatması oldu. Ayrıntılarda ve duygularda boğuluyor insan bir sure sonra.
Gelelim Olric'e, benimle yaşayan sayısız Olric var bu yüzden Olric i tanıyorum. Aslında çoğumuz tanıyor ve biliyor. Bazen çoğu insanı kurtaran da bu Olricler oluyor sanki.
Ee o zaman sizlere iyi okumalar benim ölümüm gerçekleşti!!!